Yapraklarını incelediğim çiçekten gözlerimi ayırmam bir kaç saniyemi aldı. Gözlerimi çiçekten ayırıp, karşımda gülümseyerek telefonuna bakan Bade'nin gözleriyle kesişti. Gözlerimi kısıp kaşlarımı çattım. "Zorla beni buraya getirdiniz, şimdi ikinizde telefonunuzla ilgileniyorsunuz! " Dedim sahte bir kızgınlıkla. Halbuki gerçekten sinirlenmiştim ama onlara belli etmedim, sonuçta şuanda önemli işlerimi hallediyor olabilirdim. İkiside birbirine baktı ve sonunda ılgaz konuştu"şeyy Batur yakınlardaymış da oda gelse sorun olurmuuu?" diye sordu son cümleyi uzatarak. Gözleri ile ikna edici bakışlar atıyordu. Ben omuz silkerek "olur gelsin" Dedim, belki bu sayede buradan tüyebilirdim. Bade"yaa olur gelsin."dedi sesini ifadesiz tutmaya çalışıyordu fakat ben gözlerindeki parıltıları görmüştüm. Bunu duyan Ilgaz hemen masadan kalkıp telefonuyla Batur'u aramaya gitti. Bade bir süre Ilgaz'ın arkasından baktı. Daha sonra ona kilitlenmiş olan bana çevirdi bakışlarını. "Ne?" Diye sordu. Bende omuz silkip telefonuma bakmaya başladım. Bade elindeki telefonun siyah ekranından kendine bakmaya başladı. Daha sonra çantasımdan çıkardığı kırmızı rujunu tazeledi. Bade kızıla boyattığı saçlarıyla oldukça alımlı bir kadındı. Botoks yaptırdığı belli olan dudaklarında ki kırmızı ruj onu oldukça hoş gösteriyordu. Ela gözleri ve kısa olmasına rağmen maskara kullanarak hacim verdiği kirpikleriyle fazlasıyla güzeldi. O sırada ılgaz yanımıza geldi. "Beş dakikaya burada olurmuş" Desi sevimli sevimli. Ilgaz'sa tam bir esmer güzeydi. Siyah ve gür saçları, kahverengi gözleri, dolgun ve kırmızı dudakları, uzun kirpikleri ve buğday teni görüntüsünü tamamlıyordu. İkili aralarında bir sohbet başlatmıştı bense gerek olmadıkça sonbete dahil olmuyor fakat onları dinliyormuş gibi yapıyordum. O sırada aklım öğlenki işteydi. Bade ve Ilgaz tıp okuyorlardı. Bade 5. Ilgaz ise 4. Sınıftaydı.İkiside tercih sırasına aynı okulu yazdıkları için daha sık görüşüyorlardı. Ben Bilgisayar mühendisliği okuduğum için, onlarla daha az görüşüyordum ve yakında mezun olucaktım. Biraz sonra Batur mekanın girişinde belirdi. Batur sarı saçlı, kahverengi gözlü ve çok olmasada yapılı bir çocuktu. Kendisi şuanda baba parası yemekle meşguldü. Ilgaz Batur'u görünce masadan kalkıp, Baturun yanına gitti ve dudaklarına minik bir öpücük kondurdu. Ben bu sırada Bade'ye bakıyordum. Bariz şekilde kıskanmıştı. Buda benim tahminlerimin doğru olduğu anlamına geliyordu. Batur bir elini Ilgaz'ın beline koydu ve masaya geçip boş sandalyeye oturdu. "Selam kızlar" Dedi. Kısaca selamlaştıktan sonra, garsonu çağırıp siparişini verdi. Ilgaz ile batur yaklaşık yedi aydır çıkıyorlardı. Badenin Batur'a olan bakışlarını görünce artık daha da rahatsız olmaya başladım. "Ilgaz tuvalete gideceğimde benimle gelirmisin lütfen?" Diye sordum ılgaz bana bakıp, "tuvalet sağ tarafta neden kendin gitmiyorsun Derin? "Diye sordu. Derin bir nefes aldım, masadakilerin dikkatide bizdeydi artık. "Yardımına ihyacım olan bir konu var Ilgaz" Diye gözlerine bakarak konuştum. "Peki gel hadi" Dedi ve ayaklandı peşinden bende ayaklandım. Tuvalete girdiğimizde "sorun ne Derin?" Diye sordu. "Sana anlatmam gereken şeyler var" Dedim. "Derin korkutuyorsun beni neler oluyor? "dedi endişeli şekilde. " Şöyleki ben seni Bade konusunda uyarmak istiyorum"Dediğim zaman bana anlamayarak baktı. Bıkkınca nefesimi bıraktım ve "Bade bariz şekilde Batur'dan hoşlanıyor Ilgaz" Dedim. İlk önce yüzüme boş boş baktı, daha sonra gülmeye başladı. O sırada kabinlerin birinden çılan kadın bir bana birde Ilgaza baktı ve ellerini yıkamaya başladı. "Ne saçmalıyorsun Derin sen? "Ilgaz bunu bir kerelik gözlemlerime bakarak söylemiyorum, uzun süredir şüpheleniyorum." Ilgaz yüzüme iğrenedek baktı. "Derin, sen kafayı yemişsin. Bade'yi benim kadar tanımıyorsun bile! Ne kadar saçma iftiralar bunlar ya! Diye çıkıştı bana" " Öylemi siktir git o zaman ama daha sonra bana ağlama Ilgaz. " Dedim ve kapıya ilerledim. "Bade'ye konuştuklarımızdan bahsetme, şu gözlerini biraz açsan anlayacaksın haklı olduğumuda" Dedim ve tuvaletten çıktım. Masaya yönelince Bade'nin Batur'a heyecanla birşeyler anlattığını gördüm Batur'da ilgiyle dinliyordu onu. Masaya ilerledim ve çantam ile telefonumu aldım. Oradan uzaklaşmadan "görüşürüz" Dedim ve çıkışa doğru ilerledim. Arkamdan Ilgaz'a neler olduğunu sorduklarını duydum. Ilgaz'da acil bir işimin çıktığını söyledi. Ilgaz söylediklerime ters tepki vermişti,ama biliyordum içine şüphe tohumlarını ektiğimi. Çantamdan gözlüğümü çıkarıp taktım. kafenin önüne park ettiğim arabamın kapısını açıp bindim ve arabayı çalıştırdım. 🔪🩸 Pars Kaya Merter arkadaşları ile birlikte evinin salonunda oturmuş sohbet ediyordu. "Adam kız çıktı! "Dedi Efe üzgün bir şekilde. Pars konulara pek dahil olmuyordu. Aralarından Gökalp "yeter Efe senin flörtlerini dinlemekten bıktım" Dedi Efe'nin cinsel yönelimi oradakilerden çok farklıydı. Kendisi erkeklerden hoşlanıyordu, fakat ailesinin bundan haberi yoktu. Sadece yakın çevresi bilirdi. Pars Efe ile Efe'nin babası sayesinde tanışmıştı. Efe ilede diğer arkadaşları gibi bir ilişki kurduğunda Efe cinsel yöneliminden Pars'ada bahsetmişti. Pars onun kararına saygı duymuştu. Kimseyi yargılayacak hakka sahip olduğunu düşünmüyordu. Efe ona ilk bahsettiğinde Pars Efenin kendisinden hoşlandığını sanmıştı. Fakat Efe böyle birşeyin asla gerçekleşmeyeceğini söyleyince arkadaşlıkları olduğu gibi devam etmişti. Bora"vallaha bu birgün banada yükselicek diye ödüm kopuyor" Deyince Efe" Merak etme tipim değilsin, ama Kaya için aynı şeyi söyleyemeyeceğim"dedi. Pars buna karşılık "siktir git lan" Dedi Pars 1.93 boyunda,kumral,ela gözlü,Oldukça yapılı bir adamdı."Yok yok vazgeçtim ben asabi insanlardan hoşlanmıyorum" Dedi Efe Efe sarı saçlı, bal rengi gözleri, ve keskin yüz hatları ile fazlasıyla yakışıklıydı. O sırada kapı çaldı. Kapıyı açmaya giden yardımcı,kapıda Melisa'yı gördü. "Buyrun Melisa Hanım" Dedi. Melisa kızı görmezden gelerek içeri girdi ve "sevgilimm" Dedi. Melisanın sesini duyan Pars derin bir nefes verdi. Melisa içeri girince Bora, Gökalp, ve Efe'yi görünce "aa sizdemi burdaydınız"dedi.Kimse bir cevap vermeyince Melisa" Başak teyze yokmu? "Diye sordu bu sefer. " Yukarıdaydı" dedi pars kısaca. "Anladım,Kaya seninle konuşmak istediğim bir konu varda, bi gelirmisin"Pars arkadaşlarına baktı ve ve "tamam" Dedi. İkili birlikte Pars'ın çalışma odasına ilerledi. Kapıyı açıp içeri girdiler "ee ne oldu Melisa" Dedi Pars. "Sevgilim babam ile annem şu işin bir adını koyalım diye tutturdular. Annem illa Başak teyzeyi arayacağım dedi. Babam artık bir nişan kesmemiz gerektiğini söyleyip durdu. Artık nişan haberimizin yapılmasının itibarımız için-""Ben evlenmek istemediğimi söylemedim mi Melisa!!"Diye lafını kesti pars Melisa'nın. "Biliyorum am-" "Yok aması falan yok ben en başından söyledim bunu!""Anlıyor-" O sırada Gökalp'in sesini duydular. "Kaya biz gidiyoruz" Daha sonra Pars Melisa'ya"konuyu burada kapatıyorum sende açma sakın! "Dedi.Pars Melisa'yı arkasında bırakıp dış kapıya yöneldi. Arkadaşlarıı görünce duraksadı. " Gidelim biz artık işim var benimde" dedi Bora. "Peki görüşürüz"diyerek kapıyı açıp uğurladı arkadaşlarını. Onlar gidince Melisa geldi ve "Çıkıyorum ben sonra tekrar görüşürüz" Dedi ve pars'ın yanağına ufak bir öpücük bırkaıp dışarı çıktı. Pars'ta kalan işlerine devam etti...
Evettttt ilk bölüm bu şekildeydiii. Eğer yazım yanlışlarım varsa şimdiden affola.
