İçeriğe geç

Kanadı Kırık Kız

Bölüm 11 · 9 dk okuma

Kanadı Kırık Kız

Bölüm 11

Bölüm 10

Merhaba bölüm geldiiii 🤗

Her zaman ki gibi lafı uzatmadan bölüme geçiyorum ama oy ve yorumlarınızı bekliyorum

Keyifli okumalar 💞

🍁🌙

Nil Hüma Saygın'dan

Sabah alarm sesiyle uyandım bu gün okul vardı. Zorla kalkıp banyoya girdim işlerimi halledip, formamı giydim sırt çantama son günlerde okuduğum romanımı ve defter kalem koyup, aşağıya indim. Herkes masadaydı, bunlar hergün nasıl benden önce oturuyorlar masaya anlamıyorum.

" Güzel kızım günaydın gel yanıma "

Babamın yanında ki sandalyeye oturdum, babam bana baktı.

" Prensesim neyin var yüzün asık "

" Baba okula gitmesem, hem hergün çok fazla bence haftanın 2 günü gitsek yeter "

Benim konuşmamla Deniz bana döndü

" Noldu abla dün bana okuluna git ilk günden devamsızlık yapma diyordun"

" O sen okula giderken canım, ben giderken öyle değil "

Diğerleri benim bu halime gülerken ben babamın gözünün içine bakıyordum.

" Olmaz bebeğim gitmen lazım "

" Bak şimdi senle bir uzaklaştık baba benim arkamda durmanı beklerdim "

" Kusura bakma kızım okula gidilecek hadi şimdi kahvaltını yap güzelce "

Yüzümü asıp önüme döndüm, kahvaltımı bitirince Egemen, Cem, Deniz ve maalesef Merveyle beraber çıkışa yöneldik arkamdan Toprak gelip kolumu tuttu.

" Abicim bugün ben bırakayım seni okula, hem biraz konuşuruz da "

Onu kafamla onaylayıp önden çıktım Toprağın arabasının önünde beklemeye başladım. O sırada Cem'in söylenmelerini dinliyorduk.

" Arkadaş şuna bak, kızı geldiğinden beri bir rahat bırakmadınız hayır yani o benim ikizim ama en az ben görüyorum, hepsi babamla annemin suçu ne gerek var bu kadar çocuğa "

Egemen Cem'in kafasına vurdu. "Yanlız sen sondan bir önceki çocuksun, yani annem babam bu kadar çocuk yapmasaydı, sen de olmazdın "

Toprak onlara bağırıp yanıma geldi. "Zevzeklik yapmayın arabaya binin sizi şoför götürecek "

Arabanın kapısını açıp şoför koltuğuna oturdu, bende yanına oturunca yola çıktık bir süre sessiz kaldıktan sonra konuşmaya başladı.

" Santranç öğretmemi istemiştin, istersen bugün akşam oynayabiliriz "

" Olur "

Bir şey sormak istiyor ama soramıyordu.

" Sor hadi ne sormak istiyorsan "

" Çok mu belli ettim "

" Ee biraz "

" Üvey ailende ki abin Sarp onunla aran nasıldı ? "

Toprağın sorusuyla aklım geçmişe gitti, bu olaylar ortaya çıktığından beri, aklımdan çıkmıştı geçmişim sürekli aşağılama, hakaret, küfür bunlar yetmezmiş gibi dayaklar, kendi paramı kazanmadan önce bazı günler açta bırakıyorlardı ama para kazanınca, zaten onların aldığı şeyleri yemiyordum, kendim yapıyordum alışverişi, evet kendimi ezdirmeyip cevap veriyordum ama bu canımın yanmadığı yada onlardan korkmadığım anlamına gelmiyordu.

Birisine anlatmak iyi olabilirdi, ama yapamazdım bunları anlatmak için anca bir sinir patlaması yaşamam lazımdı, acılarını anlatabilen birisi değildim, hep içime atardım.

Toprağın seslenmesiyle düşüncelerimden kurtuldum arabanın durduğunu bile yeni farkettim.

" Hüma Hüma yanlış bir şey mi söyledim ? "

" Ha yok ben dalmışım sadece, Sarpla aram hiç iyi olmadı, hatta ona abi bile demezdim "

" Neden peki, yani sana birşey mi yaptı "

" Bunları anlatmak benim için zor o yüzden sorma olur mu ? "

" Peki sen nasıl istersen, seni zorlamayacağım ama şunu unutma ki sen her ne kadar beni abin olarak kabul etmesen de, ben senin her zaman yanındayım "

Bu sözler benim için o kadar önemliydi ki, yıllarca ailesi olmayan kimsesiz birisi için bu sözler, davranışlar çok kıymetliydi. Gözlerim doldu ona bakarken, gözlerinde şevkat vardı, sevgi vardı. Kendimi tutamayıp Toprağa sarıldım, önce şaşırdı bedeni kasıldı sonra oda bana sımsıkı sarıldı.

" Teşekkür ederim abi, anlayışlı olduğun için, ilk günden beri bana kötü davranmadığın için "

" Teşekkür ederim güzelim abin olmama izin verdiğin için "

Ondan ayrılıp arkama yaslandım, Toprak arabayı çalıştırıp yola devam etti, yüzünde bir gülümseme vardı gözleri parlıyordu.

" Sonunda kız abisi oldum be, bir daha abi desene "

" Niye durduk yere abi diyormuşum abicim "

Bir eliyle iki yanağımı sıktı, dudaklarım büzüştü, balık gibi olmuştum, o ise bir yola bir bana bakıp güldü.

" Tatlılığa bak ya, yanaklarını ısıra bilirmiyim "

Ben gözlerimi açıp abime baktım, sonunda elini çekince konuştum.

" Oha senin gibi sert bir adamdan bunları beklemezdim, ayrıca yanaklarıma bir daha yaklaşma "

" Sadece sana özel güzelim "

O sırada okula gelmiştik, kemerimi çözüp abime döndüm.

" Teşekkürler abicim, görüşürüz "

" İyi dersler güzelim, dikkat et "

Arabadan inip okula yürüdüm, Egemen, Deniz ve Cem çardakta oturuyorlardı, yanlarında dört kişi daha vardı. Yanlarına gidip Egemen'in yanına oturdum.

" Merhaba "

Egemen kolunu omzuma attı.

" Hoşgeldin fıstık "

Cem'in yanında oturan siyah saçlı, esmer, mavi gözlü, sert ve ifadesiz duran çocuğu gösterdi.

" Bu Baran benimle yaşıt bir sene geç başladı, bizim sınıfta "

Bu sefer kendi yanın da oturan sarışın, beyaz tenli, kahverengi gözlü gülümseyen çocuğu gösterdi.

" Bu da Onur oda sizinle yaşıt, bizim sınıfta "

Onurun yanında oturan sarı saçlı, mavi gözlü, yine gülerek bana bakan kızı gösterdi.

" Bu da İrem oda sizinle yaşıt, bizim sınıfta "

Deniz'in yanında oturan kıvırcık saçlı tatlı çocuğu gösterdi.

" Son olarak Deniz'in arkadaşı Mert Denizle yaşıt aynı sınıftalar "

Onur bize bakıp Egemene göz kırptı "Kardeşim hayırlı olsun, sevgilin mi ?"

Egemen ona göz devirip herkese hitaben konuştu.

" Bu fıstık'ta benim kız kardeşim ve Cem'in ikizi Nil Hüma "

Hepsi şaşkınlıkla bize baktı " oha lan nasıl yani ee Merve "

Bu kez Cem konuştu " Merve öz kardeşimiz değilmiş, bebekken Hüma ile Merve karışmış "

" Aa film gibi " dedi İrem

Hepsi bana bakınca rahatsız oldum ve gözlerimi bahçede gezdirdim. O sırada zil çaldı. Kalkıp sıraya girdik İstiklal marşı ve müdür beyin, yeni eğitim öğretim yılı adlı konuşmasından sonra sınıflara dağıldık, 12-C sınıfına girdik cam kenarindaki sıralardan, en arkaya Egemen ve Baran onların önüne Cem ve ben bizim önümüze Onur ve İrem oturdu. Orta sıranın en arkasında ise Merve yanında iki kızla oturmuştu ve kötü kötü bana bakıyorlardı. Evde ki üçlü yetmiyor, burda da yanında iki kişi vardı.

Topuklu ayakkabılarıyla, bir hoca girdi sınıfa yanlız kadında kendini beğenmiş bir tip var hadi hayırlısı

" Evet çoğunuz beni tanıyorsunuz, tanımayanlar için ben kimya öğretmeniniz Sibel "

Sınıfta göz gezdirip bende durdu.

" Galiba bu sene aramıza yeni katılan sadece sensin, kendini tanıtır mısın ?"

Tüm sınıf bana döndü, hayır yani hiç mi insan görmediniz niye bakıyorsunuz.

" Nil Hüma Saygın "

" Saygın ailesinin akrabası mısın, Cem'in yanına oturmuşsun, nereden tanışıyor sunuz ? "

Hocanın bu kadar soru sormasına aşırı gıcık oldum utanmasa TC mi isteyecek

" Bütün öğrencilerinizin ailesiyle ilgilenir misiniz, yoksa sadece Saygın ailesine mi özel hocam "

" Merak ettiğim için sordum ayrıca her şeye cevap veren öğrencileri sevmem "

" Bende her şeyi merak eden insanları sevmem "

" Terbiyesiz "

Ona göz devirip, kulaklığımı telefona bağladım ve müzik dinlemeye başladım, hocada ders anlatmaya başladı. Üvey ailemle yaşarken onlarla muhattap olmamak için kendimi derslere vermiştim, bazende eve geç gitmek için sanat merkezinde işim bitince oranın sorumlusu Hacer ablaya gider bana ders çalıştırmasını isterdim oda beni kırmaz çalıştırırdı. O yüzden 12. Sınıfın konularını çok önceden bitirmiştim, hatta üniversite düzeyinde sorular çözüyorum, o yüzden ders çalışmama veya dinlememe gerek kalmıyordu, hoş sevdiğim dersleri dinlerdim ama hocaya da gıcık olmuştum. Bir süre sonra uykum gelince kafamı sıraya koyup uyudum.

Birisi saçımı okşayıp yanağımı öpünce uyandım, baktığımda Cem bana bakıyordu.

" Hadi kalk güzelim öğle arası oldu, diğerleri kantine indi, bizde inelim "

Etrafıma baktım sınıfta sadece ikimiz kalmıştık.

" Tamam sen in ben önce lavaboya gideyim sonra gelirim "

" Tamam ikizim kantin en alt katta "

Kafamı sallayıp kalktım yerimden telefonumu da alıp lavaboya girdim, işimi bitirince ellerimi yıkarken Merve ve yanındaki iki kız içeriye girdi. Ellerimi kurulayıp çıkacakken, kızlardan birisi önüme geçti.

" Tanışmadık tatlım ben Buse "

Diğer kızı gösterip " Bu da Demet biz Merve'nin yakın arkadaşlarıyız Merve olanları anlattı, onun canını sıkan bizimde canımızı sıkar, şimdi Merve'den özür dile bizde sana bulaşmayalım "

Kollarımı bağlayıp duvara yaşlandım. Tamam belki gücüm bir erkeğe yetmezdi ama kızları halledebilirdim, ayrıca dayak yiye yiye bir şeyler öğrenmiştim, evet sayıları benden fazlaydı ama onları affallatıp burdan çıkabilirdim.

" Özür filan dilemiyorum, şimdi önümden çekil, beni uğraştırma "

" Hahaha duydunuz mu kızlar, galiba bu kız fazla salak gösterelim bakalım kim kimle uğraşıyormuş "

" Peki kızlar ben sizi uyardım, benden günah gitti "

Buse denen kız bana tokat atacakken elini tuttum diğer eliyle saçımı tutunca diz kapağımla karnına vurdum, o karnını tutup yere eğilirken, Demet arkamdan ellerimi tutup durdurdu, Merve önüme geçip bir tokat attı. İşte şimdi bittin kızım sen, zaten sana ilk günden beri ayar oluyorum arkamdaki kızın dizine sert bir tekme attım o affallayıp ellerimi bırakınca, Merve'nin karnına yumruk attım buse yanıma gelip bacağımın arkasına tekme attı ben yere diz çökünce, Merve bir tokat daha attı alnım lavabonun mermerine geldi, busenin ayağını tutup çektim o yere düşünce demetin ayağına çelme taktım o da demetin üstüne düşünce ağaya kalkıp Merve'nin kolu arkasına doğru kıvırdım, diğer elimle saçını çektim, o kadar sert çekiyordum ki bağırmaya başladı, kızlardan yardım isteyince onlara döndüm.

" Sakın karışmayın, yoksa daha beterini size yaparım "

Sinirli halimden korkmuş olmalılar ki yerlerine sindiler, tekrar Merve'ye döndüm diz kapağının arkasına tekme atıp yere düşürdüm önüne geçtim. Yüzüne bir yumruk attım, dudağı patlamıştı, tekrar saçlarını çekip konuştum.

" Bana bak kızım bu zamana kadar sabrettim, eğer bana bulaşmasaydın yine dokunmazdım, bundan sonra ayağını denk al bir dahakine bu kadar iyi davranmam anladın mı ? "

Merve kafasını salladı hızlıca ellerimi saçından çektim elimde kalan saç tellerini temizledim aynaya baktığımda kaşım kanıyordu kanı temizleyip dışarı çıktım, koridordan geçen birisine revirin yerini sordum. Bu sırada telefunum çaldı, tanımadığım bir numaraydı. Açtığımda Cem'in telaşlı sesini duydum

" Hüma nerdesin, bir şey mi oldu ? "

" Birazdan geliyorum Cem "

Birşey demesine izin vermeden kapattım numarasını da 'İkizim 💙 ' olarak kaydettim. Reviri bulup kaşıma pasuman yaptırdım, revirden çıkıp en alt kata kantine indim etrafa bakıp bizimkileri gördüm, önce kendime bir tost, soğuk çay ve çikolata aldım sonrada onların olduğu masaya geçtim. Kaşımı ilk fark eden Deniz oldu

" Abla kaşına noldu ? "

" Bir şey olmadı ablacım sadece küçük bir tartışma çıktı "

Egemen telaşla konuştu " kim, kimle kavga ettin isim ver bana "

Ben onun bu haline gülerken Cem konuştu " güzelim kiminle kavga ettin gerçekten "

" Merve ve yanında ki kızlarla "

" Başka bir şeyin var mı, ağrın filan istersen hemen eve gidebiliriz "

" Hayır bir şeyim yok, eve gitmeye de gerek yok ayrıca gözlerinizi üzerimden çekerseniz yemek yiyeceğim "

Herkes gözünü üstümden çekti, sohbet ederek karnımızı doyurduk gerçi ben pek konuşmadım ama iyi insanlara benziyorlardı, İreme pek ısınamadım ama olsun, zaten Onurla İrem kuzenmiş ders zili çalınca sınıfa çıktık, ders başlamıştı ama Merve ve kızlar yoktu.

Okul sonunda bitince şoför geldi arabaya binip eve gittik. Kapı açıldığında yine içerden bağırış sesleri geliyordu. Salona girdiğimde Eylül hanım bağırarak bir şeyler anlatıyor arkasında ki koltukta ise ağlayarak Merve oturuyordu yanağı attığım yumruktan dolayı morarmış dudağındaki yara kurumuş, saçları karışmıştı.

Benim geldiğimi gören Eylül hanım hızla yanıma gelip bana tokat attı başım yana düştü, kafamı tekrar kaldırıp gözlerine baktığımda orda saf bir nefret gördüm.

🍁🌙

Evet bu bölümde bittii

Kavga sahnesi nasıldı ?

Sonunda Toprak' ta abi oldu 🤭

Eylül hanımın Nil Hüma'ya tokat atmasına ne diyorsunuz ?

Yeni bölümde görüşmek üzere hoşçakalın 🙋🏻‍♀️💕

Bölüm sonu

4 yorum