İçeriğe geç

Kanadı Kırık Kız

Bölüm 7 · 6 dk okuma

Kanadı Kırık Kız

Bölüm 7

Bölüm 6

Yeni bölüm geldiii sizi fazla oyalamadan bölüme geçelim oy ve yorumlarınızı bekliyorum.

Keyifli okumalar 💞

🍁🌙

Nil Hüma Saygın'dan

Sonunda taksi geldi, binip adresi tarif edip arkama yaslandım. Bugün çok yorulmuştum ama deymişti, telefonumu çıkarttım ama şarjı bittiği için kapandığını fark ettim. Zaten eve az kalmıştı o yüzden önemsemedim.

Biraz sonra taksi evin önünde durdu, parayı ödeyip indim evin kapısına yaklaştığım da içeriden bağırma sesleri geliyordu. Zili çalıp kapının açılmasını bekledim, kapı açılınca eve girdim, salona girince herkesin ayakta birbirine bağırdığını gördüm. Sesimi yükseltip

" Ne oluyor burda "

Herkesin bakışları bana döndüğünde Demir keyifle konuşmaya başladı.

" Ooo hanımefendi sonunda teşrif edebilmiş, masken düştü, bakalım bu sefer nasıl laf yetiştireceksin "

Ben anlamsızca ona bakarken Sinan bey konuşmaya başladı.

" Kızım Merve bugün seni birisiyle görmüş ileri geri konuşuyor, Demir ondan böyle konuşuyor "

" Kiminle görmüş Sinan bey "

Sinan bey telefonu alıp yanıma geldi, fotoğrafı açıp gösterdi. Erdi abi ile bilet için buluştuğumda çekilmişti fotoğraf sakin olmaya çalışarak Demir'e döndüm.

" Ee ne var bunda demir, sen bana ne ima ediyorsun ? "

Demir ağzını açmadan Eylül hanım lafa atladı.

" Ne olduğu açık değil mi ? Sen utanmıyor musun senden yaşça büyük bir adamla bu saate kadar sokakta gezmeye, birde sabah işim var diyordun gördük işinin ne olduğunu, birde dün karşıma geçip 'sizin öz kızınız benim ' diyordun olmaz olsun senin gibi kız, benim kızım Merve ve bu hiç değişmeyecek, Sinan sen de bu kızı artık savunma yarın birgün hamile de kalır bu "

Bu sözleri öz annem'den duymak çok ağır geldi, tamam bana ilk günden beri iyi davranmadı ama belki dedim birgün annem olur, o hiç tatmadığım anne sevgisini tadarım. Olmadı bu saatten sonrada hiç olmayacak

Sinan bey ve diğerlerine bakıp konuştum.

" Sizde mi Eylül hanım gibi düşünüyorsunuz "

" Olur mu kızım öyle şey ben sana güveniyorum bu fotoğrafında bir açıklaması olduğuna eminim,bana açıklama yapmana gerek yok ama bazılarını susturmak için açıkla lütfen"

Toprak, Güney Egemen sinirle annelerine bakıyorlardı. Cem ve Deniz ise dolu gözlerle bana bakıyordu. Gözümden akan yaşları umursamadan Eylül hanıma döndüm.

" Hadi tamam beni sevmiyosunuz, istemiyorsunuz ama siz bir kadın olarak nasıl hemcinsinize böyle iğrenç sözler söylersiniz, hadi Merve'yi anlıyorum o hep bu evin tek kızıymış yerini alacağımı düşündü, Emre ile Demir ergenlikten çıkamamış, ön yargılı, düşüncesiz, bencil insanlar ama siz ben size ne yaptım, sizin kaç tane çocuğunuz var Merve'nin bile öz olmadığını öğrendiğiniz de sevginiz değişmedi, beni de siz doğurdunuz tamam ilk günden boynuma atlamanızı beklemiyorum ama en azından düzgün davranabilirsiniz, birgün üçünüz de çok pişman olacaksınız, o gün geldiğinde hele ki siz Eylül hanım sakın benden af dilemeyin çünkü bu saatten sonra bu kadar çocuğa rağmen, anne olmayı beceremeyen birine anne demem ben"

Aldığım paketleri alıp hızla yukarıya çıktım aşağıdan bağırış sesleri geliyordu ama umursamadım. Şuan yapmak istediğim tek şey keman çalmak, keman çalmak üzüntümü, sinirimi alıyordu. Ruhumu dinlendiren şeylerden birisiydi. Odama çıkıp kendimi yatağa attım. Bir süre ağlayıp içimi döktüm, bu yaptıkları beni üzmekle beraber Merve'nin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için daha da hırslanmama sebep oluyordu. O üçlünün gerçekleri öğrenince yüz ifadelerini görmeyi çok istiyordum. Gözyaşlarım dinince ağaya kalkıp üstümü değiştirdim.

Kemanımı çantasından çıkartıp çalmaya başladım, çıkan her melodi

de her şeyi unutuyorum. (Medya)

Şarkı bitince arkamdan bir alkış sesi yükseldi hepsi buradaydı, daha doğrusu bana iyi davrananlar Deniz hayran hayran bakıyordu bana, onun bu hali içime oturdu çalmak istiyordu ama yapamamıştı. Ama ben öğretecektim. Sinan bey gururla bana bakarken konuştu.

" Güzel kızım çok güzel çalıyorsun, birde şey biliyorum çok kötü şeyler yaşadık akşam ama bu günü böyle bitirmeyelim hadi gel salona inelim "

" Tamam siz inin birazdan gelicem bende "

Hepsi tek tek çıktı odamdan bende, aldığım hediye paketlerini alıp salona indim 3+1 ( Eylül hanım, Demir, Emre ve Merve) 'de burdaydı. Tekli koltuğa oturup poşetleri yanıma koydum.

" Onlar ne abicim " dedi Toprak o zaman Toprak'tan başlayalım hediyesini çıkartıp, yanına gittim.

" Öncelikle size teşekkür ederim bana geldiğim günden beri bazıları gibi davranmadığınız için o yüzden benimde size bir adım atma zamanım geldi, ben oynamayı bilmiyorum ama sen çok seviyormuşsun, belki bana da öğretirsin "

Önce şaşkınca bana bakıp paketi açtı santranç takımını görünce gülümseyip bana sarıldı.

" Teşekkür ederim birtanem, sen istersen öğretirim tabiki "

Ondan ayrılıp, poşetten Egemen'in hediyesini çıkarttım.

" Geçen gün Güney ile dışarı çıktığımızda bana sizinle ilgili bazı bilgiler verdi. Senin hakkında da insanlara eşek şakası yapmayı sevdiğini söyledi, umarım bende kurbanlarından birisi olmam "

Gülerek söylediğim sözlerden sonra paketini açtı, LED lambayı görünce gülerek bana sarıldı

" Kusura bakma fıstık sen bana bu adımı attın, artık benden kurtuluşun yok ama sana ufak bir torpil yapabilirim " dedi göz kırparak

" Hadi ya bende seni bu rüşvetle kandırırım sanmıştım "

" Valla cimcime sende düştün bu şebeğin eline geçmiş olsun " dedi Güney

" Aşk olsun abi fıstığımı niye korkutuyorsun, ayıp oluyor ben kıyamam ona " Egemen yalancı bir üzüntüyle söylendi, sonra lambayı kucağına alıp yerine oturdu.

Cem'in hediyesini alıp karşısına geçtim.

" Sen benim ikizimsin aramızda bağ olsun istiyorum, bu benim en

sevdiğim kitap setlerinden birisi, eğer okursan benimle aynı şeyleri hissedebilirsin belki "

" Teşekkür ederim ikizim, bunlar çok güzeller, hem bence aramızda bağ oluşması için fazladan bir şey yapmaya gerek yok, çünkü ben sana sarılınca kendimi tamamlanmış hissettim bile "

O böyle konuşunca gözlerim doldu ağlamamak için hemen diğer hediyeme geçtim.

Güneyin hediyesini alıp yanına gittim.

" Önce hepinizin merak ettiği şeyi açıklamak istiyorum o fotoğrafta ki adam Erdi abi, Güney için buluştum onunla "

" Ne benim için mi ? "

" Evet senin hakkında fazla bilgim yok, ama dün sabah telefon konuşmanı duydum, arkadaşınla araba yarışına gitmek istiyormuşsun ve bilet bulamıyormuşsun Erdi abi bu işlerle ilgilenir, bilet için ondan yardım istedim oda sağolsun biletleri bulup getirdi bana "

Güney gözleri açılmış şaşkınca bana bakıyordu, sonra kutuyu açıp bileti inceledi.

" Ama bu ben bunu ne kadar aradım, hemde en önden kızım sen BİRTANESİN yerim seni çok teşekkür ederim beni çok mutlu ettin "

Beni kucağına alıp etrafında döndürdü, sonra yanaklarımı sıktırıp öpmeye başladı.

" Tamam tamam sakin ol ve bir daha yanaklarıma yaklaşma " diğerleri benim bu halime gülerken Güney biletleri eline alıp yerine oturdu. Sinan beyin hediyesini alıp yanına gittim.

" Sevginiz o kadar içten ki bunu bana ilk günden beri hissettirdiniz, bu akşam bile beni yargılamadan benim yanımda oldunuz, size ilk gün her şey için geç olduğunu söylemiştim, siz ise hiç bir şey için geç olmadığını haklıymışsınız 17 yıl kaybettik ama bundan sonra zamanı iyi değerlendirebiliriz 17 yılı telafi edebiliriz "

Onunda benim gibi gözleri dolmuştu, sahi bugün ne çok ağlamıştım, kutuyu açıp saate baktı arkasındaki yazıyı

- 'En iyi baba'ya ' - görünce gözünden bir damla yaş aktı.

" Seni ilk gördüğüm de bile benim kızım olduğunu hissetmiştim seni çok seviyorum prensesim bu aldığım en güzel hediye "

Gözyaşlarımı silip Deniz'in hediyesine geçtim en çok onun tepkisini merak ediyordum. Çünkü o benim küçük kardeşimdi.

" Evet buda senin aç bakalım beğenicek misin ? "

Gerçi ne olduğu belli ama olsun Deniz kutuyu açıp kemanı gördü, eline alıp inceledi isminin yazdığı yere dokundu sonra ağlarayak bana baktı.

" Yeşil rengi çok seviyormuşsun, keman çalmayı da istiyormuşsun eğer benim öğrencim olmayı kabul edersen ben sana öğretirim "

Bana sarılıp konuştu.

" Çok teşekkür ederim bu çok güzel tabiki de öğrencin olurum, sen benim hayalimi gerçekleştirmekten bahsediyorsun seni seviyorum abla " bir kal geldi abla dedi bana ben öylece ona bakarken o benden ayrılıp kemanının yanına gitti.

" Oha bana abla dedi duydunuz mu ?

Ben abla oldum "

Onlar benim bu halime gülerken ben hala Deniz'e bakıyordum. Toprak yerinden kalkıp beni kolumdan tuttu ve yanına oturttu.

🍁🌙

Evet bu bölüm de bitti

Nil Hüma' nın Eylül hanıma verdiği cevap nasıldı ?

Nil Hüma abla oldu 🤭

Diğer bölüm Merve'nin entrikasını okuyacağız 🐍

Diger bölüm görüşürüz hoşçakalın 🙋🏻‍♀️💕

Bölüm sonu

4 yorum