Eski zamanlarda bir güç dengesi varmış. Bu güç dengesinin kuralları şöyleymiş:
Eğer bir insanın üzerinde ne kadar büyük bir sayı varsa, o insan o kadar güçlü olurmuş. Ama eğer sayı tükenirse, cehennemden bir iblis gelip o insanı almaya gelirmiş.
Hikâyemiz başlıyor.
Orta Çağ zamanında çirkin suratlı bir baron varmış. Bu baron çok iyi bir insanmış. Muhtaçlara yardım etmesiyle tanınıyormuş. Baronun sayısı herkesten üstünmüş.
Ama baronun çok istediği bir şey varmış: Güzel bir kadınla evlenmek.
Baron bir gün kasabada dolaşırken mavi saçlı, güzel bir kız görmüş. Kıza ilk görüşte âşık olmuş. Kızın yanına gittiğinde onun çok ağladığını fark etmiş. Nesi olduğunu öğrenmek için kızın yanına gitmiş.
Kız, annesinin iblisler tarafından cehenneme götürüldüğünü söylemiş.
Kız, baronun namını duyduğu için ona:
"Annemi kurtarırsan, her istediğini yaparım." demiş.
Baron kıza, annesini ancak bir ruh karşılığında serbest bırakabileceklerini söylemiş. Ardından kendisini feda edebileceğini söylemiş. Fakat kıza bir şart sunmuş:
"Benimle evlenirsen, anneni kurtarırım."
Kız bu teklifi kabul etmiş.
Baron cebinden iki eş yüzük çıkarmış. Bu yüzükler baronun ailesinden kalmaymış. Yüzüğü takan kişinin yüzüğü ölene kadar çıkmazmış.
Kız yüzüğü takmış.
Baron, bir süre cehennemde kalacağını ve kızın onu beklemesini söylemiş. Kız da bunu kabul etmiş.
Baron, cehennemin kapısını açmaları için iblisleri çağırmış. İblisler baronu götürmüş ve kızın annesini de serbest bırakmış.
Böylece baron cehennemde, kız ise dünyada kalmış.
Baron cehennemdeyken kızı izliyormuş.
Fakat kız sözünü tutmamış.
Baron gittikten sadece üç gün sonra kız, baronla alay etmeye başlamış.
"Şu dünyada ne kadar aptallar var! O çirkin baron benim gibi güzel biriyle evleneceğini sandı. Ne bileceğini bilmeden ona inandı. Onun sayesinde cehennemde annemi kurtardım." demiş.
Baron bunları izleyince ağlamaya başlamış.
Bütün cehennem barona üzülmüş. Cehennemdekiler baronu neşelendirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlar ama başaramamışlar.
Baron o kadar çok ağlamış ki dünyada üç gün üç gece yağmur yağmış.
Sonunda baron ağlamayı bırakmış.
Cehennemde daha çok çalışmaya başlamış. Daha çok çalışmış, daha çok güçlenmiş ve zaman geçtikçe daha yakışıklı bir barona dönüşmüş.
Fakat cehennemde kaldıkça yarı iblise dönüşmüş.
Ta ki 200 yıl sonra cehennemden çıkana kadar...
Baron dünyaya geri döndüğünde dünya çok değişmişti.
Artık kimse baronu hatırlamıyordu.
Herkesin ismi değişmişti.
Baron bunu öğrenince kendisine Kan Baron demeye başladı.
Normal kıyafetler giydi ve bu zamanda mavi saçlı kızın torunlarını cehenneme atmak için onları aramaya başladı.