Ormanda bulunan ilk ceset, sadece bir başlangıçtı.
Ne yara vardı vücudunda, ne de direnmişti biriyle savaşa.
Ama yüzünde, insanın içini titreten bir şey vardı:
Sanki biri zorla bir ifade çizmişti... sonra vazgeçmiş gibi.
İkinci ceset kilisede bulundu.
Eller dua eder gibiydi.
Ve şimdi, o dua sadece bir kişiye ulaşabilir:
Dr. Elif Kara'ya.
Çünkü cesetler konuşmuyor.
Ama içlerinden biri, bir şey anlatmaya çalışıyor.