İçeriğe geç

Kanla Yazılmış Kaçısın Gölgesinde

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Kanla Yazılmış Kaçısın Gölgesinde

Bölüm 5

𝟓. 𝓑ö𝓵ü𝓶 𝓔ş𝓮𝓴 𝓚𝓮𝓻𝓮𝓼𝓽𝓮𝓼𝓲 𝓿𝓮 𝓔𝓯𝓮𝓷𝓭𝓲𝓼𝓲

Birkaç saat sonra sonunda kendime geldiğimde bir yataktaydım bir saniye durun, ben bir yataktaydım! Sonunda merhametli bir kaçırıcı insan, sırtımın tutulacağını bildiği için beni yatağa yatırmış şapşal herif veya kadın artık her neyse. Odada çevreme baktığımda hiç kimse yoktu ve muhtemelen lüks bir evdeydim, aptallar beni buraya layık görmüşler görüyorsunuz değil mi hayranlarım çoktur benim. Her ne kadar saçmalasam bile kapı açıldığında aniden ciddileşip kapıya baktığımda orta yaşlı bir adamın odaya girdiğini görünce gözlerimi devirip salak salak ona baktım. Adam en sonunda yanıma tamamen yaklaşıp sert sesiyle konuşmaya başladığında onu dinlemeye her ne kadar istemesem dinledim. "Kardeşimi öldürdüğün yetmiyormuş gibi cezanı çekmeden hapisten kaçtın demek ha?" Aaa demek bu adam o adamın kardeşiydi, ay ne kadar depresyona girdim şuan gördün mü? "Bayım o zaman kardeşinize sahip çıksaydınız bana ne amına koyayım, ben ne güzel hayatımı yaşıyorum."

"Bana bak seni aptal kız seni gebertirim!"

"Ay ne kadar çok dokundu bu sözlerin görüyorsun değil mi? Gözyaşlarım sular seller gibi akıyor."

"Ayağa kalk ve beni takip et seni ukala." Peki bu herifi kızdırmamak için sanırım dediğini yapıp onu takip etmeliydim. Arabaya vardığımızda beni arka koltuğa atıp şoföre sürmesini söylediğinde kendisi beni süzmekle meşguldü. En sonunda bir pavyonun önüne geldiğimizde araba durmuştu ve adam bana dönüp konuşmaya başladı.

"Dansöz olarak çalışacaksın" Ay bu herif delirmişti sanırım, onun keyfine göre hareket edecek halim yoktu! "Oldu paşam başka? İstersen ayak işlerini de yapayım! Ay beni iyice manyak yaptınız sanki dans etmeyi biliyorum!" Sözlerime karşı sinirlenen adam ayağa kalkıp beni hiçbir uyarıda bulunmadan saçımdan çekip pavyonun içine çektiğimde üzerimdeki Hello Kitty'li pijamalarımı çıkartmadığıma dua etmiş oldum. Odanın içinde tanıdık birilerini bulmaya çalışırken gözüm daha önce beni hapishanede ziyarete gelmiş o Hector'un adamı ve yanındakine kaydı. Ay bir saniye o yanındaki çocuğun adı Hector o zaman, kahretsin o yanındaki adam yani Hector havalimanındaki o çocuktu... Acaba yardım için çağırsam mı? Ah hayır aptal Nilay! O aptal herife aşık olmaya başlama, her neyse saçımı tutan adamın karnına dirseğimi geçirdiğim gibi o havalimanındaki adamın ve arkadaşlarının masasına doğru koştuğumda hepsi bana 'Ne oldu' der gibi bakınca dayanamayıp başımı ne var dercesine salladım ve konuştum, "Ay ne var, ne bakıyorsunuz? Bok mu gördünüz?" Masadaki sarı yavşak çapkınca beni süzdükten sonra arsızca söze girdi.

"Pijamaların güzelmiş ama altındakilerin daha güzel olduğuna bahse girerim" Bu sarı yavşak ne hakla böyle konuşurdu? Gerçekten bunun gibi aptallarla uğraşmaktan bıktım.

"İnan bana benimki seninkinden daha büyüktür yavşak herif!"

"Yeter, uzatmayın." Sarı yavşak konuşmadan önce hepimizi susturan, sanırım Hector'du adı her neyse bana dönüp bakınca kaşlarını kaldırdı ve sakinlikle konuştu. "Burada ne işin var? Hem de pijamalarınla?"

"Ay anlatsam sanki çok anlayacaksın, Hector'du sanırım değil mi? Şu yanındaki adamından öğrendim galiba."

"Evet, Hector Fort benim adım ve adamım onunla yaptığın bütün diyaloğu bana anlattı" İşte şimdi boku yedin Nilay, şimdi nereye kaçacağım? Götlerine girip yok mu olacaktım acaba? Gözlerim odanın içinde beni buraya getiren adamı ararken adam çoktan yanımıza gelip benim kolumu kavramıştı ama beni götüremeden önce Hector adamın yakasından tutup duvara yapıştırdığı gibi yumruğunu geçirmişti. "Bir daha o kıza elini sürersen seni öldürürüm anladın mı!" Hector'un gözlerindeki her zamanki soğukluk duruyordu ama bu sefer daha ölümcül bir şey vardı gözlerinde ve ne yazık ki ben yine ciddi kalamadım.

"Benim için dövüşmeyin hihi." Sonra Hector'un o adama benimle devam ettirdi.

"Bu da tam kezban çıktı" Dayanamayıp kahkahayı basacağım sırada adamın acı dolu iniltisiyle o tarafa baktığımda adamın burnu kırılmıştı, zavallı adam hayatının en kötü dakikasını yaşıyor olmalıydı aman her neyse ne sanki çokta nanay. Hector'un adamı, ay ben buna lakap bulayım hep böyle diyemem buna neyse artık konuşmaya başladı. "Adama çok güzel dövüyor değil mi?"

"Tabi oğlum, ne sandın!"

"Bu arada ben Diego, söylemeyi unuttum sanırım."

"Ay söylediğin için çok teşekkür ederim yoksa sana çok kötü lakaplar bulacaktım salak herif." Ne güzel keyifli keyifli konuşurken Hector Diego'ya bir işaret yaptıktan sonra kolumu kavrayıp beni dışarı sürükledi sanırım beni hapse yollayacaktı ve yemin ederim bunu yaparsa hayatında ilk defa uçan havayla bile kavga etmiş bir kız görmesini sağlayacağım! Bir süre sonra araba hızla ilerledikten sonra bir yerde durmuştu ah hayır ciddi olamazsın hayvan herif! İnsan biraz daha merhametli olabilir mi acaba?!

"Merak etme yarın buradan çıkacaksın, atom bomba."

"Gerçekten beni bu lakaba mı layık gördün davar!"

"Sana iltifat bile edinilmiyor!"

"Bunu hakaret olarak kabul ediyorum!

"Bağırma bana ruh hastası kadın!"

"Sen neden bağırıyorsun hayvan herif!"

"Gerçekten delisin!"

"Beni buraya yine yollarsan içinden bile geçerim!"

"Tamam be!"

"Bende öyle düşünmüştüm!"

"Bak hala bağırıyorsun!"

"Bağırırım!" Beni duymazdan gelip gaza basınca bu sefer nereye gittiğimizi merak etmiştim ama sorarsam bana kızacaktı e yani haksızda değildi bence o kadar çok gevezeliğime katlanmıştı adam en azından biraz kafasını dinlesin, sen ne zaman bu kadar merhametli oldun Nilay ya? Allah aşkına kızım senin şuan çığırman lazım ki bu adamın kulağını sik. Bir süre sonra araba dağ yollarına girmişti ve artık kendimi tutamadan konuştum.

"Beni uçurumdan mı atacaksın?" Hector sabır dilercesine nefesini verdi cevap verme gereği bile duymadan yola devam etti bir süre sonra araba bir çiftlik evinin önünde durdu bu ev aynı çizgi filmlerdeki gibi aynı hayalimdeki o evler gibi! Açık gri tuğlalardan yapılmış, beyaz çatılı, beyaz çerçeveli camları olan ve etrafı çiçekli olan bir evdi. Hector arabaya durdurduğunda aynı bir çocuk gibi ona döndüm ve çıkmam için izin vermesini bekledim ama Hector bakışlarımı fark etmemiş olmalıydı ki hiçbir şey dememişti sonunda bana baktığında ne istediğimi anlamış gibi arabanın kapısının kilidini açtığında koşarak çiçeklere doğru ilerledim. Kapıdan çıkan 70'li yaşlarının başındaki kadın Hector'a sarıldığında bile hala çiçeklere bakıyordum kadın benim çiçeklere olan ilgimi görmüş olmalıydı ki eve yine girip bahçedeki çiçeklerden oluşan bir buket çiçek getirip bana vermişti.

"Gerçekten mi?" Kadın bana sıcak bir gülümsemeyle bakıp başını salladığında sevinçle Hector'a baktım ama onun gözündeki soğuk bakışı ile çenesinin sıkıca kenetlenmesi hiç değişmemişti ve sanki emir verir gibi başını evin kapısına doğru salladığında içeri geçmek zorunda kalmıştım. Yaşlı kadın bana sıcak çikolata yapıp bir tane hırka getirmişti ve hırkayı zorla giydirmişti, hırkanın bana büyük gelmesinin sebebi muhtemelen Hector'un hırkası olmasıydı. Bir süre daha sohbet ettikten sonra Hector ikimiz adına müsaade isteyip beni yukarıdaki odalardan birisine götürdüğünde konuştu.

"Burası benim odam, sen burada kalacaksın ama merak etme benim halletmem gereken bir sürü işlerim var sadece uslu dur ve dinlen. Zor bir gün geçirdin."

Her dediğine uslu bir şekilde başımı salladığımda odadan çıktı ve bende odada tek kaldığımda yatağa doğru yürüyüp yattım, artık ne kadar süre geçmişti bilmiyorum ama bir süre sonra uykuya teslim olmuştum...

-------

EVVETTTT YİNE YENİ BİR BÖLÜÜMMM

UMARIM BEĞENİRSİNİZ

HADİ SİZİ ÖPTÜM BEBİŞLERRRR

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.