İçeriğe geç

Kalp Ritmi

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Kalp Ritmi

Bölüm 5

5. Bölüm : Kalp Ritmi

*Ben yürüyen bir bedendim.*

***

Aşıkların yaptığı en büyük hata , bir saniye mutlu olabilmek için ömür boyunca pişman olacak kararlara " Evet " diyorlar.

Bir saniye gözlerime bakıp " seni seviyorum " demen için ömürümü verirdim . Ama eskiden. Şimdi... Şimdi gözlerime bakmak istesen gözlerimi kaçırırım.

hani derler ya " sevmediğin insanın bin doğrusunda bir yalan ararsın , sevdiğin insanın bin yalanında bir doğru ararsın."

bazen bir doğruyu dahi bulamazsın...

***

- BORA -

Arabayı daha önce ulaşamadığım hızda kullanıyordum , onlara ulaşmam gerekiyordu . Ailem dediğim insanlara ulaşmam gerekiyordu.

Meğersem onlar benim ailem değillermiş çocukları olmuyor diye daha çok küçükken evlat edinmişler beni, şimdi ise annem 19 yıl sonra hamile kalınca bu tüm gerçekleri kısa ve uyduruk bir kağıda yazıp ülkeyi terk ediyordular.

Kafamın içi kıyametti . On dokuz yılımı , onca anıyı , onca yalanı tek bir kağıda sığdırıp terk ediyordular beni.

Bir insan onca yıl bakıp büyüttüğü birine nasıl bu kötülüğü yapabilidiki , daha doğrsu bir insan bir insana bu kötülüğü nasıl yapabilir.

Gözlerimden akan yaş değildi akan öfke ve hayal kırıklığıydı...

Hızı 200'e çıkarmıştım ki o an o hızı yaparken yolun ortasında yavaş adımlarla yürüyen bir kızı görebiliyordum . Ona doğru yaklaştıkca kornaya basıyordum ama duymuyor gibiydi , belki de duymak istemiyordu.

Kızla aramdaki mesafe kısalınca firene basmak sorunda kalmıştm , korkmuş olmalıki yerinde durup bana bakıyordu , önümden çekilmesi için kornaya basıyordum ama duymuyor gibiydi.

Arabadan inip yanına doğru gittim " bakar mısınız?" diye seslendim , parmaklarıyla kalbinde baskı uyguluyordu , kalp atış seslerini buradan duyabiliyordum . Kötü gözüküyordu.

Sanki nefes alamıyor gibiydi , " iyi misin? " diyerek yanına doğru yaklaşıyordum , ayakta duramayıp dengesini kaybetmek üzreyken tutum onu " İl-..." birşeyler söylemeye çalışıyordu " il-ilaç" çantasını gözteriyordu

Dizlerimin üstüne çökmüştüm o da kollarımın arasındaydı , çantasına zarzor ulaşmıştım içinde duran iğneler ne yapmam gerektiğini sorgulatıyordu .

" iğneler var çantanda . Ne yapmam gerekiyor? " parmaklarıyla kolunu gösteriyordu , şuan doktorculuk falan oynuyorduk galipa.

Sol kolunun kıyafetini sıyırıp iğneyi elime almıştım .

***

" durumu iyi mi ?" diye sordum odadan çıkan hemşireye "kız arkadaşınız mı? "

bu kadın iyi mi? durumu iyi mi? diye soruyordum kız arkadaşınız mı diye yanıt alıyordum.

" hayır. Durumu iyi mi diye sordum "

" bugün gözetim altında olacak " gözlerim kolumdaki saate bakınıyordu " ama benim gitmem lazım "

" bir yakınına haber verin o zaman " kim olduğunu bırak adını dahi bilmediğim biriydi "hastayı tanımıyorum " diye ekledim .

" o zaman gidin beyefendi" gitmem gerekiyordu ama içimde bir yerde " kalman gerekiyor" diyen bir hissiyat vardı .

Hemşire yanımdan uzaklaşırken gitmek yerine odaya girmeyi tercih etmiştim .

odanın penceresinden kalkan uçaklara bakınıyordum , o uçakların birinde canımdan çok sevdiğim iki kişi vardı beni yanlızlığa mahkum eden iki kişi .

Tek başıma tatillere bile gidemeyen ben , bir ömür boyu tek kalma ödülüyle karşıkarşıyaydım.

Gözlerim gökyüzünden bir dakika bile ayırmadığım anlarda " Neredeyim ben?" diye bir söylenti duyuyordum .

Arkamı dönüp bakındım , uyanmıştı. Gözlerindeki korkuyu uzaktan dahi görebiliyordum "kimsin sen? " hafiften ayaklanmaya çalışıyordu

" Tanımadığın biri." mantıklı bir o kadarda saçma cümlemle yanlız kalmıştım çünkü o ayaklanmış "aptal mısın?" adlı bir bakış atıyordu.

" otur." diye komut verdim , kaşlarını çatmış bir bana bir etrafa bakınıyordu " ne oldu bana ne işim var hastanede? " diye sordu

" Hastanede olduğunu bu kadar geç idrak etmen şaşırtıyor " tekrar o aptal mısın adlı bakışını attı

" Neyse otur , daha kontrolün yapılacak "

" Kontroller yapılacak derken , ben tedavi olmayı kabul ediyormuyum diye sorulmadı bana "

deli mi bu kız?

" kabul ediyor musun? diye kimse sormuyor sana zaten , tedavi olacaksın diyorlar o kadar "

koltuğun üzerinde duran çantasını alıyordu " deli misin? dinlenmen gerek anlamıyor musun? "

yanına doğru gidip onu durdurmaya çalışıyordum "pardon da kim olarak benimle böyle küstahca konuşabiliyorsunuz "

" iyiliğini düşünüdüğümden konuşuyorum yoksa adını bile bilmediğim birinden banane "

gözrengine yakından şahit oluyordum , kahverengi... Ama daha önce kimsede görmediğim tonlarda bir kahverengiydi .

" kim olarak iyiliğimi düşünüyorsun?"

teşekkür beklemiyordum ama bu saygısızlığı da beklemiyordum " iyi bee , iyilik yapmakta suç orda bıraksaydım da ölseydin değil mi? bunu mu istiyordun"

cümlemin bitişinde gözlerinin kızardığını görüyordum " Evet."

tek bir kelimesiyle derin düşüncelere dalmama neden oluyordu , gidiyordu...

Kontrol altında olması gerektiğini bile bile gidiyordu , ne oldu da bu hale gelmişti

şuan ne yapmam gerekiyordu bilmiyordum sadece içimde bilinmedik bir his peşinden gitmem gerektiğini söylüyordu .

Ama ne hakla , kim olarak peşinden gidecektim ki ?

iyi olmayı istemeyen birini iyileştiremezsin ki , onun yaralarına ilaç olamazsın ki

Tabi hiç kimsenin ilacı olmaya gerek yoktu çünkü bilinsin ki insanoğlu iyileştiği zaman ilaca ihtiyac duymaz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.