İçeriğe geç

Kanlı Gece

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kanlı Gece

Bölüm 1

Kimsin Sen

Karanlık her şey çok karanlık sokaklar hatta odam bile. İceriyi sadece ay aydınlatıyordu ah cidden ne kasfetli bir geceydi bu böyle. İçimde kötü hisler dalgalanıyor gibiydi, çünkü yağmur çok hızlı yağıyor ve gök gürlüyordu. Eskiden korkardım gök gürültülerinden, ama mesleğim gereği gördüğüm şeyler korkmam gerekenin ufak bir gök gürültüsü olmaması gerektiğini gösterdi bana.

Korkmak gerekenin karanlık yağmurlu ve gök gürültülü bir gecenin arkasında saklananlar olduğunu öğretti bu meslek bana; çünkü yağmur delilleri yok ederdi,kanı silerdi ,karanlık yüzünden kimse arkasında birinin yürüdüğünü fark etmezdi çoğu zaman .Ama en kötüsüde gök gürültüsüydü yine ... Planlanan gerçekleşirse bastırırdı acı çığlıkları .4 yıllık mesleki hayatımda bunu öğrenmiştim ben.

Küçükken doktor olmak istiyordum ama kan tutuyordu beni . Ozamanlar babam demiştiki bana kızım kan tutuyor seni doktorluk yapamazsınki sen. düşündürmüştü beni dedikleri ,ne olmalıydım ozaman: pilot,avukat belkide öğretmen ama aklıma dedektiflik daha doğrusu polislik gelmişti benim. Babama söylediğimde gülmüştü bana yağmurdan kaçarken dikkat et doluya tutulma demişti .sahi ozaman anlamamıştım simdi anlıyordum işte seçtiğim meslek kan korkusunu unutturmuştu bana .

gördüklerim çoğu zamanda kusmamla sonuclanıyordu aslında başlarda.

Şimdi gördüğüm cinayetler yüzünden adeta paranoyak olmuştum. Gece eve dönerken korkuyordum üstelik hala bulamadığımız katillerin olduğunu bilerek yaşarken... Dövüşmeyi biliyordum, silahım vardı fakat iyi planlanmış bir cinayet bunların üstesinden gelirdi.

Sanırım geliyorduda çünkü saat sabaha karşı 04.30 tü ve ben kusursuz işlenmiş bir cinayeti çözmeye çalışıyordum. Bugün sabah gelen ihbar yine bizi diken üstünde durmaya zorlamıştı, yaklaşık 6 aydır sürekli olarak insanlar öldürülüyordu .Bunu halk bilmiyordu fakat bu cinayetler artık canımıza tak etmişti. Katil belli tipteki insanları öldürüyordu,yaşı 50 ve 70 yaş aralığındaki fiziki açıdan birbirlerine benziyen adamları. Aynı kişiydi bu 14 adamı öldüren katil kimse dile getirmesede herkes biliyordu taklit ya da başka bir şey değild;bunu cinayeti kusursuz işlemesine rağmen bize bıraktığı şeylerden daha doğrusu kurbanın boğazında, miğdesinde, ağzında, parmağında ,cinayet mahalinde ya da kurbanın giysisinin ceplerinde bulduğumuz aynı amblemli yüzük sayesinde anlıyorduk . Yüzükte bir ateş ve yılan motifi vardı ateş yanıyordu ve yılan ona sarılıyordu.

Bu olayları gören insanlar artıkça susturmakta bir hayli zorlaşıyordu ve sanırım artık açıklamak gerekiyordu. Sabah evimin önünden beni alacak siyah bir Jeep beni basın mensuplarının bulunduğu bir toplantıya götürecekti ,bende halka duyuracaktım. Saat hala 5 olmamıştı yani şimdi uyursam 3 saat uyuyabilecektim.Telefonumun alarmını kurdum fakat gerek yoktu.Kabuslar yüzünden uyuyabileceğimi sanmıyordum. Saat 8 e kadar kabuslarla uyanıp durdum.

Yataktan kalktım ve banyoya girdim aynada gördüğüm bu hiçte iç açıcı olmayan manzarada uykusuzluktan morarmış göz altları, kızaran gözler ve dağanık saçlar... Sanırım hazırlanmam beklediğimden uzun sürecekti önce banyoya girdim . Çıktığımda ise tipim biraz olsun düzelmiş gibiydi üzerime üniformamı giydim ve ayna karşısına geçtim önce saçımı sıkı bir at kuyruğu yaptım ardından at kuyruğunu kücük bir topuza cevirdim. makyajda ise göz altlarımi kapattım ve ruh gibi olan yüzüme canlılık versin diye allık geçtim ,rimel ve dudak parlatıcısıyla makyajım bitmişti .artık hazırdım.

Çantamıda alıp kapıya yöneldim bahçemdeki köpeğimin başını okşadıktan sonra tamda söylendiği gibi siyah Jeepin kapımın önünde durduğunu gördüm.Jeepe bindiğimde içimi bir huzursuzluk kaplamıştı halka duyuracak olmak beni geriyordu sanırım ve havaya kıyasla aslında sıcak çalışması gereken klima yerine soğukta çalışan klima içimi ürpertiyordu .Şoföre

"Kusura bakmayın içerisi biraz fazla soğuk rica etsem klimayı sıcak çalıştıra bilirmisiniz ?"

diye sordum ve şoför klimayı sıcak moduna aldı garip biriydi, siyah şapkalı ve siyah maskeliydi giydiği takım elbiseye tamamen zıt olan şapkası vardı. Onu incelediğimi anlamış olacak ki

"Bir problem mi var? "diye sordu

" Aa hayır problem yok sanırım biraz gerginim kusura bakmayın.!"

Sesi derindi daha önce duymadığım bir tondaydı kimsenin sesine benzemiyordu . Düşüncelerimden kurtulmamı sağlayan teledonumun sesiyle önüme döndüm. Arayan Candı telefonu açtığım gibi bir bağırtı koptu .

"Nerdesin sen hala Jeepe binmemissin şoför Mehmet Abey aradı az önce"

ne saçmalıyordu binmiştimya işte hayır olamazdı değil mi yola baktığımda ormanda oluğumuzu fark ettim ah gerçekten ne yapmalıydım...

" Can geliyorum ben unutmuşum aslına bakarsan köpeğim bobbie kustu rahatsızlandı onunla uğraştım yetişeceğim tamam mı?"

Umarım verdiğim mesajı anlardı Bobbie 2 sene önnce vefat etmişti ve Can bunu biliyordu.

"Ne diyorsun kızım sen Bobbie bekle ne başın mı belada ne oluyo-:

Ani frenle beraber ne olduğunu şaşırmıştım elimden hızla çekilen telefon Canın ismimi söyleyişi ile son bulmuştu arama . Mmmaskeli adam öfkeyle bana bakıyordu

" Demek köpeğin Bobbie ha sence ben öldüğünü bilmeyecek kadar acemi birine mi benziyorum güzel dedektif bu numaralar bana sökmez"

Kimdi ne istiyordu bi anda önüne döndü ve eline bir şişe aldı ve bez parçasına döktü beni bayıltacakmıydı kaçmalıydım .

Kapıyı açmaya çalıştım fakat kitliydi bana dönmesiyle yüzüne yumruk geçirdim ve silahımı ona doğrulttum.

"O elindekilerı bırak yoksa beyni dağatırım"

Güldü dalga geçer gibi "Dağıtsana hadi bakalım dağıtabilecekmiymişsin(!)"

Diyerek yaklaşmaya başladı, tetiği çektim ve ateş ettim fakat kurşun onu bulmamıştı. Kahretsin silahımın içi boştu ve bunu o yapmıştı. Hamle yapıp maskesini indirmeye çalıştım fakat beni kendine çekti ve elindeki bezi yüzüme doğru tuttu yavaş yavaş bilincim gidiyordu ve bu herif her kimse benimle alakalı şeyleri biliyordu. Uykuya dalmadan önce ağzımdan döküklen son iki kelime ise

"Kimsin sen?"

Oldu.

Bölüm sonu

31 yorum