Hafif bir esinti hissettim bacaklarımda. Camı da açık bırakmamıştım oysa ki. Huysuzca homurdanarak gözlerimi açtığımda kendimi otların üstünde buldum. Rüya görmeye devam ediyorum zannettim. Gözlerimi sertçe ovuşturdum. Kalp atışlarım giderek hızlanıyordu. Panik atak geçirmeme az kalmıştı.
Ayaklanıp yakınımda duran ağacın yanına giderek ona dokundum. Gerçek hissettiriyordu. Korku tüm bedenimi sarmıştı. Nereye gittiğimi bilmeden yabaşça yürümeye başladım. Panikle etrafa bakıyordum.
"KİMSE YOK MU?"
Sesimin çıktığı kadar bağırıyordum. Boğazlarım düğümleniyor ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Ayaklarım çıplak olduğu için ayağımın altında ki her şeyi hissediyordum. Ve böcekler, iğrençler...
At sesi duymaya başladığımda birinin buraya geldiğini anladım. Tam nereden geldiğini kestiremesemde hızla bir ağacın arkasına saklandım. Gelen şey iyi mi kötü mü? Ölecek miyim? Evim nerede? Nasıl buradayım?
Sesler o kadar yaklaşmıştı ki hemen yere çöktüm sanki bulunmak istemiyormuşum gibi..
"Seni duydum her kimsen kendini göster!"
Kalın bir erkek sesiydi. Çıkmalı mıydım?
"Eğer çıkmazsan buradan giderim. Bu ormanda kimse sana yardım etmez!"
Tereddütte kalsam bile yavaşça saklandığım ağacın arkasından çıktım. Karşımda siyah atın üstünde oldukça görkemli kıyafetler giyinmiş biri vardı. Atından inip bana doğru geldi.
"Kimsin, kimlerdensin?"
"Ben uyuyordum evimde gözümü açtığımda burada buldum kendimi. Bana yardım et lütfen." Sonlara doğru sesim çatallanmış, ağlamak üzere çıktı. Beni baştan ayağı süzdükten sonra belli bir müddet bana baktı. İç çekip atına bindi ve bana elini uzattı. "Ben hiç ata binmedim, binemem." Kafamı iki yana salladım. Cevap verme gereğinde bile bulunmadı.
Mecbur elini tutup ata bindim. Neresinden tutacağımı bilemediğim için önümdekine sarıldım. Kendimi sakinleştirmek için sanki motora binmişim gibi düşünmeye çalıştım.
Uzun bir yolculuğun ardından ormandan çıkmıştık. Birkaç insanın yanında geçmiştik, bana garip garip bakmaları harici bir şey yoktu. Aslında bende böyle bir şeye şahit olsam bende öyle bakardım. Saray gibi bir yere vardığımızda inmemi söyledi. Dikkatlice indim. Ardımdan o da inip önden ilerledi.
Ne yapacağımı bilemediğim için bende onun arkasından ilerliyordum ta ki iki tane koruma önüme geçene kadar. Çaresizce arkasından bakakaldım. İsmini bilmiyorum bile.
"Hey!"
"Hey! Beni unuttun!"
"Baksana arkana ya!"
Öfkeyle oflayıp önümde dikilen adamlara baktım. İkisi de koluma girip adeta beni sürüklüyorlardı. Kurtulmaya çalışıyor, bağırıyordum ama hem çarem hem gücüm tükenmeye başlayınca oluruna bıraktım. Umuyorum ki rüyadır ve umuyorum ki uyanacağım!