Yıl 2007
Odasında oyuncaklarıyla oynayan, 7 yaşında ki bir kız çocuğu... oturma odasında Yarbay Babasını, dolu gözlerle bekleyen annesi... orta durumlu bir ailede yaşıyordu Alev. Babası Yarbay Süleyman Şah idi. Annesi Makbule Şah ev hanımıydı. Kocası ne zaman göreve çıksa, Makbule'nin yüreğine ateşler düşüyordu. Kocasından aylardır haber alamıyordu. Kimse ne olduğunu kurallardan dolayı söyleyemiyordu. "Şehit mi? Allah'ım ne olursun yüreğimde ki ateşi söndür!" Diye ağlıyordu komşusuyla oturduğu oturma odasında.
Odasında oyuncaklarıyla oynayan Alev, elinde ki oyuncak bebeği yavaşça yere bıraktı. Acaba babası neredeydi? Alev minik adımlarıyla kapıya doğru ilerledi. O ilerledikçe annesinin ağlama sesleri daha da yaklaşıyordu. Alev kapıyı yavaşça açtı ve merdivenden oturma odasına indi.
"Anne! Babam ne zaman gelecek? Ben bugün onunla uyumak istiyorum! Bana masal okuyacaktı." Annesinden yanıt alamayan Alev tekrar; "Anne!" Diye seslendi annesine. Annesinin yüreğinde ki ateşi daha çok körüklüyordu bu sözler. Bir anda oturma odasını pencereden mavi ve kırmızı ışıklar, siren sesleri doldurdu. Annesinin gözleri büyüdü. Alev merakla etrafına bakındı.
Alev koşarak perdeyi araladı ve camdan baktı. Evin önünde siyah lüks bir araba, arkasında ise ambulans vardı.
Annesinin ağlamaları artık haykırışlara dönüştü. Süleyman'ın adını haykırıyordu ağlayarak. Lüks siyah arabadan iki tane subay indi. Biri kadın, ikisi erkek. Ambulansdan görevliler yavaşça indi. Evin dış kapısına yaklaşıyorlardı.
"Oleyy! Babam geldi! Anne babam geldi neden ağlıyorsun?"
Alev koşarak kapıya gitti. Zil çaldı. Alev'in boyu kapının koluna yetmiyordu. Oturma odasında ki komşu geldi ve kapı kolunu indirip kapıyı açtı. Artık komşunun da gözlerinden yaşlar gelmeye başlamıştı. Annesi, salondan koşar adımlarla çıkıp kapının önüne geldi. Karşısında üç tane subayı görünce dizlerinin bağı çözüldü. Ellerini dizlerine vurarak; "Süleyman!" Diye haykırdı adını.
Alev olanları hala kavramaya çalışıyordu. 7 yaşında bir çocuktu daha. Babasının kokusuna doyamamıştı. Babası ona verdiği sözü yerine getirememişti.
Alev artık anlamıştı...