8 bölümden oluşan bir kurgu ve her bölümde farklı bir cinayet
_________________________
Yen, Adirake'nin arkasında sessizce belirdi. Adam daha ne olduğunu anlayamadan, boynunda kısa ve keskin bir acı hissetti. Ardından bütün gücü bedeninden çekilmeye başladı.
Adirake sendeledi.
Yen onu yere düşmeden yakaladı.
Birkaç saniye içinde adamın bilinci kapandı.
Yen, hareketsiz bedenini sürükleyerek arka kapıya doğru ilerledi. Dışarıda yağmur hâlâ yağıyordu. Villanın arka tarafı karanlıktı; yalnızca bahçedeki birkaç lambanın soluk ışığı ıslak taşların üzerine vuruyordu.
Yen, Adirake'yi dışarı çıkardı.
Arka kapı sessizce kapandı.
**********
Ertesi gün...
Polis ekibi, gelen bir ihbar üzerine villaya ulaştı.
İhbarı hizmetçilerden birinin yapmış olması muhtemeldi. Adirake'nin uzun süre haber vermemesi ve telefonlarına cevap vermemesi, evde bir şeylerin ters gittiğini düşündürmüştü.
Polisler villanın çevresini kontrol ederken, ekipten biri kulaklıkla konuşuyordu.
"Memur Win, olay yerine ulaştık. Evde kimse yok. İçeride inceleme başlatıyoruz."
Win, villanın girişinde durup binaya baktı.
Başka bir şehirden terfi alarak gönderilmişti. Görevi, son zamanlarda peş peşe yaşanan ve bir türlü çözülemeyen kayıp vakalarının ardındaki gerçeği ortaya çıkarmaktı.
Dosyalar ona devredilmişti.
Ve bu kez, soruşturmanın başında o olacaktı.
Win elindeki dosyayı açtı.
İlk sayfada Adirake Shinawatra'nın fotoğrafı vardı.
Fotoğrafın altında
"Kayıp." cümlesi yazıyor'du
Olay yeri inceleme ekipleri tarafından villa güvenlik şeritleriyle çevrildi. Giriş ve çıkışlar kontrol altına alındı, ekipler içeride detaylı bir inceleme başlattı.
Win, eldivenlerini takmış hâlde yemek masasının yanında duruyordu. Gözleri, önündeki ayrıntılar arasında dolaşıyordu.
Yemek yarıda kalmıştı.
Tabaktaki yemek hâlâ masadaydı. Bir çatal, sanki aceleyle bırakılmış gibi masanın üzerine düşmüştü. Sandalye geriye çekilmiş, masanın kenarında küçük bir dağınıklık oluşmuştu.
Win eğilip çatala baktı.
"Burada bir şey olmuş," dedi.
Yanındaki memur not defterini açtı.
"Kaçırılma ihtimali mi?"
Win cevap vermeden masayı inceledi.
Adirake, yemeğini bitirmeden yerinden kalkmıştı. Üstelik telefonunu da yanında götürmemişti. Bu, sıradan bir şekilde evden çıkmış olma ihtimalini zayıflatıyordu.
"Şimdilik bütün ihtimalleri değerlendireceğiz," dedi Win. "Ama evden kendi isteğiyle ayrılmış gibi görünmüyor."
Olay yeri inceleme ekibi üst kata yönelirken Win, merdivenlere doğru baktı.
Titizlikle işlenmiş bir kaçırılma vakası gibi görünüyordu.
Ancak ne kadar titiz olursa olsun, katilin mutlaka arkasında bir iz bırakacağına inanıyorlardı. Bu yüzden villayı dört bir yandan aramaya başladılar.
Win, ekipteki memurlara dönerek:
"Her yeri didik didik arayın," dedi. "Bulacağımız tek bir delil bile bizi katile bir adım daha yaklaştırır."
Ekip, odalara dağıldı. Çekmeceler açıldı, dolaplar kontrol edildi, her köşe dikkatle incelendi.
Win ise yemek masasının başında kaldı.
Yarım bırakılmış yemek, yerde duran çatal ve geriye çekilmiş sandalye...
Bütün bunlar, Adirake'nin sofradan aceleyle kalktığını gösteriyordu.
Ama neden?
Win, masanın üzerinde gözlerini gezdirdi.
Bir şey arıyordu.
Tam bilmiyordu aradığı şeyi ama bulmak istiyordu.
Tamam panpişim, devam ediyoruz. 🖤
Win, yemek masasının başında durmaya devam etti. Gözleri yarım bırakılmış yemeğe, masanın kenarındaki çatala ve geriye çekilmiş sandalyeye takılıyordu.
Bir şeyler olmuştu.
Ama ne olduğunu henüz bilmiyordu.
"Memur Win!"
Üst kattan gelen sesle başını kaldırdı.
Olay yeri inceleme ekibinden bir memur merdivenlerin başında duruyordu.
"Buraya bakmanız gerekiyor."
Win eldivenlerini düzeltti ve merdivenlere yöneldi.
"Ne buldunuz?"
Memur cevap vermeden koridorun sonundaki odayı gösterdi.
"Şimdilik kesin bir şey söyleyemem. Ama burada bir iz olabilir."
Win odaya girdi.
Oda düzenliydi. Yatak bozulmamış, dolaplar kapalı, masanın üzerindeki eşyalar yerli yerindeydi.
Fakat pencerenin önünde, zeminde küçük bir çizik vardı.
Win eğilip dikkatle baktı.
"Bu ne?"
"Henüz bilmiyoruz. İncelemeye göndereceğiz."
Win doğruldu.
"Gönderin."
Tam odadan çıkacakken masanın üzerinde duran bir kâğıt gözüne çarptı.
Kâğıt, diğer eşyaların arasında öylece bırakılmıştı.
Win onu eline almadı. Sadece eğilip baktı.
Üzerinde tek bir cümle yazıyordu:
"Bazı insanlar kaybolmaz. Sadece bulunmak istemez."
Win'in yüzündeki ifade değişti.
"Bunu kim buldu?"
"Ben, efendim."
Win birkaç saniye kâğıda baktı.
Sonra sakin bir sesle konuştu:
"Fotoğrafını çekin. Hiçbir şeye dokunmayın."
Kâğıt, soruşturmanın ilk gerçek ipucuydu.
************
Soruşturmanın üzerinden kırk sekiz saat geçmişti.
Win, aldığı bir haberle birlikte ekibiyle yola koyuldu. Kendilerine gönderilen konum, şehirden oldukça uzakta, ıssız bir çölü gösteriyordu. Etrafta yalnızca kum vardı. Ne bir ev, ne bir ağaç, ne de uzaktan görünen tek bir ışık...
Araçlar durduğunda Win dışarı çıktı ve çevreyi inceledi.
"Burası mı?"
Yanındaki memur telefonundaki konumu kontrol etti.
"Evet, efendim. Gönderilen koordinatlar burayı gösteriyor."
Win, tam karşılarında yükselen dik kum tepesine baktı.
"Çevreyi güvene alın. Araştırma ekibi başlasın."
Memurlar bölgeyi şeritlerle çevrelerken olay yeri inceleme ekibi kumun üzerinde çalışmaya başladı. Bir süre sonra ekipten biri elini kaldırdı.
"Burada bir şey var!"
Win hemen o tarafa yöneldi.
Kumun altında gömülü bir çuval bulunmuştu.
Ekip, çuvalı dikkatlice çıkardı. Win birkaç adım geride durarak çalışmaları izledi. Çuval açılmak üzereyken çevreye ağır ve keskin bir koku yayıldı.
Memurlardan biri yüzünü buruşturdu.
"Tanrım..."
Çuval açıldığında içerideki kişinin Adirake Shinawatra olduğu anlaşıldı.
Avukat çoktan ölmüştü.
Cesedin dış görünüşünden bile ağır bir saldırıya uğradığı belli oluyordu. Yüzü asitle yakılmış, vücudunun bazı bölgelerinde kesilmişti (kol bacak gibi) Kimliğini belirlemek kolay olmayacaktı.
Win, birkaç saniye boyunca sessizce cesede baktı.
Adirake kaybolmuştu.
Şimdi ise bir çuvalın içinde, şehrin çok uzağında bulunmuştu. Bunu hak ediyordu ama onun bir insan olduğunu unutmamak lazim
Ekipten biri çuvalın içini yeniden kontrol ederken küçük, katlanmış bir kâğıt çıkardı.
"Memur Win..."
Win kâğıdı eldivenli elleriyle aldı.
Üzerinde yalnızca tek bir cümle vardı:
"Bu ne başlangıç ne son."
Win'in bakışları yazının üzerinde sabitlendi.
Sonra kâğıdı yavaşça kapattı.
"Bunu da incelemeye gönderin."
___________
Soruşturma devam ediyor fakat şu bir gerçek ne kadar uzatmaya çalışırlarsa o kadar çok cinayet işlenecek o yüzden yen kanit ve not bırakmakla sorumlu kişi onlar bu notlarla oyalanana kadar yen çoktan hepsinin hakkından gelecektir ama dikkat edin mürekkepden bile belli olur kim olduğunuz sizce ıssız bir çöl ceset için uygun yer mi?