İçeriğe geç

KAN KATİLİM

Bölüm 4 · 5 dk okuma

KAN KATİLİM

Bölüm 4

Tozlu kalp

(beğenmeyen varsa kendi hayaliyle devam edebilir)

——————————————————————————

KA(A)NIN ANLATIMIYLA…

Bazen hayal görüp o hayalde yeni bir yaşam sürdürmek istersin, şu anda tam olarak bunu istiyorum.

Hatice ilk defa kas görmüş gibi şaşkınlıkşa ve garip bir sırıtışla beni izlerken arkada kıkırdaya kıkırdaya bizi izleyen annemi görmem uzun sürmedi “anne” dedim boğuk ve hırlayan bir sesle “oğlum. Beğendin mi Hatice'yi” dediğinde neredeyse oturup ağlayacaktım “Hatice hanım gözlerime bakabilir misiniz?” Dediğimde sarı saçlarını sallayarak büyük bir özgüvenle gözlerime baktı “buyurun Kaan. Bey” dedi bey kısmına vurgu yaparak “içeri geçer misiniz lütfen annemle beraber” dediğimde tebessüm ederek içeri geçtiler

“Anne ben dışarı çıkıyorum mağlum sevgilimi çok özledim” diyerek koltuğun üzerindeki ince beyaz gömleği üstüme giymeye başladım “Nasıl yani senin sevgilin mi var?” Diyerek mahçup bir yüz ifadesiyle bana bakarken Hatice ise anneme öfkeli bakışlar atıyordu. “Eğer sen bugün evime apar topar gelmeseydin güzeller güzeli sevgilime tanışabilirdin” dedim öfkeyle “oğlum ben ne bileyim şu suratsız arkadaşın bizi bugün için sana gelmemizi söyledi. Bende gelirken Hatice kızımıda getirdim” dediğinde suratsız arkadaşımın Hakan olduğunu anladım. Ben diyorum yarın çağır Hakan diyor yok bugün!

“Çok iyi yapmışsın anneciğim hazır gelmişken Hatice hanım ile beraber sevgilimle tanışın” diyerek öfkeyle evden çıktım hayır eve geldiğini anlıyorum ama Haticeyle evlenmeyeceğim dememe rağmen onunla beraber gelmiş!

Hızla giderek garajın kapısını açtım bir ara motorla gitmeyi düşündüm lakin sevgili daha karım olmamış karım kısa etekler giydiği için üstünün açılması riskine giremeyeceğim için arabama binmeye karar verdim. Hızla gaza basarak evden ayrılırken yolda küçük bir bakkalda durdum ve torpil aldım eve gidip Hakanın yatağında patlatacaktım. Normalde füze atardım ama birde ona mezar bulmakla uğraşamam.

🩸

Ekimin evine gelmiştim ama evinde ışık yanmadığını görünce uyuduğunu düşündüm geri döneceğim sırada küçük ışık sızıntısıyla uyumadığını anladım ve koşarak zile bastım. “Kim var lan orada!” Diye bağırdığında güldüm “kocan var burda. Gerçi daha kocan değilim ama neyse zaten olacağım” dediğimde homurdanışını duydum. “Bak Kaan beni çıldırtmak için geldiysen hiç boşuna uğraşma” dediğinde dudağımın köşesi alayla kıvrıldı

“Merak etme Seni çok güzel çıldırtacağım. Ama önce hazırlanman lazım” başta yaptığım derin imayla kızdı ardındansa şaşırdı “ne hazırlanması saçmalama” dediğinde hafifçe belinden tutup kendime doğru çektiğimde kaşlarını çatarak beni izledi “ne yapıyorsun” dediğinde onu umursamadan karnını hafif bir şekilde tuttum iyice çekerek sırtını göğsüme yasladım ardından onu omuzlarından tutarak ittirmeye başladım “Ekim hadi Ekim. çok konuşma daha işimiz var” diyerek arabaya bindirdiğimde dikkatlice ne yapmaya çalıştığımı izliyordu “Tamam. Bari nereye gittiğimizi söyle” arabayı hızla ilerlettiğimde açık camdan içeri giren rüzgardan saçları savruldu “Benim evime” dediğimde bana baktı

Ellerini şakaklarına bastırarak ”Aman yarabbim bay Kemal çıldırdı” dediğinde göz devirdim “annem gelmiş onunla tanışmanı istiyorum. Ama Haticede annemle geldi bu yüzden rolünü güzel oynamalısın ki annemin gözüme girebil. Gerçi bu pijamalı üstle biraz zor ama…” dediğimde üstündeki kıyafetlere ardından dağınık saçlarının arasındaki uydu bandına baktı “ne var yani akşam akşam uyuyor olamaz mıydım.” Dediğinde onu onayladım “Nasıl bir uyumaysa. Ordan bakınca 3. Dünya savaşına girmişsin gibi, Neyse giderken bir avmye uğrayalım bu tipini başka nasıl düzeltebiliriz hiç bilmiyorum, acaba direk sana estetik yaptırmaya mı gitsek lan?” Dediğimde koluma vurdu “saçmalama Kaan!”

🩸

EKİMİN ANLATIMIYLA…

Söylediği gibi avm ye gitmiştik üstüme siyah dar bir triko elbise almıştım. Elbisenin fiziğimi ortaya çıkartması çok fazla hoşuma gitmemişti fakat hoş bir görüntü gözüküyordu. Bir kaç makyaj malzemesi alıp arabayla giderken yüzümü bir yandan temizledim bir yandanda makyaj yaptım. Ben hazırlanırken Kaan arabadan indi ve kapımı açtı “gel gidiyoruz” diyerek elini belime koyduğunda elini ittim “tutma beni şöyle be adam!” Diyerek çıkıştığımda kısık bir sesle “Daha karım olmamış karım. Rolüne artık girsen mi?” Diyerek tekrar elini belime koyduğunda bu sefer ses çıkartmadım. Cam yansımasından ona ve kendime baktığımda boy farkımızı gördüm.

Kaan cebinden anahtarı çıkartarak kapıyı açarken benide bir heyecan basmıştı. Kapıyı sarışın bir kız açtı ve iğneleyici gözlerle bize baktı. Kaana el sallayarak tebessüm etti ardından “Hoş geldin. İz” diyerek son anda bana bakmıştı. Hemen onun arkasından simsiyah saçlı ve mas mavi gözlerle bize doğru yaklaşan bir kadın gördüm gözleri saçlarının aksine ben buradayım diyordu. Kadın bize doğru yaklaşıp elini bana doğru uzattı “Hoş geldin tatlım ben Kaanın annesi selda” Kaanın annesi olduğunu anlamıştım çünkü saç renkleri ve mavi gözleri Kaanı andırıyordu.

”Hoş bulduk bende…” dedikten sonra duraksadım “Gelininiz olacağım” diyerek ilk kadına ardından Kaana tebessüm ettim. “Umarım senin gibi güzel bir gelinim olur” diyerek yanındaki sarı saçlı kadına mahçupça baktı.

Kaan “güvercincikocuğum buraya gel” dediğinde kimsenin görmeyeceği şekilde kaşlarımı çatarak ona baktım mesleğimden dolayı bir güvercine benzetilmek hoş olmuyor!

sarı saçlı kadın büyük bir egoyla bana döndüğünde göz temasını kaçırmadan bende ona baktım “Pardon, sanki ben seni bir yerden tanıyorum ya?” Dediğinde tebessüm ettim “Haber spikeriyim. Belki beni televizyondan görmüşsünüzdür” dediğimde büyük bir heyecanla başını salladı “Doğru ya. Sürekli şu katile sallıyorsun ben olsam çoktan seni öldürmüştüm, gerçi seni nasıl öldürmediyse” dediğinde Kaan cebinden bir sigara paketi çıkartıp içinden bir dal aldı dudaklarının arasına yerleştirdikten sonra cebindeki zippoyla yakarak içmeye başladı.

zipposunun üzerinde belli belirsiz kan lekeleri vardı… Çok rahatsız hissetmiştim bu durumdan.

Derin bir nefes içine çektikten sonra konuştu “Öldürmeye kıyamamıştır belkide” külliyen yalan! Mavi gözleri benim grilerimle bakıştığı zaman içimde bir ürperme oldu.

Ardından ben konuştum “Belki de katil öldürmek için plan yapıyordur” dediğimde güldü “Benim olanı benden alabileceğini zannetmiyorum” dedi kendim bile seni benden alamaz mı dedi o?

Bir şey söylemek için ağzımı açtığım zaman selda teyze sinir içinde oğluna bakıyordu “Sana inanamıyorum… nasıl annenin yanında sigara içersin” dediğinde Kaan suçlu bir çocuk gibi elindeki sigaranın izmaritini alıp avucunun içine bastırdığı zaman herkes dikkatlice ona bakıyordu “ups… sanırım elimi yaktım. Pekala bunun için Hakanı döveceğim” dediğinde Selda teyze oğluna bir psikopat gibi bakıyordu.

pardon unutmuşum, zaten tımarhanelik bir psikopattı.

“Oğlum o suratsızın ne suçu var?” Dedi Kaan “sen gelmeseydin sigaramı içebilirdim çünkü kimse kızmadı, ama Hakan yüzünden buraya geldin ve sigara içmeme kızdın bende evimi kirletmemek için sigaranın izmaritini avucuma bastırdım. Gerçi bu evde baya pis işler yaptım kirlensede bir şey olmazdı ama. Hakanı dövmeye bahane işte.” Diyerek kestirip attığında herkes ona bakıyordu “kusura bakmayın ama Hakan ki-“ dediğimde Kaan gülümseyerek bana baktı “bebeğim unuttun mu? Geçen gün bize akşam yemeği hazırlamıştı.” Dediğinde ne anlatıyor diyerek ona boş boş baktım daha sonra ise ne yapmaya çalıştığını anladım “Ahh… doğru ya nasıl unutabilirim ki. Hele o tuzlu makarnası, tam bir rezaletti!” Dediğimde rolüme çabuk alıştığım için sevinmişti

Selda teyze konuşmamızı bölerek bize baktı “Evliliğinizi ne zaman yapacaksınız” dediğinde tam konuşacaktım ki merdivenden Bir erkek inerek beni susturdu “Bu evlilik olamaz çünkü…” diyerek bağırdığında hepimiz şaşkınca ona baktık.

Bölüm sonu

5 yorum