İçeriğe geç

KANLI DAVA

Bölüm 2 · 3 dk okuma

KANLI DAVA

Bölüm 2

179. KURBAN

Her katilin bu pis yola adım atmak için bir sebebi vardır. Hani derler ya, kimse kötü biri olarak doğmaz diye. Külliyen yalan. Kötülük ben doğduğumda içime düştü. Daha tertemiz bir bebektim. Anında kirlettiler. Dünyaya bir iyiliğim bile dokunmadan kötüye dönüştüm.

Gece olmuştu. Yine kanlı bir geceydi. Kulağımda kulaklık, belimde silah... Öldüreceğim kişileri rastgele seçmiyordum. Öyle her kafasına estiğinde adam öldüren biri değildim yada, para karşılığında herkesin kuklası olan biri. Ben, kendi çapında bir katildim. Sadece tek bir yardımcım vardı, Harishyo. Kurbanlarım hakkındaki bilgileri o veriyordu.

Bugünkü kurbanım, ünlü bir savcı. Patrizio La Tino. Duygusuz bir savcıydı. Onun hakkında bilgi edinmek zor olmadı. Hatta Harishyo, "Herkesin özel hayatını mahvettiğin için teşekkür ederim internet!" diye sevinmişti.

Motosikletimle onun yaşadığı yere varmıştım. Evinin ışıkları hala açıktı. "Uyanık olmalı..." diye mırıldandım. Belimde silah ve yanında bir bıçak vardı. Kolay olacaktı. Eğitimsiz bir savcıyı öldürmek zor olmamalıydı.

Onu öldürme sebebim ağlaması değildi, ağlatan olmasıydı. Hukuk böyle, diyor ama o hukuğu kendi çerçevesinde yönetiyordu. O, işiyle duygularını karıştırmayan bir insandı ki karıştırsaydı benim için 'aptal' konumuna düşerdi.

Kemerimde kendi çapımda kullandığım birkaç alet vardı.

Onun yaşadığı siteye girdim. Bekar değildi ama ikisinide öldürecektim. Eşi, tamamen sürprizdi.

Elimdeki tel tokayla kapının kilidini açtım. Silahımı çıkardım.

"Patrizio havluyu deği-" demesine kalmadan önüme gelen kadının kafasına silahı sıktım. Sarışın ve kahverengi gözlü bir kadındı. Üstünde pamuklu bir pijama vardı. Yere düşmüştü, kanlar süzülüyordu.

Ben, kurbanlarımı sürekli kafasından vururdum çünkü bazıları çelik yelek giyiyordu.

Kadın, gözleri açık öldü. Yazık...

Adım sesleri duydum. Eşi, silah sesini duymuş olmalıydı. Kapıyı açıp, içeri bir adam daldı. Siyah saçlı, esmer bir adamdı. Ela gözleri vardı ve yerdeki ölü kadını görünce ela gözleri irice açıldı, dudaklarından bir fısıltı döküldü, "Ne yaptın sen..?"

Bunu bana diyordu muhtemelen ne hissedeceğini bilememişti ya da şoka girmişti, bilmiyorum.

Koşarak eşinin yanında diz çöktü ve kafasını, ellerinin arasında tuttu. Ela gözlerinden yaşlar süzüldü.

Hayır, sadist değilim. Öyle olsaydı şuan gülerdim. İlk defa pişman olmuştum. O kadın belki masumdu... İlk defa hata yapmıştım. Hayır, o adam ölmeliydi. Ben başaramamıştım.

Tek bir şey dedim fısıltıyla, "Hata yaptım..."

Adam bana delirmiş gibi baktı. "Sen canavarsın!" dedi sadece. Silahı ona doğrulttum. Onu da vuracaktım. Silahın emniyetini açtım, tetiğe düşünmeden bastım. Tek bir ses çıktı, tık. Mermi yoktu. Adam kendine gelmiş gibi ayağa kalktı ve eline sopayı aldı.

Evet... Dövüşüyoruz galiba.

Bana doğru atıldığında onu omzundan tutup ters çevirdim. Onu sertçe duvara yaslayıp belimdeki bıçağı onun boğazına yaslayınca elindeki sopayla karnıma sertçe vurdu. İnleyerek geri çekildim, "Pislik..."

Durmadı. Gözlerinde saf nefret vardı, "Seni öldüreceğim!" diye tekrar bana vurmaya kalkınca sopayı tuttum. "Kadınlara vurulmaz ama," dedim alay ederek. "Ayıp oluyor yani."

İyice sinirlendi. Tamam, dalga geçmemeliydim. "Senin gibi kadının içine tüküreyim!" diye bağırdı. Tam kafama sopayla vuracakken yana kaçtım. "Beni çok kişi öldürmek istedi, sıraya girmelisin. Kaynak yapmak senin gibi bir savcı için hiç etik değil," dediğimde sanki beni paramparça edecekmiş gibi bakıyordu. "Bu iş çok uzadı..." diye mırıldandım ve elimdeki bıçakla onu yaraladım. Onu öldürmedim ama yaşatmayacaktım da. Hayatı ona zehir edecektim.

Evden koşarak çıktım. Kendi evime geldim. Üstümdekileri çıkarıp makyaj masamın üstüne silahımı ve kanlı bıçağımı bıraktım.

Kaç can almıştım bir bıçakla... Kaç can almıştım bir silahla... Bir metal parçayla insanları öldürmüştüm. Pişman mıydım? Bilmiyorum. Bir hata yaptığımı biliyorum.

Kural 1: Hatanı bulamıyorsan, zaten sen bir hatasındır.

Kural 2: Bir hataysan, hata yapmaktan çekinme.

Kendi çapımda bazı kurallarım vardı. Kendi çapımda... Hepsi bana özeldi.

Yatağımda uzanmış, gözlerim yavaş yavaş kapanırken son gördüğüm şey annemin ölümüydü.

Bölüm sonu

1 yorum