Gözlerimi açtığımda zifiri karanlık bir yerdeydim. Biraz bekledikten sonra gözlerim yavaşça alıştı ve ilk gördüğüm şey yerde duran bir cesetti. İdrak edemediğim şeyse burasının neresi olduğuydu. Anılar zihnime akın ederken karşımda bir pencere belirdi.
Konakçı "KALEDEKİ ESİR" oyununa Hoşgeldiniz
=>Lütfen oyunu seneryoya göre bitirin.
=>Hedef karakter gizli sona ulaştığında 100 bin dolarlık para ödülü ile asıl bedeninize geçebilirsiniz.
İlk Göreviniz
=>Cesetten kurtul ve kendini akla!
Bu nasıl bir oyundu. Acaba biri bana kamera şakası falan mı yapıyordu? Anılarım yavaşça geldiğinde ne olduğunu hatırlayabiliyordum. Üniversiteye yeni başlamıştım. Bavulumla yeni taşındığım eve varmıştım. Hatta eşyalarımı yerleştirip pijamalarımı giymiş yatağa tam yattığımda gelen zil sesiyle geri kalkmam bir olmuştu. Kapıya doğru ilerlerken kim olduğunu düşünüyordum. Kapıyı açtığımda karşımda gördüğüm kişiyle donup kalmıştım. Bişey söylemeye fırsat bırakmadan karnımda bir acı hissettim. Kafamı yavaşça kaldırdığımda ağzımdan tek bir söz çıktı
"Neden? Ben sana ne yaptımki?"
Onun söylediği sözler sanki yavaşça uzaklaşıyor gibiydi.
" BÜTÜN HAYATIMI Sen çaldııın."
Gözlerimi açtığımda ise buradaydım. Önümdeki pencereden de anladığım kadarıyla "Kaledeki Esir" oyununa girmiştim. Ana sonlarının hepsini biliyordum. Tahminimce bedenine hapis olduğum karakter oyundaki her bölümde sayısız işkencelerle öldürülen kötü karakterdi. Bu mevcut sonu değiştirmeliydim.
Oyun görevini kabul ettikten sonra düşünmeye başladım. İlk işim cesedi ortadan kaldırıp kendimi aklamaktı. Ama bunu nasıl yapacaktım? Düşününce mantıklı bir çözüm yolu pek yoktu. Kötü karakterin adı Rebecca Miller. Oyundaki dünyada önemli bir yere sahip olan Miller ailesinin iki varisinden biri ancak genellikle kötü bir davranışlar sergilediğinden her an varislik yarışını kaybedebilir. Bunu düşününce hem cesedi ortadan kaldırmalıyız hem de varisliğin elden gitmemesini sağlamalıydım. Rakibimse masum görünümlü ailenin gerçek kızı kardeşim Emma Miller.
Emma Miller ile aramızda 3 yaş fark vardı. Bense Miller ailesi tarafından 10 yaşlarımdayken evlat edinilmiştim. Emma daha 7 yaşındaydı. Ama daha o zamandan beri ben kötü o iyi olacak şekilde varis rakipleriydik. Bu yarışta Emma masum rolünü oynayarak çokça müttefik kazandı. Benim tarafımda olan çok az aile vardı. Ancak belli bir yaşa kadar gizli bir örgüt sahibi olduğumu kimse bilmiyordu. Bu da asıl bedenin varislik için yaptığı en önemli adımdı. Ancak nedense birden Emma ile aralarında kavga ve küçük kıskançlıklar ortaya çıktı. Bu da önceki sahibine kötü bir imaj oluşturdu.
Düşündükçe aslında herşeyin adil olması gereken yerde birden sarpa sardığı anlaşılıyordu. Emma'nın oluşturduğu masum kişilik sahte olabilir miydi? Ya da pis işleri onu destekleyen bazı aileler mi yapıyordu? Biraz daha düşünmeye devam edersem birileri gelebilirdi.
Boynumda asılı olan kelebek motifli düdüğü dudaklarım arasına aldım ve yavaşça üfledim anında yanımda beliren kelebek tipinde maskeli ve siyah cübbeli adamıma " Cesedi kimsenin bulamayacağı bir yere götürüp gömün kimse kanıt bulamasın ayrıca cesedin kimliğiyle alakalı bilgi toplayın bakalım kim beni öldürmek istiyormuş."
Arkamdaki maskeli adam başını hafifçe salladı ve cesedi alıp ışınlanarak kayboldu.
Hafifçe gülümseyerek zindanın çıkışına doğru ilerledim ve
" Ben geliyorum ayağını denk al GÜZEL KARDEŞİM."
