Ben Bianca doğduğundan beri ixodian 'ın gelecekteki hükümdarı olmak için yetiştirilen Bianca .Pekiya hükümdar olamassam ne olacaktı.
[YAZAR]
hükümdar Abel in küçük varisi doğmuştu. Abel çok mutluydu mutluluğunun nedeni kızının doğması değil kızının yüzünde bir yara izi olmasıydı "Benim kızım benden sonra tahta geçecek "diye haykırdı bi anda bi bilgeç açıklamaya başladı "ixodianın gelecekte ki hümdarının bu 5 bolluk senesinde doğacağını ve diğer lord ve varislerden farklı olarak bir doğum lekesiyle ,yara iziyle yada farklı göz renklerinde doğacağını düşünüyoruz" dedi.
bu sırada heyecandan yada sahte bir heyecandan eşi mile ye hiç bakmamıştı .Eşinin başında şifacılar vardı ve çok telaşlılardı "onun neyi var" diye sordu abel adını bilmediği bir şifacı "kalp atışları çok yavaş majesteleri " dedi
abel telaş yapmıştı en kıymetlisi biricik eşi mile yi kaybedemezdi o tek başına kızlarına bakamazdı.bir anda farkında olmadan gözlerinden tek tek damlalar düştü o damlalar sanki bir çiçeği yeşertmek istedi fakat bilinçsizce soldurdu o çiçeği.
biricik eşi artık yoktu abelin çok severdi eşini onsuz artık hayatının bir anlamı yoktu duacılardan biri sordu "adını ne koydunuz majesteleri izin verirseniz dularak adını kulağına fısıldayalım " dedi abel hiç beklemeden "Bianca" dedi eşi çok severdi Bianca ismini artık abel eşinin hayallerini ve sevdiklerini tek başına yaşatmalıydı.
Bianca artık 8 yaşındaydı babası onu çok kısıtlıyordu o sürekli dersler almak zorundaydı arkadaşı almazdı,oyunlar oynayamazdı ,ve en kötüsü hep elbise giymeliydi Bianca sadece savunma derslerinde giymezdi elbiseleri bu yüzden savunma dersini çok severdi hem Ugania krallığının lord ve varisleri ile birleşip yapılırdı savunma dersleri. Bir krallıkta sekiz kişi gelirdi
bunların dördü kız kalanı ise erkekti.Bir krallık kendi arasında element krallıklarına ayrılırdı Hava ,Su ,Ateş veToprak. Bianca hava krallığındandı babası hem hava krallığını hemde ixodianı yönetirdi
Uykusundan sıçrayarak uyandı Bianca bir kabus görmüştü Bianca yemyeşil bir tarlanın içerisindeydi elin kırmızı bir mücevher kalp vardı yanına simsiyah bir siluet yaklaştı ve kalbi alıp uzaklaştı"sakin ol" diye mırıldandı Bianca kendi kendine bugün mutlu olmalıydı bianca çünkü savunma dersi vardı üzerini giyindi,kahvaltısını etti ve savunma salonuna gitmek üzere babasının yaverleri ile yola çıktı
uzun ve sallantılı bir yolculuktan sonra artık savunma salonundaydı yaklaşık 2 aydır savunma dersi görüyordu . Bugün artık dövüş zamanıydı herkes salona toplandıktan sonra hoca geldi birer birer kılıçları verdi sonra herkesi ikişerli olarak eşleştirdi onu tanımadığı siyah saçları kızıla çalan gözleri veçilleri olan bir erkek çocuğuyla eşleştirdi mindere geçtiler ve duruşlarını hazırladılar karşısındaki çoçuk hızlı başladığında Bianca biran bocaladı çocuk "sen benim baş edemessin minik kız" dedi Bianca iyice bocaladı kendini toplamıştı artık savunmasız değildi "seninle baş edemeyeceğimi kim söyledi " dedi büyük bir özgüvenle çocuk kılı Biancanın sol bacağına yaklaştırdı ve Binca ani bir hamleylesağa doğru kaçıp kılıcın arkasıyla onun diz kapağına vurdu ve aynı anda ikiside ere düştü çocuk toparlanıp kalktı ve elini Biancaya uzattı "iyi oyundu güzel ve mini kız"