Doğum…
Yaşam…
Ölüm…
Bu üç kelime herkes için çok şey ifade eder. Tabi bu bazıları için geçerlidir
Bana sorsanız bunlar her zaman anlamsız birkaç kelime ve her zaman öyle
kalacaklar. Dirilişi sorarsanız bu konu çok ayrı bir şey.
Peki bir şey sorayım, sizin hiç sevdikleriniz öldü mü? Veya siz yüzlerce insan öldürdünüz mü? Yada sizin öz anneniz sizden hiç nefret etti mi? Veya durun en kötü olasılık başka bir insanın bedeninde uyandınız mı?
Tabiki de bunları öylesine sormuyorum ve evet ben bunları yaşadım, ne kadar acınası değil mi?
Şuan büyük bir ihtimalle kimin bedeninde uyandığımı merak ediyorsunuzdur, zihninizi okudum değil mi? Fakat bu sorunun cevabını bende bilmiyorum.
....................................

Gözlerimi açtığımda gözüme ilk çarpan şeyler beyaz, büyük bir hastane odası ve yattığım yatağın hemen önündeki televizyondu. Burada ne işim vardı
benim? hareket etmeye çalıştım fakat bütün çabalarım boşunaydı. Hareket edemiyordum. Ne yapmışlardı bana? Vücudumda tek hareket edebilen yerim gözlerimdi. Onlarda zar zor açık duruyorlardı. Kapanmadan önce odaya ve bedenime baktım. Neden hareket edemiyordum? Ve en önemliside ben bu kadar uzun muydum? Şuan kendi vücudum bana yabancı geliyordu.
Hastane odasının kapısı çalındı ve içeri orta yaşlarda, beyaz önlüklü ve doktor olduğuna emin olduğum bir adam girdi. ‘‘Narkozdan dolayı hareket edemiyorsun, sakin ol. Narkozun etkisi birkaç dakikaya geçer.’’
Neredeyse ağzımı bile açamıyordum. Odanın beyaz tavanına bakmaktan başka bir şey yapmıyordum. Zar zor da olsa konuştum. ‘‘Neden burada-’’ . Başka bir şey diyemeden ağzımı kapatmak zorunda kaldım. Adam beni anlamış olacak ki, ‘‘Trafik kazası geçirdin. Hatırlamıyorsun galiba.’’ dedi. Cebinden çıkardığı not defterine bir şeyler yazdıktan sonra geri cebine koydu.
‘‘Biraz dinlen diyeceğim fakat ailen dışarda meraktan deliye döndüler. İçeri gelmelerini ister misin?’’
Aile mi? Ve benim için endişelenmek mi?. ‘‘Benim ailem olduklarına emin misiniz? Çünkü onlar benim için endişelenmezler.’’dedim. Fakat doktor beni duymadan odadan çıktı ve odaya 5 kişi girdi. Bunlar kimdi? Bu kişileri tanımıyordum. Aralarından gözleri dolu olan sarışın küçük kız koşarak yanıma geldi ve bana sarılıp başını karnıma koydu. ‘‘Senin için çok korktum abi!’’dedi ağlayarak. Şaşırarak küçük kıza baktım.
‘‘Bizi çok endişelendirdin oğlum’’ dedi orta yaşlardaki kadın. Bu kişiler benim ailemse, ben neden hatırlamıyordum? Yoksa şu filmlerde olan şeylerden birini mi yaşıyordum şuan? Eğer öylese şuan 100 tane şükür namazı kılabilirdim. Yatakta dikleşip gözlerimi ellerimde ve odada gezindirdim. ‘‘Birşey mi oldu abi?’’ dedi 22’li yaşlardaki genç adam. O da kar- deşim olmalıydı. ‘‘Yok yok, iyiyim’’ dedim elimi sallayarak. Narkozun etkisi geçtiği için hareket edebiliyordum.
‘‘Bana biraz izin verebilir misiniz lavaboya gitmem gerek?’’ dedim. Küçük kız başını kaldırdı ve geri çekildi. Bende yataktan kalkıp hastane odasının içindeki tuvalete gidip kapıyı arkamdan kapattım ve önüme döndüğümde ayna ile karşılaşıp duraksadım. Bu… kişi… ben… değildim…
beğendiniz miiiiiiiiiiii yeni bölüm atıyım mıııı????
