Ben cem bey oğlunun kızı Dilan bey oğlu hayatımda iniş ve çıkışlar olsada güzel giden şeylerde vardı takı o kara gün gelinceye kadar 18 yıl önce babam batmak üzereyken babamın kanlısı olan aslan bey aşiretinin başı olan Alaattin aslanın babama yardım etmesiyle başlamıştı
daha 2 yaşımda kaderim sanki belirlenmişti babamın kanlısı olan Alaattin aslanın oğlu olan mahir aslan ile 20 yaşıma geldiğimde evlenicektim yani babam bas baya beni kanlısının oğluna satmıştı anlayacağınız daha gençliğimin baharındayken
Evlenmeye zorlanıcaktım o günden bu güne 18 yıl beçmişti 20 yaşıma girdikten 2 hafta sonra allatin beyin kapıya dayndığını gördüm ve anlamıştımki isteme gerçekleşicekti babam onlara iyi bir gelin ola bilim diye her şeyde eksiksiz bir şekilde yapmam için tembih ederdi
İsteme günü geldi çattı tabi bizim konakta öyle bir telaş vardı satırlara yazılmaz bir yandan babam telefonla konuşurken bende anneme dil dökmekle uğraşıyordum
"Anne sana yalvarırım babamı bu işten vaz geçir ben istemiyorum bu evliliği"
"Kızım canım kızım bak mahir iyi çocuk eğitimli görmüş geçirmiş biri babanda vaz geçemez bu saatten sonra anla işte"
"Anne benden 10 yaş büyük birisiyle evlenmem evlenemem neden anlamak istemiyorsunuz beni"
"Hadi sende git odana hazırlan misafirler gelmeden önce hadi ama kızım bir sürü işim var benim "
Ailemin bana sevgisi bam başkaydı evin tek kızı olduğum için beni çok severlerdi üzerime titrerlerdi ama nafile tam odama gidicekken babam telefon konuşmasını bitirip beni yanına çağırdı ve saçımı öpüp kokladı
"Ah canım kızım benim neden daha hazırlanmadın gelirler şimdi "
"Baba sen beni seviyorsun deyilmi"
"Evet kızım neden sordun "
"Baba ben o mahir denen adamla evlenmek istemiyorum daha yüzünü bile görmedim ve bende 10 yaş büyük sende biliyorsun "
"Bir şey olmaz kızım bir azdan geldimi görürsün tamam mı bir tanem"
"Tamam baba tamam"
"Hadi acele ol ve hazırlan "
Odama gidip hazırlanmaya başladım tam hazırlıklar bitiği anda konaktan içeri girmeye başlamışlardı bile hem Alaattin bey hemde eşi gülizar hanım kendilerini gere gere gidiyorlardı içeri herkes içeri girdikten sonra babam yanımıza gelip mahir in daha gelmediğini söyledi
İçimden Allah'ım inşallah gelmezde isteme iptal olur diyordumki içeri takım elbisenin bile altından görünen kıvırcık saçları olan ve kahve rengi gözleri olan bir adam içeri girdi ve babam Hah işte mahirde geldi dedi ve içeri girdi
Tamam yalan yok adam aşırı ama aşırı şekilde yakışıklıydı ve benimde dibim düşmüştü ama yelkenleri hemen suya indirmemeliydim sonuna kadar savaşmalıydım tabi yine beceremicektim bunuda
