Koca bir yaz tatili bitmişti. Alarmın çalmasıyla uyandım. Bu aptal saat her gün rüyalarımı kesiyordu. Elim alarmın ertele tuşuna gidiyordu ki saati gördüm. Ani bir hareketle yataktan fırladım. Banyoya koşuşdurdum. Ayınmak için soğuk suyla yüzümü yıkadım. Kendimi gözlemlemek için aynadan gözümü ayırmadım. Gözlerimin altı tüm gece uyanık kaldığımın resmi kanıt olması kadar morarmıştı. Gri renkteki sırt çantamı tek bir omzuma geçirdim. Ve evden ayrıldım. Kafenin yolunu tuttum. Hızlı adımlarla içeriye girdim kendime bir kahve sipariş ettim. Bir yandan kahve makinesiyle uğraşan genç kıza bir yandanda duvarda ki saate bakıyordum. Genç kız kahvemi paketleyip bir torbaya koydu ve torbayı bana uzattı. Ödemeyi yaptıkdan sonra torbayı alıp hızla ordan uzaklaştım. Siyah Uzun saçlarım ağzıma giriyordu. Bir elim yüzüme çarpan saçları ayırırken diğer elim içinde soğumuş olan kahvemi sımsıkı tutuyordu. Okulu görünce adımlarımın hızı yavaşladı. Okul bahçesinin kapısında içeri girerken ders zilininin çaldığını duydum. Ve içten bir oh çekerek okula girdim. Sınıfa girdim. Geçen seneden bir farkı yoktu. iki kişilik sıralar, beyaz tahta, kırmızı pano... hepsi aynıydı. Bizimkileri gördüm. Kyle ile gözlerimiz kesişti. Sonra yüzünde bir tebessüm oluştu, buna karşılık bende ona gülümsedim ve yanlarına doğru gittim. Lina beni gördü ve koşarak bana sarıldı.
-Ah seni çok özledim. Sophia
-Hadi ama Lina, daha cumartesi günü parkta buluştuk.
- Bozma sahneyi.
Diğerleri de yanımıza geldi.
- Sende biliyorsun Lina'yı. Dram yaratmayı seviyor.
- Bu yüzden onu seviyorum. Lina'nın anlına bir öpücük kondurdu James. İkiside sevimli çift kazaklarını giymişti. Uzaktan bile birbirini deliler gibi sevdikleri anlışılıyordu.
-Hayır ben daha çok seviyorum.
-Hayır ben daha çok.
-Hayır ben da-
- Tamam!!! İkinizde birbirinize çok aşıksınız.
-Senide biliyoruz Kyle. Gözleriyle beni gösterdi James.
-Ben ne alaka? diye bağırdı Kyle.
Profesör içeri girdi. Dersimiz coğrafyaydı. Isabella derslerde çok başarılıydı. Bu yılında gözde öğrencisi olacağını inanıyorum. Profesör disiplinli biriydi. Notlara önem verirdi. Ve en önemlesi renkli güzel yazılmış ders notları. Takıntısı bundan yanıydı. Lina bu konuda çok şanslıydı. Cırtlak renklerle yazmayı severdi. Isabella ile ben bu konuya karşı bir ilgimiz yoktu. Düz yazıyı tercih ederim.
Teneffüs zili çaldı.
- Dışarı çıkmaya ne dersiniz?
-Ciddi misin? James.
- Ne olmuş? Isabella Bir basketbol maçı yapalım.
- Isabella hadi çıkalım. Dedi Lina
-Peki.
Profesör elinde kağıtlar ile yanımıza geldi. Kağıtta yazanları okumaya çalıştım ama profesör yazıların masanın yüzüne okunmayacak şekilde yerleştirdi. Her zamanki şeylerini giymişti. Beyaz bir önlük ve gömlek. Ciddiliğini suratına yansıtıyordu. Söze başlamak için önce öksürdü.
- Sizden önemli bir proje yapmanızı istiyorum çocuklar.
- Proje mi?
- Evet Kyle. Bir proje. Okullar arası yapılacak bir yarışma için. Bizim okulumuz bilime önem veren bir eğitime sahip. Ve sizde örnek öğrenciler olacaksınız.
- Peki konusu nedir?
- Geçmişte yaşanmış önemli tarihleri anlatan bir proje olacak.
- Bilimle ilgili diyorsunuz tarihle ile ilgili bir proje yapmamızı istiyorsunuz üstelik coğrafya öğretmenesiniz. Bu işte bir terslik yok mu? kıkırdakdı Kyle.
-Ben Sadece bir üyeyim. Tarih öğretmeniyle konuşmak istiyorsan sana kalmış bir konu Kyle. Şeytanınmsı bir gülümseme oluştu prefösorün yüzünde.
Kyle'nin gülümsemesi kayboldu. Kaşlarını çatdı. Eliyle siyah dalgalı saçlarını düzelti. Ve kahve tohumunu andıran gözlerini prefösore dikti.
-Siz önden buyrun profesor.
- Projeyi yapmazsan sana göstereceğim. Sersem.
Prefösor masanın üstündeki kağıtları aldı ve sırtını bize dönüp iki adım attı. Sonra kafasını omzuna bakacak şekilde yarım çevirdi.
- Isabella projeyi sen bana teslim edeceksin.
- Peki.
Prefosür kapıdan dışarı çıkana kadar gözlerimizi ondan ayırmadık.
- Bu kendini bilmiş. Ne yaptığını sanıyor? Kollarımı birleştirdim.
- Bu projeyi yapmamız gerekiyor. Isabella bir yandandan kitaplarını kurcalıyordu.
- Kütüphaneye gitmeyi ne dersiniz? Diye bir fikir sundu Lina
- Harika bir fikir. Sevgilim.
Lina dudaklarıyla James'e uzaktan öpücük attı.
-Çok önemli bir proje olduğu hatırlatayım. Kaşlarını çatmış bize bakıyordu.
-Sakin ol şampiyon. Kolumu Isabella'nın omzuna attım.
- Biliyorum Sophia ama... Duraksadı
Kyle, Isabella'nın diğer omzuna eline koydu.
- Sophia haklı. Düşük not almıyacasın. Zekisin sen kendine gel.
Dedi ve bana göz kırptı.