Sanki yıllardır sığınağımdı Bozkurt'un göğsü. Öyle rahat ve huzur veriyordu ki iyice sokuldum, sığındım ona. Belki Bozkurt şansım olur, severim eşim olan bu adamı. Söylesene can yoldaşım, yol arkadaşım ol diyen adam yakar mı canımı? Nolursun Bozkurt göründüğün gibi olduğun gibi bir adam ol. Yıkma viran eyleme kırık kalbimi, bir kez daha gücüm yok. Korkma ne görüyorsan oyum. ___________________________________________Yol boyunca stres ve yorgunluktan öyle mayışmışım ki uyuya kalmışım. Sabah gözlerimi iki gündür yattığım odada açmıştım. Gerinerek ayılmaya çalışırken üzerimde rahat pijamalar olduğunu fark ettiğim an gerildim. Beni dün gece o mu soyup giydirmişti? Günaydın Çağın, dinlene bildin mi? Koltukta oturmuş kahvesini yudumlarken elindeki tabletten işle ilgili olduğunu düşündüğüm belgeleri inceliyordu, bende onu. Hı hı yani dinlendim. Beni sen mi giydirdin? Tek kaşı havaya kalktı, sorduğum sorunun abesliniği fark etsemde geç kalmıştım. Elbette ben giydirdim Çağın, başka kim giydire bilir benim eşimi pardon? Yok lafın gelişi işte. Ben duş alıp geliyim hızlıca. Tamam bekliyorum seni, sofra hazır bizi bekliyorlar. Duş sonrası giyinme odasında benim için hazırlanmış rahat kıyafetlerden keten gömlek, pantolon takımı seçip giyindim. Gözüm parmağımdaki yüzüğe takıldığında ensemde bir nefes hissettim. Beğendim demişsin ama beğenmediysen birlikte gider seçeriz yenisini. Hayır çok zarif tam benim zevkim. Nasıl istersen, kahvaltıdan sonra baş başa konuşalım mı? Olur. Çağın sen böyle muhlis bir insandın da benim niye haberim yoktu! Kedi gibi bişi oldum ben kedi! Merdivenlerden inerkende yemek odasına geçerken de elini sahiplenici bir şekilde belime dolamış beni yönlendirmişti. Önce benim sandalyemi çekip öyle oturdu. Masada bu sefer tanımadığım bir kaç kişi daha vardı. Bozkurt buyrun afiyet olsun demeden kimse çatalına bile dokunmadı. Afiyet olsun. Dedim resmen dilim içime kaçmıştı. Cevriye hanımın bana seslenmesi ile koptuğum gerçekliğe geri döndüm. Cevriye: Nasıl oldun oğlum? Akşam hepimizi korkuttun. İyiyim teşekkür ederim. Cevriye: Bu arada masadakileri düğünde gördün ama hatırlayamazsın. Bülent Bozkurt'un amcası, yanındaki eşi Nesrin kızları Dolunay. Memnun oldum. Dolunay'ın bakışları öyle bir nefret doluydu ki annesi kızını dürtmek zorunda kaldı. Nesrin: Memnun olduk yengesi, kusura kalma ben dobra bir kadınım. Bozkurt'umuzun yanına düşmanımızın eski eşinide hiç hayal etmemiştik ama. Bozkurt eli yumruk olarak masaya indiğinde ben dahil herkes yerinde sıçramıştı. Amca seni patavatsız karın ve arsız kızın konusunda uyarmıştım. Şartlarımı kabul edip özür dileyerek döndüğünüz konağımda ne cüretle konağın yeni sahibine bu lakırtıları edebiliyor bu hadsiz! Bülent kızarıp bozarıp bin kere özür dilemişti Bozkurt'tan ve benden. Koskoca adamın çocuk gibi küçülüşünü izlemek benim için fazlaydı. Cevriye: Nesrin sen ve Dolunay Damadıma saygıda kusur etmiyceksiniz! Dolunay: Ama teyze söz vermiştin Bozkurt'la evlenicektim. Tamam dedin kuma gelmeyi bile kabul ettim. Bu kez kaş göz yapıp moraran Cevriye hanımdı. Ana bu kızın ağzı ne söyler? Cevriye: Oğlum o Çağrıyı tanımadan, hüsna olduğunu bilmeden önce konuşulan laflardı. Öyle bir sözüm yok. Teyze, amca bu ilk ve son uyarım size. Çağın benim eşim ve bu aşiretin Ağasıdır. Ona yapılan en ufak bir yanlışı bana yapılmış sayarım. Masada buz gibi bir sessizlik hakimdi. Belliki Dolunay denilen kız Bozkurt'a aşıktı. Teyzesi ve amcası evliydi ve herkes benden nefret ediyordu ne güzel. Çağın lütfen bişiler yermisin artık, tabağın olduğu gibi duruyor can özüm. İştahım yok ama denerim. Bir ara Cevriye hanım çatalımı elimden alıp bildiğin çocuk gibi beslemişti beni. Bozkurt ise bıyık altından gülerek izliyordu. Kahvaltı sonrası Fadiğe seslendi. Fadik Damat Ağanla kahve lerimizi bizim terasta içicez, orta getiriver.Fadik: Hemen ağam hemen. Geçen günkü lokumlardan da koyayım Çağın abi ağam. Olur çok güzeldi onlardan da koyarsan sevinirim. Fadik sevinçle mutfağa koltuğunda biz müsade isteyip kendi katımızdaki teraslı avluya çıktık. Bir süre sessizce kahvelerimizin gelişini bekledikten sonra Bozkurt inceler bakışları altında içtim kahvemi. Seni dinliyorum. Hep böyle mi konuşursun? Öğretmen olduğun için bu beni biraz şaşırtıyor doğrusu. Nasıl konuşuyorum ki? Tebessüm ederek devam etti sohbetimize. Böyle kısa net cümleler kurarak. Gerçi normal yaşadıklarını ve henüz bir birimizi tanımadığımız gerçeği de var. Aslında çok konuşurum, konuşurdum. Gülümle yani, saatlerce telefonda hiç susmaz sürekli anlatıcak bişi bulurdum. Gülüm halan sanırım. Dersine çalışmışsın ağam. Eşim hakkında herşeyi bilmem gerekir diye düşünüyorum. Neyse konumuza gelicek olursak izninle açık konuşucam.Sessizce onaylamamla devam etti. Evliliğimiz bizim planladığımız yada tercihimiz doğrultusunda gerçekleşmemiş olabilir. Senin içinde en az benim kadar zor olduğunu kabul etmeliyim. İşin aslı keşke klasik dizilerdeki gibi seni daha önce gördüm, aşık oldum diye bilseydim. Sana acıdığım sonucuna sakın varma çünkü acımıyorum. Sen onca acıya rağmen direnip hayatta kalmış çok güçlü bir adamsın. Güçlü hahaha çok üzgünüm ama bu beni tanımlayacak en son kelime gibi geliyor. Salak, saf, aptal ki, aptallığıma doymamış saf kalbim ve ben bugün burdayız. Çağın işin temelini en başından açık açık konuşmak istiyorum. Bu evlilik gerçek bir evlilik olucak. Ne? Korkma seni benimle sevişmen için zorlayacak tiniyette bir adam değilim. Kuma asla olmayacak, bu sebeple sen hazır oluncaya kadar seni beklerim. Elbette benimde sana alışmam ve gönlümüzün bir birine ısınması için zamana ihtiyacımız var. Ya hiç hazır olmazsam Bozkurt? Niye can özüm? Yüzüne bakılmayacak kadar çirkin, gönlü kararmış bir adammıyım senin gözünde? Hayır asla değilsin, tamda dediğin gibi yol arkadaşı olarak seçeceğim birisin. O vakit sorun yok Çağrım. Sen benim eşimsin ve benim görevim seni oladı tüm kötülüklerden koruyup, mutlu etmek. Bozkurt ben bu evde tutsak hayatı mı yaşıycam? Hayır Çağrı elbette özgürsün, bir süre tedbirli olucaz. Bugün yeni telefonun ve hattın gelicek Gül'ünü arayıp lisanı mübasiple evlendiğini anlatırsın. Telefon diyor, Gülüm'ü araya bileceğim duydun mu? Koşarak sarıldım boynuna teşekkürlerimin arasında hoş kahkasının tınısı yanağıma çarptı. Can özüm sanki çabuk alışıcaz bir birimize ha ne dersin? Utanarak çekildim kocamın üstünden, ne var kocam değil mi? İyice arsız oldun sen Çağın, iyice. Bölüm Sonu..... Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
Bölüm 11
B. 11
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.