Elinde bıçak olan bir gelin mi? Kyle`nin dediklerinin gerçek olmamasını diliyordum, esasen işler garipsemişti. Lina James'e sıkıca sarılıp yüzünü göğsüne yumdu. Korkmuşa benziyordu ki haklıydı. Yıllar ilkin esrarengiz bir kadının eşinin terkedilmiş tenha bir evde tek değildik. Kyle'nin suratından ne kadar ciddi bir vaziyet olduğu belli oluyordu.
İsabella'nın anlamadığım bir sıkıntısı vardı. Ama ona kafa yoramazdım. Kyle elini belime koydu ve beni kendisine çekti. Diğer elini yanağına koyarak beni sakinleştirmeye çalıştı. Ama kalbim süratli atıyorken daha da hızlandı. Isebella burdan çıkmanın bir umudunu düşünüyordu. Garip olan herkesin arasında bir tehlike duygusu varken Isebella'da bu kin ve nefretti.James, Kyle`e uzun uzun baktı. Bir izahat bekliyor gibiydi. Kyle'nin yanına gitti.
- Bence kızlar burda kalsınlar. Bizde senin gelinine bakalım.
- Bir şartla.
- Ne şartı?
- Siz kızlar burdan ayrılmıyacaksınız.
"Kesinlikle ayrılmayacaksınız. " dedi James Kyle'e hak vererek.
-Bu mevzuda ben ilgileneceğim.
- Evet, sonuçta iyi bir dövüşçüsün İsabella. Ama unutma ayrılmayacaksınız.
- Artislik taslamayı Kes ve yukarı çık Kyle.
- Artislik felan taslamıyorum.
James elini Kyle'nin omzuna koyarak "Hadi çıkalım. " dedi. Bence de derhal çıkıp Kyle'nin hayal gördüğünü kanıtlamaları gerekiyordu. Kyle ve James seslerin geldiği yöne doğru giden merdivenlerden dikkatli bir halde çıktılar. İsebella bizlere döndü ve mumların yanına oturmamızı işaret etti. Lina ile sakince oturduk. Elim cebime gitti, çakmağın hala durduğunu hissettim. Son defa mumları yakmaya çalıştım. Ama olmuyordu. Cehennem sıcaklığında ki ateş lanet mumu yakmıyordu. Aynı neticeleri veren denemeler kararı bıraktım. Isebella elimdeki çakmağı gördü.
- Onunla ne yapıyorsun?
- Mumları son defa yakmaya çalışıyorum.
- Boş.
- Sonuçta hep o olduğundan bıraktım esasen.
- Belki mumdan başka şeyler yakmaya çalışmalısın.
- Ne şeklinde?
- Etrafı aydınlatan herhangi bir şey.
Karanlık odayı incelemeye çalıştım. Aklıma çakmakla arayıp bulabilmem geldi.
Çakmağı yaktım ve minik bir aydınlatmayla bir şeyler aramaya koyuldum.
Ahşap parkelerde ilginç leke izleri vardı. Kan benzer biçimde bir görüntüsü vardı. Belki olabilirdide. Bunu kızlara söylemedim. Lina esasen panik atak geçirme riski yüksekti, Isebella ise....
Bilemiyordum. Gariplik vardı. Çakmağın ihtiyacımız olacağını düşündüm. Gazını daha çok bitirmeden Lina'nın yanına oturdum. İsebella ise bir o yöne bir öteki yöne gidiyordu. Aklına takılan bir şey var gibiydi.
Lina ile yaşanmış olan vakaları sanki birlikte yaşamamış şeklinde birbirimize anlatıyorduk. Isebella`n ın yapmış olduğu tek şey bizlere çocukmuşuz, şeklinde bakmasıydı. Kyle ve James kıyamet kopuyormuş gibi bağırıyorlardı. Düşe düşe merdivenden indiler. Kyle'nin elinde eski bir kağıt parçası var gibi görünüyordu. Hepimiz birden ayaklandık. Kyle tam konuşuncakta ki nefesi kesildi. Durmamızı gösterdi ve soluklandı. Sanki bir yere kaçıyorduk. Tüm kızların gözü o kağıt parçasındaydı. Kyle, elindeki kağıdı gösterdi. Genzini temizledi ve lafa başladı.
- Şimdi James ile ben üst katı karış karış aradık. Sonra ansızın bir feryat sesi duyduk.
- Bunlar olurken bizler ne halt yiyorduk.
- Nasıl yani?
- Bize niçin ses gelmiyor.
- Bize güvenmiyor musun Isebella?
- Garip. Sen anlatmaya devam et.
Kyle'nin bütün hevesi firar etmiş gibiydi. Sonra kağıda yeniden baktı.
- Üstümüze bu kağıt parçaları şeklinde bir sürü kağıt vardı. Kağıtların nerden geldiğini bulmaya çalıtım. O sırada da James kağıtları inceliyordu.
- Dur bir dakika bu kağıtlar dağılırken konfeti sesi şeklinde bir şey duydunuz mu?
- Evet!! Ama sen bunu nerden duydun. Evde ses sistemi var, yukarıdaki sesler aşağı kata ulaşamaz.
- Doğru fakat ev oldukca eski değil mi? ?Isebella güvenmiyormuş şeklinde.
- Ben çakmağın ateşi ile odaları geziyordum. O sırada merdivenlerede bakmıştım o şekilde duydum.
- Size bir yere ayrılmamınızı söylememize rağmen.
Kyle koluyla James`i dürterek " Sence şu an bu mühim mi? " dedi.
- Peki o denli kağıt varken bir adet niye getirdiniz? Onda bir şey mi var?
- Evet, asıl mevzu orda.
- Ne yazıyor? Bakabilir miyim?
Isabella Kyle'den kağıdı almaya çalıştı fakat Kyle buna izin vermedi.
- İzin verirsen açıklıyım.
Kyle kaşlarını çatmış Isabella'ya bakıyordu. Isebella'da durumdan sevinçli olmuşa benzemiyordu.
- Kağıtta oldukca ilginç şeyler yazıyor.
- Kyle kağıttan yazan talimatları yürütmek istedi fakat ben ortak karar vermeden yapmamızı söyledim.
- Doğrusunu yapmışsın tatlım. Ama içimi endişeyle kaplayan bu kağıtta tam olarak ne yazıyor?
Kyle boğazını temizledi. Elindeki eski ve sarılmış kağıdı açtı ve okumaya başladı.
"Gerçek oyunu başlatmak için üçgenin ortasına dizilin ve şu sözleri söyleyin:
Kanlar içinde bir düğün
Kanlar içinde bir ziyafet
Sözünü tutmayan bir damat
İhanet eden bir arkadaş
Ve onları öldüren bir gelin... "