İçeriğe geç

Kanlı Eser

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kanlı Eser

Bölüm 1

An veya an!

Komodin'in üzerinde duran telefonumu aceleyle aldım. Yağmurla birlikte gelen bir şimşek daha çaktığı zaman korkudan tekrardan ürperdim. Telefonu elimden düşürmeden hemen çekip aldım ve flaşını açtım. Şalterleri attığını düşündüğüm evim ormanın en kuytu köşesine olduğundan göz gözü görmüyordu. Karanlıktan korkardım, üstüne üstlük yıldırımların ardı arkası kesilmiyordu ve cama düşen doluyla beraber yağmurun sesi normalden daha korkutucu geliyordu. Yorganın altına girdim hemencecik. Telefonun kilit ekranını açtım. Aslında amacım aramalar kısmına girip en yakınımı aramak olmalıydı, fakat iki yıl önce ailem tatil için yurt dışına çıkarken kaza yapmasalardı belki öyle olabilirdi... "Kimi kandırıyorsun ki Tomris? Yaşasalar ne olur ki? Ne zaman seni umursamışlardı zaten" Ailem ben 6 yaşımdayken bu dağ başında evde bana bir bakıcı tutarak yalnız bıraktığında beridir umurumda değillerdi. Elbette üzülmüştüm haberi alınca, ama belki yüzlerini bile belli belirsiz hatırladığım ailemin ölüm haberi bana 1 yıl sonra gelmeseydi belki kırgınlığım üzüntüden ağır gelmezdi. Bilerek bana geç haber verilmişti. Ölmeden önce de yaptı yapacağını. Şimdi ise yapayalnızdım... Haberim bile olmadan alışık olduğum telefon numarasını tuşladığımı sornadan idrak ettim. Bana 17 yıl Ev arkadaşı, hatta annem yerine koyduğum bakıcım, ailemin ölüm haberinin hemen bir hafta sonrasında kalp krizinden ölmüştü. Henüz atlatabilmiş değilken her seferinde tekrar onu bana hatırlatacak şeyler yapıyordum. Yanağımdan akan bir sıcaklık hissettim aynı zamanda. Yalnız olmak çok korkunçtu benim için, özellikle oyalanacak birşey olmayınca aklına gelenler pek iç açıcı olmuyordu. Şimdiki gibi...

Düşüncelerimin içinde kaybolurken aniden ahşap kapının tok sesi doldurdu odayı. Belki hayvandır diye umursamazdım fakat şimdi aklıma binbir çeşit olasılık geliyordu. Ardından bir gıcırdama sesi geldi. Merakıma yenik düşüp bir cesaretle yorganı hemen çekip yataktan doğruldum. Perdeyi hafif aralayarak camın ardından kapının önüne doğru bakındım. "Eee, bir şey yok? Ne olmasını bekliyordum ki zaten" diyerek tam tekrar yatağa girecektim ki arkamdan büyük bir gürültüyle cam kırılma sesi geldi. Hemen arkamı döndüm korkuyla. Yerde koca bir taş duruyordu. "Ha siktir!" Hemen ardından ışıklar geldi ve başıma bir kumaş parçası geçirilerek tekrar gözümün önü karanlığa büründü.

Devam edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.