Kötü…Çok kötü…Ağlayacağım sanırım.Artık Hakan’ı göremeyeceğim.Neden bu kadar ileri gittin?Koşarsam ölecek durumdayım.Çok kötü bir his.Ama okula gitmeliyim.Belki kız bana acıdı?Okula bunu da götürmeliyim.Belki ihtiyacım olur.
—Güneş!
Hakan arkamdan koşuyordu.
—Özür dilerim.Haklıymışsın.O başkasını seviyor.Hepsi taklit.Çok üzgünüm.Arkada biri.Elinde silah.Ben de önemli bir şey san…Ne!?!Silah ve Hakan’ın kafasına isabetli!Bir karar ver.İstediğin buydu.Kendini Hakan için öldürmek.Hayatım boyunca acı çekeceğime sevdiğim için ölürüm daha iyi.İşte o ses!Silah sesi mermi fırladı ve koşabildiğim kadar hızlı…Yankılanan
—Güneş!
—Güneş uyan!
—Güneş!
—Birşey söyle!
—İyisin değil mi!
bağırışları.Kafamdan akan kırmızı sıvı…bulanık görüntüler ve beyaz ışık…Ama dur!Melek neden insan gibi? Ve annem,Hakan,ablam… Bekle…Burası hastane! Yaşıyorum!Gülümsedim. Kulağımın yanını elledim.Bir bandaj.Sol gözümü elledim. Ah! Acıdı.Bekle…Burada bir göz var! Hakan’a baktım.2 göz. Ablama baktım. 2 göz.Anneme baktım. 2 göz. E bu göz nerden geldi?İçeri Hakan’ın kız arkadaşı girdi.1 göz! Ne!?!
—Merhaba Güneş.
—Merhaba.
—Şey…Ben özür dilemek istedim. Artık gözlerinin tadını çıkar.
—Ama…Seninle dalga geçecekler.Tıpkı senin yaptığın gibi.
—Bazen buna değer.
—Sağol.
Gerçekten ön yargılıymışım.Güle güle kırmızı yataklar.Güle güle dalga geçmeceler.Güle güle yalnızlık.Acılı ama mutlu bir son…Şalgam gibi.Acı ama mutluluk verici.