İçeriğe geç

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 6

Bölüm 6 – Beklenmeyen Gece

Ameliyathanenin kırmızı ışığı yeniden yandı.

Kapılar kapanırken Leon’un hızlı adımları koridorda yankılandı.

Acil servisteki herkes onu görünce kenara çekildi.

“Hasta nerede?”

“İçeride hocam.”

“BT sonuçları?”

“Asistanınız inceliyor.”

Leon tek kelime etmeden ameliyathaneye girdi.

Kapı kapandı.

…

Ela ise odasında tavana bakıyordu.

Uyuyamıyordu.

Saat geceyi çoktan geçmişti.

Hemşire gelip serumunu değiştirmiş, ağrısını sormuş, tansiyonunu ölçmüş, sonra sessizce odadan ayrılmıştı.

Leon’un son bakışı aklından çıkmıyordu.

“Dinlen.”

Sadece tek kelime…

Ama nedense sekiz yıl önce duyduğu bütün cümlelerden daha ağır gelmişti.

Kapı yeniden çalındı.

Genç hemşire içeri girdi.

“İyi misiniz?”

Ela başını salladı.

“Profesör Bey ameliyata mı girdi?”

Hemşire gülümsedi.

“Evet.”

“Ciddi mi?”

“Çok.”

“Korkuyor musunuz?”

Hemşire birkaç saniye düşündü.

“Hayır.”

“Neden?”

“Çünkü ameliyata Prof. Dr. Leon girdiyse herkes biraz rahatlar.”

Ela hafifçe gülümsedi.

Üniversitedeyken de böyleydi.

En zor sınavlarda bile herkes Leon’un yanına oturmak isterdi.

Çünkü o hiçbir zaman paniğe kapılmazdı.

…

Saatler geçti.

Gece iki olmuştu.

Hastanenin ışıkları hâlâ yanıyordu.

Ela uyumaya çalışıyordu ama gözlerini her kapattığında üniversite yılları aklına geliyordu.

Sekiz yıl önce…

Kütüphanede gece yarısı…

Neredeyse herkes gitmişti.

Masada yalnızca iki kişi kalmıştı.

Leon…

Ve Ela.

Ela başını kitabın üzerine koymuştu.

“Yoruldum.”

Leon notlarını yazmaya devam ediyordu.

“Daha iki konu var.”

Ela iç çekti.

“Sen hiç yorulmuyor musun?”

“Bazen.”

“Belli olmuyor.”

Leon ilk kez başını kaldırdı.

“Olmasına gerek yok.”

Ela gülümsedi.

“İnsan değil misin sen?”

Leon da hafifçe gülmüştü.

“O konuda emin değilim.”

O an…

Ela’nın kalbi ilk kez gerçekten hızlanmıştı.

Belki de onu o gece sevmişti.

Bir alarm sesiyle düşüncelerinden sıyrıldı.

Koridorda telaş vardı.

Hemşireler koşuyordu.

Kapısı yarım açıktı.

İki doktor hızlıca konuşarak geçtiler.

“Profesör hâlâ içeride.”

“Dört saat oldu.”

“Damar beklediğimizden kötüymüş.”

Ela yatağında doğruldu.

Dört saat…

Leon hâlâ ameliyattaydı.

İçini tarif edemediği bir endişe kapladı.

Neden bilmiyordu.

Sanki yıllar önce kaybettiği birini yeniden kaybetmekten korkuyordu.

Sabaha karşı…

Ameliyathanenin ışığı söndü.

Kapı açıldı.

Leon dışarı çıktı.

Maskesini çıkarırken alnındaki ter damlaları dikkat çekiyordu.

Asistanı hemen yanına geldi.

“Hocam…”

“Ameliyat başarılı geçti.”

Koridordaki herkes rahat bir nefes aldı.

Leon önlüğünü çıkarırken yorgun görünüyordu.

Son yirmi dört saatte neredeyse hiç uyumamıştı.

Tam odasına dönecekken aklına bir şey geldi.

“Asistan.”

“Buyurun hocam.”

“Ela Yılmaz uyuyor mu?”

Asistan kısa süre duraksadı.

“Bilmiyorum.”

“Kontrol edin.”

Asistan şaşkınlığını gizleyemedi.

“Şimdi mi?”

“Evet.”

Leon yürümeye devam etti.

Asistan ise arkasından bakakaldı.

Hastanede yüzlerce hasta vardı.

Ama Leon ilk kez bir hastasının durumunu ameliyat çıkar çıkmaz sormuştu.

Beş dakika sonra…

“Asistan kapıyı çaldı.”

“Hocam.”

Leon bilgisayarından başını kaldırdı.

“Evet?”

“Hasta uyumuyor.”

Leon dosyasını kapattı.

“İlaçlarını aldı mı?”

“Evet.”

“Ağrısı?”

“Azalmış.”

Leon ayağa kalktı.

“Ben bakacağım.”

Koridorda sessizce yürüdü.

Odanın kapısını yavaşça açtı.

Ela pencerenin önünde duruyordu.

Üzerindeki hastane hırkasına rağmen üşüyor gibiydi.

Arkası dönüktü.

Şehrin sabaha yaklaşan ışıklarını izliyordu.

“Uyumadın.”

Ela irkilerek arkasını döndü.

“Geldin…”

Leon pencereye yaklaştı.

“Gelmek zorundaydım.”

“Neden?”

“Tansiyonun düşmüş.”

Ela hafifçe gülümsedi.

“Doktor refleksi.”

Leon cevap vermedi.

Bir süre ikisi de camdan dışarı baktılar.

Gökyüzü yavaş yavaş aydınlanıyordu.

İlk kez aynı sessizliği paylaşırken ikisi de rahatsız olmuyordu.

Ela sessizce konuştu.

“Eskiden güneş doğmadan kütüphaneden çıkardık.”

Leon’un gözleri uzaklara daldı.

“Hatırlıyorum.”

Ela şaşkınlıkla ona baktı.

“Hatırlıyor musun?”

Leon başını hafifçe salladı.

“Çoğu şeyi.”

Ela’nın kalbi yeniden hızlandı.

Demek unutmamıştı.

Belki…

Sandığı kadar önemsiz değildi.

Tam o sırada Leon cebindeki telefona baktı.

Yeni tetkik sonuçları sisteme düşmüştü.

Ekrandaki satırları okurken yüzündeki ifade bir anda değişti.

Mavi gözleri sertleşti.

Sessizce telefonu kilitledi.

Ela bunu fark etti.

“Bir şey mi oldu?”

Leon birkaç saniye sustu.

Sonra sakin görünmeye çalışarak konuştu.

“Sabah ilk iş yeni bir tetkik daha yapacağız.”

Ela’nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

“Leon…”

“Evet?”

“Gerçeği benden saklıyor musun?”

Leon ilk kez cevap vermekte zorlandı.

Çünkü elindeki sonuçlar…

Sandığından çok daha ciddiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.