Eve vardığımızda ağzım açık kalmıştı resmen. Bu ev çok ihtişamlıydı ve ben kesinlikle orta katta kalmayı tercih edicektim ama bu kararı söylemem için eve girmemiz gerekiyordu bu nedenle ağzımdaki baklayı tuttum.
Evin içine baktığımda en altta salon, mutfak ve tuvalet vardı. Bence gayet büyük bir ev için boyutlarıda idealdi. Üst katta ise 2 oda vardı ve ikiside çok genişti üç kişinin kalabileceği büyüklükteydi ama ben tek kişi kalırız sanmıştım oysa, ama olsun üçlü olsun güçlü olsun aynı Efenin dediği gibi. Zaten bu katta biri erkeklerin biri kızların odası olacağına göre hemfikirdik.hem iki odanında içinde balkon ve ebeveyn banyosu mevcuttu buda evi en güzel kılan şeylerden biriydi.
Evin son katında ise 3 oda vardı 2 oda giyinme odasıydı son oda ise oyuncu odası veya hobi odası yapabileceğimiz bir yerdi. Evi keşfetme faslımız bittikten sonra hepimiz eşyaları yerleştirmeye koyulmuştuk. Kızlarla giyinme odasının hangi tarafı kimin olacak diye kura çekmiştik bana orta taraf Ada'ya sağ taraf Ecrin'e ise sol taraf denk gelmişti Ada ile Ecrin öflesede pöflesede bir şekilde bütün malzemelerimizi ve giysilerimizi yerleştirmiştik. Ardından erkeklerin durumuna bakmak için onların giysi odasına baktığımızda hala yerleştirmekle meşgul olduklarını görüp hemen alt katta en iyi odayı biz kaptık ve yatakları ,ev mobilyalarını ve makyaj masasını düzenli bir şekilde yerleştirdikten sonra herkes kendi yatağının olduğu tarafa posterlerini falan asmaya başladı. Ben ise kitaplığın boş kaldığını görerek birkaç kitap yerleştirdim kitaplığa ve sonunda tamam olduğumuzu fark edince direk kendimi kimseyi dinlemeden yatağıma atmıştım.
Neredeyse üç saat kesintisiz bir şekilde uyurken erkeklerin evde eşşek gibi anırma seslerine uyanmak tabikide beni sinirlendirmişti ve pembe pijamalarım ile odalarına baskın uyguladığım da Efe bağırdı.
"Eyvah! Güneş bizi yemeye geldi. "
Deniz ise sinirle konuştu.
"Ben sizi uyardım eşşek gibi anırmayın diye. "
Ege konuştu.
"Deniz diyen sendin, ama anıranda sendin. "
Dediği an Denizin o utanç dolu ifadesini görmemle yumuşayacaktımki onlara birden peluşları fırlattım.
"Peluş,SAVAŞI!!! "
Dediğim an Deniz sırıttı ve benle peluş savaşı yapmaya başladı,ki zaten tek ikimiz yapıyorduk tam ben peluş oyuncak atıcakken beni belimden yakaladığı gibi kollarına aldı.
"Deniz! Bırak beni. "
"Niyeymiş? Güneş hanım. "
"İşte ya! Sal beni. "
"Bekle bari odana bırakayım seni. " Onu başımla onayladım ve beni yatağıma doğru bıraktıktan sonra alaycı bir şekilde sırıtarak karşıdaki odasında yerini aldı. Allah'tan kızlar uyanık değildide,iki saat bide onların "oha", "best shipim" gibi şeyler demesini kaldıramazdım. Akşam 12 suları gibi bende telefonumu kapatıp tatlı bir uykuya bıraktım kendimi.
