2. Bölüm : KALP RİTMİ
* Ne senle ne de sensiz olmuyor...*
" Yüreğimin derinlerinde , çiçek tohumların filizleniyor."
-Büşra Dinç
***
" Keşkelerle " başlayıp " neyselerle" kapatırız cümlelerimizi . Tıpkı ağladıktan sonra gülmek gibi .
İnsanoğlu özler , belki o kişiyi belki de o kişinin yüreğinde açtığı yaz güllerini .
"Ne kadar çok seversen o kadar çok yanar yüreğin " diye bir şey yok , " ne kadar yanıyorsa yüreğin işte o kadardır sevgin ."
***
" Sanırım ne senle nede sensiz olmuyor ." yine bir Taladro şarkısıyla baş başaydık , tam da bizi anlatıyordu ve tıpkı her şarkısında olduğu gibi.
Kırmızı ışıkta durmasıyla şarkıyı durdurması aynı anda olmuştu . O Taladroyu çok sever yani bana sevdiğini söylemişti ve hiçbir alakamız olmamasına rağmen Taladro - Dem şarkısını Aşkımızın şarkısı yapmıştı.
Aşkımızın şarkısı yerinde de aşkımız yerinde mi orası tartışılır .
Uzun bir yokuş vardı karşımızda tıpkı konuşmamız gereken ama susmayı tercih ettiğimiz konular gibi...
o kadar yabancılaşmıştık ki birbirimize , yanı başımda durmasına rağmen dokunamıyordum , konuşamıyordum ve gözlerimi çevirip aşık olduğum o gözlere bakamıyordum bile .
Direksiyonu tutan o ince uzun parmaklarına her zaman hayranlıkla baktım tıpkı şimdiki gibi .
Zamanında çok kez tuttuğum o elleri şuan tekrar tutmak istiyordum . Tek bir hamle ile elimi uzatıp ellerini sıkıca tutmak istiyordum , fakat kafamın içindeki düşüncelerim engel oluyordu.
Ben o elleri hep tutmak isterdim ama o tutmak istemez . En son ellerini tutmak için hamle yaptığımda " dokunma bana , git Dora..." diyerek hem yanından hem de kalbinden kovduğu günler geliyordu aklıma .
O günler aklıma gelince istemeden gözlerim dolmaya başlıyordu " hayır Dora. sakın... sakın ağlama. Ağladığını görmemeli" diyerek gözyaşlarımı engellemeye çalışıyordum .
Dökülen gözyaşlarımı o görmeden silmek için torpitoyu açıp peçete alacaktım ki karşıma çıkan o krem duraksamama neden olmuştu.
Hafiften gülümseyerek kremi elime aldım .
Hayat garip, az önce gözyaşlarım akıyordu şimdi ise dudaklarım gülümsüyordu.
" Bu krem..." dediğimde kısa süreliğine dönüp baktı onunda hafiften gülümsediğine şahit oluyordum , onu uzun zamanlar sonra ilk kez gülümserken görüyordum .
" Niye şaşırıyorsun tek sende yok o kremden " dudağında oluşan tebessümü kalbimin aynasına yansıyordu .
" sende olanı sıradan dandik bir şey bende olanı özel , hem de çok..." gülümsemesini saklamak için kafasını sağa sola çevirip duruyordu " aynı özellikleri taşımıyorlar mı seninki nasıl özel oluyor"
" Beninkinin derin bir anısı var , anlatsam hayranlıkla dinlersin . "
" Anlatmana gerek yok "
Gülümsemem yok olmuştu , belli ki benimle alakalı hiçbir anıyı hatırlamak istemiyordu .
" Unutmadım..." gözlerimi tam kaçırmak üzereyken söylediği bu kelime tekrardan gülümsememe neden olmuştu .
Ne garip bir şeymiş bu aşk tek bir kelimeyle hayatını mahvetme aynı zamanda da dünyanın en mutlu insanıymış gibi hissettirme yetkisi verdirebiliyor.
06.06.2021
" kapıya çık " diyordu , inanamıyorum ... elim kesildi demiştim, krem vermek için kapıma gelmişti .
şok olmuş gözlerim bir fal taşı gibi büyüyordu . Hızlıca telefonumu kapattım , dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyordum fakat ablam uyumamıştı .
parmak uçlarımla yürüyüp kapıya doğru yöneliyordum . Parmaklarım kapının kolunu indirmek üzereyken "Nereye bu saate" duyduğum ses ablamın sesiydi ,
" şey... kalemim balkondan düştü de onu almam lazım "
yapma Büşra ya yalan uyduruyorsun bari mantıklı düşünerek uydur.
" sabah alırsın . git uyu " diyerek beni odama yollamıştı .
Dışarıya çıkamamıştım ama sırf onu görebilmek için pencereyi açtım , gölgesini görebiliyordum .
Gölgesi dahi olsa onu görebilmek dudaklarımda tebbesüm veriyordu.
Hafiften eğilip kremi merdivenlerin üzerine bıraktığı ana şahit oluyordum
o an telefonuma tekrar bir bildirim geldi
- Koruyucu Meleğim
" sabah alırsın kremi "
anlamıştı dışarıya çıkamadığımı
" sabah ilk işim kremi almak olacak " diyerek yazıp yolladım ,
kremi bıraktıktan sonra motobisikletine binip gitmeye hazırlanıyordu , o an durdu kafasını hafiften çevirip odamın pencersine baktı .
Kısa bir bakıştı ama ömrümde uzun süresi olacaktı.
***
O gün bana o kremi verdikten sonra " yaralarını sardığım için mutluyum " demişti , şimdi ise o sardığı yaranın daha derinini açmıştı .
Evimin önüne geldiğimizde durdu , derin bir nefes alıp " birşey olursa ara"
"ben seni sadece ağlak mısralarımda ararım " demek isterdim ama sadece " tamam " diyip arabadan iniyordum
" iyi bak kendine " dedi...
ne katiller tanıdık öldürdükten sonra " iyi bak kendine " diyiyorlardı.
★★
"Yaşım 17 fakat sana 40 yıldır aşığım."
✨🌙