Birçok doğaüstü yaratığın yaşadığı bu dünyada ben ve benim ailem sıradan bir insan köyünde yaşayan insanlardık ve benim köyümde de herhangi bir doğaüstü varlık yoktu kısacası biz sıradan bir insan köyüydük. Vampirler cadılar veya birçok güç kullanıcısı bizim köyümüze gelmeye tenezzül bile etmezdi çünkü biz onların gözünde birer karıncaydık. Yaşamımız çok güzeldi ben okul dönüşü aileme çiftliğe gidip yardım ediyordum benim bir kız kardeşim vardı ve bir abim vardı benim adım Efe kız kardeşimin adı Esra abimin adı ise Mert'ti annem Zehra babam da Hakan'dı, çok mutlu çok güzel bir hayat yaşıyorduk, köyümüzdeki diğer insanlarla aramız çok iyiydi mutlu bir şekilde yaşarken hiçbir zaman görülmeyen bir olay ile karşı karşıya geldik o gece evet her şeyin başladığı hayatımın kabus olduğu elimdeki kalbimdeki tüm hislerimi kaybettiğim o gece ay masmavi bir hal almıştı tabii ki de içimizde bir korku oluştu tüm insanların içinde bir korku oluştu çünkü biz bunun sıradan bir şey olmadığını ve bir kıyametin üstümüze yaklaştığını biliyorduk, tüm ailecek birbirimize sarıldık işte o sarılma kimsenin bilmediği son sarılmamızdı bir süre geçmeden hemen sonra dışarıdan çığlık sesleri gelmeye başladı hemen kapıyı açıp baktığımızda ise vampirleri gördük vampirler köydeki insanları katlediyordu köyümüzde yaklaşık 2.000 insan yaşıyordu ve amaçları görünüyordu ki hepimizi katletmekti.
Ölen insanların Çığlık sesleri arasında sesler gitgide yaklaşıyordu aslında sıranın bize geleceğini hepimiz biliyorduk ancak elimizden hiçbir şey gelmiyordu çünkü bizim bir doğaüstü gücümüz yoktu, çığlık sesleri gelirken gökyüzünde beliren ve konuşan birisini gördük o kişi hayatımızda görmediğimiz ancak her zaman ailemizin masallarda bize anlattığı en cani vampirlerden biriydi masmavi ayın önüne geçmiş uzun boylu uzun siyah saçlara sahip bir vampirdi işte o vampir Mavi Ay vampiriydi gözlerinin Masmaviliği yukarıdan köyümüze evimize kadar geliyordu yukarıda gökyüzünde beliren Mavi Ay vampiri konuşmaya başladı ve bizzat şunları dedi: Ey insanlar yaşamınız artık benim elimde, ben Mavi Ay vampiri Diablo, ben ki tüm vampirlerin en güçlüsü ve Mavi Ay vampirlerinin atasıyım, artık sizin ömrünüz buraya kadardı, artık sizler benim vampir ordumun savaşa gitmeden önce tüketeceği kan stoklarından başka hiçbir şey değilsiniz.
Kız kardeşim çığlık çığlığa ağlıyordu abim erkekçe davranarak bizi hiçbir şey yokmuş gibi teselli edip ellerimizi okşuyordu annem ve babam bizi öpüyorlardı anne ve babam, ben, kız kardeşim ve abimi köyün arka kısımlarına yani dağın peteklerine doğru koşmamız için bize emretti, bu sırada onlar da evin ön kapısından dışarı çıkarak kendilerini feda edecekti ve biz de kardeşler olarak arka kapıdan dağın peteğine doğru çıkacaktık ve kaçacaktık, ailemiz zorla bizi gönderdikten sonra önce annemin, bir gözü mavi bir gözü kahverengi gözlü bir vampir tarafından öldürüldüğünü daha sonra babamın aynı vampir tarafından öldürüldüğünü gördüm işte o an dünyam başıma yıkıldı. Ben, kardeşim ve abim şok içinde koşarken 1 tane vampir önümüze çıktı bu vampirinde gözleri anne ve babamızı öldüren vampir gibiydi, vampir tam bana doğru saldırırken abim önüme atladı ve kendinin canıyla beni korudu vampirin o saldırısıyla ben daha çok çığlık çığlığa düştüm ve kardeşimin elinden tutarak ağlaya ağlaya koşmaya çalıştık ancak o vampirlerin hızlı koşuşları karşısında bizim koştuğumuz hiçbir şeydi dağın peteğine doğru çıktığımızda ise köyün yandığını ve tüm insanların öldürüldüğünü bizzat gözlerimle gördüm artık bu köyde tek yaşayan kardeşim ve bendim evimiz köyün en arka kısmında olmasaydı büyük ihtimalle kardeşim ve ben de ölecektik, ancak bir gerçek vardı, ben o gün dünyada tüm her şeyimi kaybetmiştim o gün ben tüm hislerimi kaybetmiştim ve benim yanımda yaşayan bir tek kardeşim kalmıştı, ikimizde şok içinde ağlıyorduk birbirimize sarılıyorduk bu acı ölmekten daha kötüydü. Kardeşimi kaybetmeyi göze alamazdım ancak elimde bir güç yoktu 5-6 vampir sürüsü tam bana doğru saldırırken yukarıda bir ışık belirdi o ışık hikayelerde okuduğumuz gibi ise bir cadı üst düzey bir cadının ışığı olmalıydı o cadı bize doğru yavaş yavaş inerken şunları söylediğini duydum: benim güzel, beyaz gümüş saçlı, kahverengi gözlü çocuğuma kimse dokunamaz ve dokunmaya cüret dahi edemez! o anda gözüm döndü, uzun sarı saçlı mavi gözlü cadının yere doğru indiğini beni kucağına aldığını gördüm, tek bir hamleyle bize doğru gelen vampir sürüsünü öldürdü, görünüyordu ki Mavi Ay vampiri köyü terk etmişti çünkü ay tekrardan eski haline dönmüştü büyük ihtimalle bizlerin gücü olmadığı için konuşmasını yapıp çekip gitmişti, ancak kısılan gözlerimle aya doğru baktığımda ise ayın kan ağladığını fark ediyordum kanlı bir ay gibiydi. Bilincimi kaybetmek üzereydim bir çember içinde ışınlandığımızı hissettim gözlerim artık kapanıyordu ve benim aklımda ki tek soru ise minik kardeşime ne olduğuydu, ve son bir hamleyle cadıya doğru başımı kaldırıp kardeşim ner- ancak gözlerim cadının kucağında komple kapandı.
İşte bu benim acı dolu dehşet verici tüm her şeyimi uğruna feda ettiğim intikamımın başlangıcıydı, ne olursa olsun o gün kendime bir söz verdim Mavi Ay Vampirinin kesinlikle başını kopartacağım!!
