Akşam yemeğinden sonra ev sessizleşmişti.
Andrea ile Elif salonda film açmıştı.
Ava mutfakta bardakları toplarken Kenan elindeki küçük kutuyla içeri girdi.
"Ava."
Ava arkasını döndü.
"Efendim?"
Kenan kutuyu masanın üzerine koydu.
"Bir şey göstermek istiyorum."
Ava merakla kutuyu açtı.
İçinde, hazırlık maçının "Maçın Oyuncusu" madalyası vardı.
Altın rengindeki madalya ışığın altında parlıyordu.
Ava hayranlıkla baktı.
"Çok güzelmiş..."
"Yakından ilk defa görüyorum."
Kenan hafifçe gülümsedi.
"İstersen eline al."
Ava dikkatlice madalyayı eline aldı.
"Gerçekten ağırmış."
"Bu madalyayı kazanmak için yıllarca çalıştın."
Kenan başını salladı.
"Evet."
"Çocukluğumdan beri en büyük hayalim buydu."
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Kenan yavaşça konuştu.
"Ama bu madalyanın benim için başka bir anlamı daha var."
Ava merakla ona baktı.
"Ne anlamı?"
Kenan gülümsedi.
"Maçtan önce bana başarı dilemiştin."
"Tribünde beni hiç yalnız bırakmadın."
"Gol attığımda ilk seni gördüm."
"Bu yüzden bu madalya bana sadece maçı değil..."
"...o günü de hatırlatacak."
Ava'nın yüzünde sıcak bir tebessüm oluştu.
"Bu çok güzel bir düşünce."
---
Tam o sırada...
Andrea mutfağın kapısından kafasını uzattı.
"Rahatsız etmiyorum değil mi?"
Kenan gülerek başını iki yana salladı.
"Hayır."
Andrea sinsi bir gülümsemeyle içeri girdi.
"Madalyayı mı inceliyorsunuz?"
Ava gülerek cevap verdi.
"Evet."
Andrea madalyaya baktı.
"Kenan."
"Hmm?"
"Bence bunu Ava'ya emanet et."
İkisi de aynı anda Andrea'ya döndü.
"Ne?"
Andrea omuz silkti.
"Sonuçta en iyi koruyacak kişi o."
Elif de salondan seslendi.
"Bence de."
Kenan birkaç saniye düşündü.
Sonra hiç beklenmedik bir şey yaptı.
Madalyayı kutusuyla birlikte Ava'ya uzattı.
Ava şaşkınlıkla baktı.
"Kenan..."
"Olmaz."
"Bu senin."
Kenan gülümsedi.
"Biliyorum."
"Ama birkaç gün sende kalsın."
"Ne zaman görsen..."
"...o güzel günü hatırla."
Ava'nın gözleri doldu.
"Gerçekten bana güveniyor musun?"
Kenan hiç düşünmeden cevap verdi.
"Sonuna kadar."
Ava kutuyu iki eliyle aldı.
"Merak etme."
"Çok iyi bakacağım."
---
Andrea ile Elif birbirlerine baktılar.
Andrea sessizce fısıldadı.
"Bu çocuk gerçekten âşık."
Elif gülümseyerek başını salladı.
"Bence bunu artık herkes biliyor."
---
O gece...
Ava odasına geçti.
Madalyayı çalışma masasının üzerine dikkatlice yerleştirdi.
Kutuyu kapatmadan önce bir kez daha baktı.
Kendi kendine gülümsedi.
"Demek bu kadar güveniyor bana..."
Tam o sırada telefonuna bir bildirim geldi.
Kenan'dan mesaj vardı.
> "Madalya sende daha güvende. 😊"
Ava gülümseyerek cevap yazdı.
> "Merak etme. Sana kupa gibi teslim edeceğim."
Mesajı gönderdikten birkaç saniye sonra Kenan'ın cevabı geldi.
> "Kupa kadar değerli değil..."
> "...çünkü onu sana emanet ettim."
Ava ekranın karşısında sessizce gülümsedi.
Koridorun diğer tarafındaki odasında ise Kenan da aynı gülümsemeyle telefonunu kapattı.
Ve salonda oturan Andrea ile Elif...
Bu mesajlaşmalardan habersiz olsalar da aynı şeyi hissediyorlardı.
Bu hikâyede artık yeni bir dönem başlamıştı.
Artık sadece güzel anılar değil...
Birlikte kuracakları yeni hayaller de vardı.
Devam edecek... ❤️🏅📖