Uzun bir yol gittik. Hava kararmıştı, benimle hiç konuşmuyordu. Sadece beni izliyordu. Nereye gittiğimizi bilmiyordum, adamı tanımıyordum. Çok korkmuştum. Sonunda araba durdu. Aşağı indik, büyük bir ev vardı. Elini uzattı ve "Buyur." Dedi. Ben elini tutmadım ve korkak adımlarla ilerledim. İçeri girdik.
- Önce yemek yiyelim istersen.
- Hayır ben aç değilim. Beni neden buraya getirdiniz, siz kimsiniz?
- Tamam güzelim, o zaman birer kahve içelim ve tanışalım ne dersin?
- Olur.
Yiğit hizmetliye seslenir: "Aysel hanım bize 2 kahve " der. Hizmetli kahveleri getirir. Ve gider. Oda da artık baş başa kaldılar.
- Evet küçük hanım benim adım Yiğit Korkmaz.