İçeriğe geç

Kalpten Sevmek

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Kalpten Sevmek

Bölüm 8

B. 8

Sanki o istedi Ömer'den Mavişi kaçırmasını hah.Kapıları ardı ardına yoklayınca banyoyu buldum. Temiz havlular, şampuan ve duş jelleri hazır edilmişti benim için. Küvet çok cazip gelse de yorgunluğum izin vermemiş hızlı bir duş sonrası kendimi temiz çarşaflara atmıştım. Yalnız sanki kendi evimdeymiş gibi uyumam dakikalarımı almamıştı. Bunda odaya sinmiş mis gibi tarçın kokusunun da etkisi büyüktü. ___________________________________________Ertesi gün uykumdan kapımın sertçe çalınışı ile uyandım fakat cevap veremeden bir kız odama paldır küldür dalmıştı bile. Yuh! Noluyor böyle? Fadik: Ohhh Allah'ım sana şükürler olsun ölmemiş. Tü tü tü... Eli ile kulağını çekip kapıya tıklatıyordu deli mi ne? Fadik: Çağın Ağam yarım saattir kapını çalıyorum uyanmak neyin bilmedin. Sanki kış uykusuna yattın canım. Ağam ellemeyin dinlensin dediydi de öğlen oldu millet aşağıda seni bekler prova var, takı seçimi var var oğlu var. Ağam Van'ın çarşısını konağa dökmüştür ha. Artık daha fazla kendimi tutamadım bastım kahkahayı. O kahkaha hiç tanımadığım bir adamla evlenicek olduğumu hatırlamamla hıçkırıklara dönmüştü. Kızda panikle alt kata koştu. Kapım yeniden açıldığında bu sefer Maviş gelmişti. Maviş: Enişte neyin var? Bu boşboğaz canını sıkıcak bir densizlik ettiyse bağışla. Hep dilindedir kalbi temizdir vallahi. Fadik: Affet kötü bişi dedim? Yok demedin, öyle içimde birktirdiklerim patlak verdi iyiyim. Giyinip geliyorum aklınız bende kalnasın Maviş. Maviş ve Fadik çıkınca banyoya attım kendimi yüzüm gözüm şişmişti uyumaktan. Soğuk su ile biraz olsun şişliği almak için bol bol kullandım suyu. Sonrasında dün giydiklerimi gitmek zorunda kaldım. Çünkü başka kıyafetim yoktu burda. Alt kata indiğimde Fadik haklıydı, Bu adam tüm Van'ı buraya toplamıştı. Cevriye: Oğlum ilişmezdim de düğün telaşı senin karar vermek icap eden şeyler var. Fadik ağana yiyecek bişiler hazırla haydi kızım. Gerek yok buyrun seçelim. Cevriye: Zaten hastalık geçirmişsin hayatta olmaz önce sağlık oğlum. Takım elbiseni seç önce, denersin terzi gerekeni yapar. Haaa unutmadan Bozkurt senin için bir yüzük seçmiş ama beğennezse dilediğini seçsin diye tembihledi. Bu kadın umarım göründüğü gibi biridir. Emine cadısı hiç böyle yaklaşmamıştı bana. Böyle işte şey gibi.. Anne. Neyse ne bakalım koskoca ağa kaşıkçı elması çakması bir yüzük yollama dan duramamıştır, tecrübe ile sabit çünkü. Eline tutuşturdukları kadife kutuyu açtığımda gözlerime inanamadım. Bu çok şık, zarif bir yüzüktü. Hiç böyle birşey beklemediğim için şaşkındım. Cevriye: Beğenmedin mi? Başka bakarız oğlum. Yok çok beğendim, teşekkür ederim. Cevriye: Oh çok sevindim Bozkurt'um bizzat kendisi seçmiş. Al bir şok daha. Resmen konağa, bir mağaza giriyor, bir mağaza çıkıyordu. Maviş ve benim için seferber olmuşlardı. Onun yüzü gülüyorken ben durgundum. Yarın gece başıma ne gelicek hiç bilmiyordum ve bu beni geriyordu. Maviş: Enişte şey pardon dürttüm ama duymuyorsun beni. Efendim dalmışım, birazda yoruldum. Maviş: Önemli değil şey seçimi kaldı bir tek. İç çamaşırı gecelik filan. İstersen ben senin için seçebilirim, yani kendime ne alırsam sanada alırım. Üstüruplu bişilerde seçerim pijama falan. İyi olur teşekkürler. Hevesle seçmeye gittiğinde sonunda bende biraz başımı dinlemeye karar vererek bir Türk kahvesi isteyip avlunun kuytu bir köşesine çekildim. Fadik: Çağrı ağam kahvenin yanına lokumdur, çikoltadır herşeyden doldurdum. Soğuk vişne şerbetindende koymayı ihmal etmedim. Sonra bir anda susup üzgün üzgün baktı yüzüme. Teşekkürler. Ne çok teşekkür ettim ben bugün! Fadik: Şey sen beni sevmedin dimi? Çok konuşuyorum diye mi? Sabah öyle daldım odaya ondan mı? Ağladı ağlıycaktı kız. Allah'ım ben nereye düştüm böyle. Hayır Fadik sevdim tabiki, niye sevmeyeyim. Kolay şeyler yaşamıyorum aylardır. Sakın sen üzerine alınma olur mu? Fadik: Sende haklısın, haklısınız tabi ağam benim şapşallığım affedesin. Ağam deme bana Fadik, abi de lütfen. Fadik: Olmaz ki hanım anne kızar hem. Kızmaz kızmaz ben söylerim. Hadi işine bak laf işitme. Kafası ile onay verip koşarak ayrıldı yanımdan. Bende getirdiği şeylerin tadına baktım kırılmasın daha fazla diye. Alış veriş meselesi bitmiş akşam yemeği durgun bir şekilde yenmişti, Ömer bile çok sessizdi. Bozkurt yemeğe katılmamıştı. Sorun ne? Ömer: Sorun yok, ne sorun olucak? Ömer hadi ama bir saat önce şakıyordunuz mutluluktan. Şimdi cenaze.. Birine bişi mi oldu? Ömer: Sakin ol herkes iyi tasa etme. Bişi oldu aslında iyi mi kötü mü zaman göstericek. Ne oldu çatlatma insanı. Ömer: Abim beni evlatlıktan red etti. Yani artık Kara Aşireti'nin bir mensubu değilim. Annen buna asla izin vermez Ömer. Cevriye: Malesef verdi evladım. Kan davası bitti fakat işte Ömerle seni harcadılar bu uğurda. Bir an kısa bir an sevinmiştim. Eğer Ömer red edilmişse bu evliliği zorunlu kılacak şartlar değişti sanmıştım, yanılmışım. Ömer: Senin için değişen bişi olmadığı için çok üzgünüm. Önemli değil, ben odama çekiliyim. Yarın düğün var malum. Kaderimde bu düğün yazıyordu, kaçış yoktu. Bölüm Sonu.... Yeni bölümde görüşmek üzere👋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.