Maya, grup masasına yaklaşırken derin bir nefes aldı. Leo zaten oradaydı, kolunu masaya yaslamış, dizginlenmemiş bir özgüvenle bekliyordu. “Hazır mısın?” diye sordu alaycı bir tonla.Maya gözlerini devirdi. “Ben hazır olmam. Sen hazır mısın, yoksa yine herkesin önünde rezil mi olacaksın?”Leo’nun kaşları havaya kalktı, gözlerinde eğlenceli bir parıltı belirdi. “Bak bakalım, küçük zeki kız. Bu sefer kim üstün çıkacak, göreceğiz.”Öğretmen projeyi detaylandırdıktan sonra Maya ve Leo baş başa kaldılar. İlk başta sessizlik hâkimdi, ama kısa süre sonra fikir çatışmaları başladı. Maya, araştırmayı mantıklı ve sistematik bir şekilde yürütmek isterken, Leo her şeyi hızlı ve “en havalı” şekilde yapmak istiyordu.“Böyle yaparsak daha hızlı bitiririz,” dedi Leo, elini masaya vurarak.Maya başını sallamadı. “Daha hızlı değil, düzgün yapmak istiyorum. Hızlı ama yanlış bir sunum bize puan kaybettirir.”Leo gülümsedi, bu sefer biraz daha alaycı ama aynı zamanda şaşkın bir gülümseme. “Sen hep böyle disiplinli miydin, yoksa bana karşı mı?”Maya dudaklarını ısırdı, ama cevap vermedi. Sessizliğiyle onu sinirlendirmek yerine, bir strateji geliştirmeyi tercih etti. Leo ise, karşısındaki bu sessiz ve dirençli tavır karşısında daha çok ilgilenmeye başlamıştı.İlerleyen saatlerde, birbirlerine tahammül etmek zorunda kalsalar da, Leo küçük bir yanlışını düzelttiğinde Maya’nın gözleri parladı; fark etmeden birbirlerine karşı minik saygılar oluşmaya başladı. Ama hiçbiri bunu kabul edecek gibi değildi.Öğle zili çaldığında, Leo hafifçe gülümsedi. “Sanırım sen düşündüğünden daha iyi bir ortağım.”Maya kaşlarını kaldırdı, dudaklarının kenarında hafif bir tebessüm belirdi. “Senin düşündüğünden daha sabırlı olabilirim.”Ve işte, nefretle başlayan bu zorunlu işbirliği, ilk küçük kıvılcımları atmaya başlamıştı…
Bölüm 2
Zorunlu İşbirliği
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.