Artık o küçük kedi neredeyse her gün buraya geliyordu.Her geldiğinde de karnı tok gidiyordu çünkü her geldiğinde sıkılmadan,usanmadan yem veriyordum ki artık alışkanlık haline gelmişti.Bu döngü üç aydır böyle devam etti.Tâ ki bu sabaha kadar...
Bu sabah yine erken uyandım ama artık benim için uyku düzeni diye birşey yoktu.Gece iki gibi yatıp sabah sekiz gibi uyanıyordum.Kim buna 'uyku düzeni' diyebilirdi ki?Gerçi uyku da tutmuyordu o başka bir mesele.Bugün eksik bir şey hissettim.Ahh tabi ya küçük kedi!Bugün hiç uğramadı oysaki bilmiyordu benim ona çok alışık olduğumu...Ölmüştü galiba.Gerçi nasıl yaşasın ki trafikte arabalar,sokakta insanlar,doğada vahşi hayvanlar varken? Kedi haberiyle tam dalmışken telefonuma bir mesaj geldi:
"Almira hanım biliyorsunuz ki gündemde pozitif bir vaka olan MERS-CoV hastalığı oldukça yaygın.Bu hastalığı önlemek amacıyla devletten gruplar seçmeye kararı aldık.20 yaş üstü olan herkes katılabilecek, fakat her bünye kaldıramadığı için kademe kademe test tarzı bir sınava girecek.Son tarih 08.06.2023.
Giriş başvurusu için tıklayınız;
www.*****.com.tr"
Yutkundum kaldım doğrusu.Bunu daha önce hiç düşünmemiştim.Şimdi gitmek var ama gitmek varsa ölüm de var.Aklıma direk Maral Atmaca'nın bir sözü geldi:
"Sonuçta hayat bize seçimler sunar fakat zor olanı seçmek bizim kararımızdır değil mi ama?" Gerçekten öyleydi.Gitsem acaba ne olurdu?En fazla hastalığa yakalanıp ölürdüm.Koca bir kahkaha patlattım.Bu mesaja cevap vermem gerekiyordu fakat tarihte yaklaşıyordu tam bir ay vardı gerçi bugün ayın kaçı ki?Saatime baktım ve mayıs ayında olduğumuzu öğrendim.Tal bir ay bir gün vardı.Anlaşılan kararımda aceleci olmam gerekiyordu.