Saatlerce araştırmanın ardından artık ellerimi hissetmiyordum. Önce yazdığım inci gibi notları gözden geçirdim. Biraz molaya ihtiyacımız varmış gibi görünüyordu. Sağolsun Kyle bizden önce atıldı.
"Ara vermemiz gerekiyor. "
"Nedenmiş o? " Isabella kafasını kitaptan kaldırmış Kyle'ye bakıyordu.
"Parmaklarım bana ihanet ediyor."
"Evet Kyle haklı , Isabella. Narin ellerim taş gibi sertleşti."
"İyi o zaman. Biraz molanın hiç kimseye zararı olmaz. "
"James hemen yanıma gel." Kyle bilgisayardan James'e bir şeyler gösterecekti.
"Geliyorum kanka. "
Bizler ise meraklı gözler ile onların ne yaptığını ya da daha doğrusu ne hakkında konuştuklarını merak ediyorduk.
Birbirine baktılar ve başlarını sağladılar.
Kyle bize döndü ve genzini temizledi.
"Oyun oynamaya ne dersiniz?"
"Oyun mu?" Isabella şaşırmış halde. O sırada Lena ile ben birbirimizle bakışarak neyden bahsettiklerini anlamaya çalışıyorduk.
Isabella önce kaşlarını çatarak Kyle'ye baktı. Tam bir şey söyleyecektiki geri vazgeçti. Kısa düşünmenin ardından konuşmaya başladı.
"Olabilir. Ama..... "
Isabella'nın ama demesi genellikle şartlı bir şey istiyeceğinin işaretiydi.
"Ama?" James araya girerek.
"Ne oynayacağız? Vaktimizi çok çalmayan bir oyun olsa iyi olur.
" Çok eğlenceli bir oyun." Kyle kıkırdayarak.
"Öyle olsun. "