(Ayaz yılmazın gözünden )
Kumsal benim çocukluk aşkım, ilk ve son aşkım, onu gördümde iliklerime kadar titrediğim, ilk kalp ağrımdı. Öpüştüğümüz gün beni öpmesi beni çok şaşırttı. Bidiğim yanlış ve doğruları da beraberinde götürdü. Kendimi kaybedip ilk defa cesaretimi toplayıp onu öpmeye başladım. Hiç bitmesin istedim. Öpüşmemiz bittiğinde kumsalın kırmızının en koyu tonunu yakaladığını gördüm.eliyle yüzünü kapamaya çalıştı hareket edemiyordu.habire hıçkırıyor asla tek durmuyordu.
-ş şey (bi hıçkırık) b benim (bi hıçkırık) o odamda y yemeğim v vardı b ben g gidiyimmi?
-kum tanesi zaten senin odandayız
-o o z zaman m mutfakta (bi hıçkırık) b ben k karıştırdım
-sakin mi olsan
-k kim sakin d değil e en sakin b benim (bi hıçkırık)
-kötümüydü
-ne kötümüydü
-öpücüğüm
-hayır çok g güzeldi
-cidden mi
-b ben g gidiyorum(bi hıçkırık)
Mutfağa kaçmıştı. Utangaç biri olduğunu tahmin edersek bu en iyi haliydi. Mutfağa yanına gittim. Habire bişiler söyleyip duruyodu ben tek şunu duydum.
-çok güzeldi
-cidden böylemi düşünüyosun?(sırıtıyodum)
-şey evet abi
-bidaha abi dersen sana bi süprizim olucak
-ne süprizi
-inşallah ailenin yanında bana abi dersin bana güzelim
-şey biz şimdi neyiz
-ne olarak görüyosun bizi
-şey
-anladım tamda ondanız artık
-yani sevgilimiyiz?
-evet güzelim
Gözlerindeki parlamayı görebiliyordum. Kucağıma alıp döndürdüm. Ve işte uzun zamandır cesaret edemediğim şeyi şimdi söyleyebilmiş ve artık sevdiğim kadını gizli sevmek zorunda kalmıycaktım ağzımdan tek bi söz çıktı.
"Seni çok seviyorum kum tanesi"