İçeriğe geç

Kanlı ısırık

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Kanlı ısırık

Bölüm 4

"S-sen nasıl"kulağıma doğru eğildi "Konuşabilirmiyiz"başımı onaylar şekilde salladım."Brandon özel bir şey konuşacağız acaba uzaklaşabilirmisin" dedi Emrick.İksininde birbirine bakışı çok iyi değildi muhtemelen birbirlerinden pek fazla haz etmiyorlardı.Brand arkasını dönüp uzaklaşmak için yeltendi ama elinden tutup gitmesini engelledim."Hayır hiç bir yere gitmiyor o benim sevgilim sonuçta bana ne yapıcağın belli değil güvende olmalıyım"bana küçümser bir tavırda baktı."O zaman bende yoldan birini çeviriyimde sonuçta seninde ne yapıcağın belli olmaz değil mi güzelim"

"Sen benim kız arkadaşımla böyle konuşamazsın anladın mı"dedi ve Emrick'i tüm gücüyle ittirdi ama Emrick mistik guçlerinden dolayı sadece sarsldı.Brand gerçekten çok uzundu ama Emrick'in kulak hizasına anca geliyordu.Yani beni hiç düşünmeyin.Emrick ona karşı hič birşey yapmadı sadece kendini korudu ama Brandın yumrukları nerdeyse onun gözünü morartmıştı.Herkes bizim başımıza toplanmıştı çünkü kimse öğretmen ile öğretmen kavgasını kaçırmak istemezdi.Ben dışında çünkü Brand tehlikeyi bilmiyordu ve benim dışımda kimse bilmemeliydi yani şimdilik.İkisinin arasına girmeyi denemiştim ama Emrick beni hep uzaklaştırıyordu.Ama bu kavga sadece benim için değildi burada farklı şeyler dönüyordu.Hiçbirşey yapamadığım için güçlü bir çığlık attım ve bana ilk dönene Emrick oldu.Gerçekten başıma birşeyin gelmesinden korkuyordu.Brand ona bir yumruk atıcakken aradan sıyrılıp benim yanıma geldi.İki omzundan tutup hızlıca beni süzdü çünkü yaralanmadığımdan emin olmak istiyordu garip bir şekilde."İyimisin güzelim"dedi huzur verici bir ses tonuyla.Onun kulağına eğildimde birşeyler fısıldadım tam bu sırada Brand yanımıza geldi.İkisindede garip birşeyler vardı.Bu sırada okulun müdür yanımıza geldi çatık kaşlarıyla.Çok bir özelliği yoktu tüm müdürler gibi yaşlı,göbekli ve keldi."Siz burada ne yapıyorsunuz.Brand senden beklemizdim sen okul 1.mizdin"Brand duruşunu düzeltti ve okuldan atılmamak için 2 saat yalvardı."Bay Fisher bu benim suçumdu ikisininde bir suçu yoktu"Bay Fisher bana tiksinirmiş gibi bakıyordu ardından Emrick e döndüğümde Emrick bana bakışından dolayı ona sert bir şekilde bakıyordu."Bayan Cameron sorun değil fakat bir daha olmasın"Bay Fisher konuşurken Emrick'te onu dinliyordu.Emrick buranın kralıymış gibi davranıyorlardı.Emrick beni nazikçe kolumdan tutu ve beni içeri götürdü.Biz içeri girerken Mudürde Branda birşeyler söylüyordu ama ne konuştuklarını anlamka zordu."Nereye gidiyoruz"cevap vermedi."Emrick nereye gidiyoruz"koridorlarda hızlıca yürüyor ve benide peşinden götürüyordu."Son kes soruyorum nerey gidiyoruz"yine cevap vermeyince kolundan sıyrıldım ve durdum.Emrick arkasını döndü"İstediğin cevapları vermeye gidiyoruz"dedi sesi biraz kalınlaştırarak."Ben cevap falan istemiyorum hatta seninle konuşmak bile benim midemi bulandırıyor"duraksadım ve "...sen ölüsün"diye fısıldadım.Beni tekrardan kolumdan tuttu ve koridorun en sonnndaki odaya götürdü.Odanın kapısını açtı ve beni ıçeri fırlattı.Ardından içeri girdi ve kapıyı kapattı fakat kapı aralık kalmıştı.Birşeyler söylemeye yeltendi ama ilk ben davrandım"Kapı açık kaldı."Arkasını bile dönmedi ve kapıyı kapattı."Şimdi ver bana gereken cevapları"yüzündeki gergin ifade silindi."O adamdan ayrılıcaksın"ne saçmalıyordu bu ondan neydi?Ona ters bir cevap verebilirim ama çok yorgundum ve sadece sınıfa gitmek istiyordum."Neden ayrılmalıyım"ellerimi göğsümün altında birleştirdim ve konuşmasını bekledim."Bunu sana söyliyemem ama acı çekmeni istemiyorum"daha fazla dayanamazdım.Şuanda eve gidip uyumak istiyordum,babamın evine değil annemle yaşadığımız eve ama çoktan yeni sahipleri yerleşmişlerdir.Kapıya doğru yöneldiğimde beni aynı yerime yerleştirdi."Beni bırak hem sen neden ölmedin"yüzüne beş numaralı vampir gülüşünü takındı ve "Bıçak heryerimi kesti ama kalbime en yakın olan darbe 3 santimetre öteydeydi"dedi ve çapkın bir gülüş takındı.Elimi masaya attığında elime mürekkepli bir kalem geldi ucunun sivri olup olmadığını baş parmağımla emin oldum."Peki,sana bir soru soracağım nasıl iyileştin bir gecede"bir şeyler diyordu ama onu dinlemiyorum sadece vakit kazanmaya çalışıyordum.Etrafımda kamera olduğundan emin olmak için etrafına bakındım zaten karemarada gözüküyormuydu ki."Hey!sen kamerada gözüküyormuydu"bana cevap vericekti ama tereddüt etti ama cevap verdi."Ben gözükmüyorum ama kıyafetlerim beni ele veriyo istersen kamerada gözükmeye bilirim"o gerçekten salak ayağına yatmaya çalışıyordu ama çok zeki birisiydi.Güldüm,belli etmemek için.Eliyle kolumu kavradı ve "Sen iyimisin biraz fazla soru soruyorsun"dedi.Başımı onaylar şekilde salladım."Bir şansım daha vardır belki"ne dediğimi anlamadı.O sorumun cevabını araken kalemi çıkarttım dikatı dağıldığı da ona saplamaya çalıştım ama zihin gücüyle beni engelledi.Beni ellerinde tutup ters çevirdi ve kalemin elimde düşmesini sağladı."Hala laftan anlamıyorsun beni öldüremezsin"diye kulağıma fısıldadı."Bırak beni"

"Neden?seni bırakırsam beni yine öldürmeyeceğini bilemem"

"Hayır bilebilirsin son nefesime kadar amacım bu olucak annemin intikamını alıcam"

"Ben zaten ölüyüm bebeğim"

"Ne?"

"135 yıldır 27 yaşında gözüküyorum ve 135 yıldır tüm kadınlar bana dayanamıyo sen dışında"

"Ölene kadar sana direnicegim ve aşık olucağim son kişi sen olabilirsin"

"İlk kişide Brandon'mıydı peki"

"Brand farklı o senin gibi annemi öldürüp kendini bana "duraksadim çünkü devamında ne diyeceğimi bilmiyordum.

"Evet,ben kendimi sana ne yaptırmıştım Nova söylesene"başımı eğdigimde elleri ona dönmem için gevşedi.Onun istediği gibi ona döndüğümde çok yakındırk nefesi nefesimle birleşip, tek bir kalp gibi atıyordu kalbimiz."Bunun cevabını bilmiyorum"

"Biliyorsun"ne demeliyim bilmiyordum kalbimi mi yoksa beynimimi."Kalbimi acıtıyorsun"dudaklarını ıslattı."O zaman bu acıyı dindirmek için"başını biraz daha eğdiginde dudaklarınızın arasında hiç mesafe yoktu.Gözlerimi kapattım ve onu bekledim.Dudaklarıma dudaklarını yavaşça bastırdı ve beni öpmeye başladı.O kadar yumuşak öpüyorduki ayaklarım yerden kesilmişti.Öpüşmemizi bölmeden gözlerimi açıp Emrick'in arkasındaki duvara baktığımda duvarın alçaldığını gördüm uçuyorduk yine.Evet son zamanlarda kurduğum cümleler hiç ama hiç mantıklı gelmiyordu ama basbaya uçuyorduk.Kendimi geriye attım ama yakasındaki elimi çekmedim çünkü düşmek acı verici olurdu."Bunu neden yapıyorsun"dedim benim kontrol edemediğim ince sesimle.Muhtamelen bana acı verdiğini düşünyorum sandı ama uçmamızı kastetmiştim.Sesimi düzeltim cümlemi yeniledim"Biz niye uçuyoruz iki dakika öpüscektik onunda içine ettin" gülmeye başladı benim yüzümde ise tamtersi bir ifade vardı öfke ve kızgınlık.Ellerimi yavaşca yakasında çekmeye çalıştı ama düşmemek için çok sıkı sıkmıştım o yüzden ellerimi çekemedi."Sen benim düşmemi falan mı istiyorsun"hala gülüyordu.Ellerimi çektiğim gibi düsücektim ama beni havada tuttu."Elinle tutsaydi olmaz mıydı"

"Bu garip olurdu garajın var ama arabayı kapının önüne park etmek gibi olurdu"

"Ya araba oraya sevmiyo ve panik atağı tutuyorsa çünkü arabalar uçmaya alışık değil ya hani"güldü ve benim sınırlı yüzümü izledi uzun süre boyunca.Sonunda dayanamayıp bir eliyle saçımı kulağımın arkasına yetlerştirdi ve beni başdöndürücü bir şekilde öpmeye devam etti.Onun duduakları beni adeta büyülüyordu evet çok klasik bir cumleydi ama iş bu durumu anlatmak olunca kelimeler kifayetsiz kalıyordu.Ona karşı neler hissettiğim konusunda şu an emin değildim ama emin olduğum birşey vardı sonsuza kadar beni öpmesini istiyordum.Dudakları beni deliye çeviriyordu.

Emrick MİLLER

Biz vampirler insanları manüpile edebiliriz ama onda bir terslik vardı onu manüpile etmeyi bırak onun kanı iştahımı açmıyordu bile.Ama onun dudakları beni bulutların üstünde hissettiriyordu ve kontrolü kaybedip havalanıyordum.Ona gerçekleri anlatmayı Holly'i neden öldürdüğümü söylemek istiyordum ama bunu yapamazdım çünkü onun kalbini kırmak istemiyorum.Ama bildiğim tek bir şey var Holly kötü bir kadındı.Ona Brandonla konuşmaması için yalvardım ama beni dinlemiyordu,ona tehlikeyi anlatmalıydım ama beklemeliydim.Dudaklarımı yavaş yavaş boynuna indirdim oda beni engllemeden kendini bana bıraktı.Dudaklarının arasından çıkan küçük hırıltılardan korkup duruyordum ama o beni "devam et" diye uyarıyordu.Ama onun canını tekrardan acıtmak istemiyorum.Farkındayım onun canını çok yaktım ama bunların bir sebebi vardı.Elimle masanın üstündeki herşeyi yere fırlattım üstündeki tişörtü tek hamlemle çıkarttım ve yere fırlattım.Gözüm istemsizce sütyeninden taşan göğüslerine bakarken beni çenemden tutum yine öpmeye devam etti.Kendini geri çekti ve üstümdkei beyaz gömleğin düğmelerini tek tek açtı ve bende üstümden fırlattım gömleği acele bir şekilde.onu masaya yatırdım ve onu öpmeye devam ettim.Öpücüklerim aşağı inerken karnına ulaşmıstım daha aşağı inmek elim pantolonunun kopçasına gitti ama beni durdurdu."Emrick, özür dilerim ama buna kendimi hazır hissetmiyorum"duraksadı"...ama öpüsmeye devam edebiliriz."kendimi geri çektim.Bunu istemiyordu, beni sevmiyordu ama haklı annesinin katilini kim sever ki.

Nova CAMERON

Bunu fazlasıyla istiyordum , onu seviyordum da.Kalbimle hareket ettiğimde hep sonu hüsranla bitiyordu.Ama beynim çok yorulmuştu.Ona karşı koymalıydım ama artık mola vaktiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.