İçeriğe geç

KALBİMDEKİ YÜK

Bölüm 9 · 4 dk okuma

KALBİMDEKİ YÜK

Bölüm 9

9.bölüm

Öykü, Baran ve Selen arasındaki dostluk yeniden olmaya başladığında, geçmişin da, geçmişin yükleri ve kayıplarıyla yüzleşmek, her birinin içinde değişik hisler uyandırıyordu, Baran ve Öykü arasındaki kıvılcından yola çıkarak oluşan İlişkinin temelleri, kayıpların üstesinden gelmelerine yardımcı oluyordu. Ancak, her şey yüzeyde göründüğü gibi kolay değildi.

Bir sabah, Öykü, Baran ile Selenin kendisiyle gülüp eğlendiği bir video İzledi. Onların neşeli anları, Öykü'nın içinde bir kıskançlık tohumunu yeşermişti, Baran ile Selenin birlikte geçirdiği bu tür anlar, Ela'nım İçsel huzurunuzu sarmaya başlamıştı. Kaybının yükü altında hälä inliyordu ve kendini yetim hissettiği anlar, yalnız kalmanın verdiği duygusallıkla birleşiyordu.

O gün, Öykü'nün içindeki huzursuzluk ve yüzleşme korkusuyla giderek derinleşti, Kütüphaneye gittiğinde, Baran lle Selen'in sohbet ederken, birbirlerinin ruh halleriyle destek olduklarını düşünmüştü. Ama İçindeki kıskançlık duyguları, tüm sıcaklığı soğuk bir rüzgar gibi geçiyordu.

Selen, Baran'a bir konu hakkında şaka yaparken Öykü'nün gözünden kaçmadı, "Baran, seninle sinema kulübünde daha fazla vakit geçirmeliyiz. Belki de birlikte bir kısa film çekebiliriz. Geçmişi unutturmayacaktır," dedi, gülümseyerek.

Öykü'nın kalbi sıkıştı Baran'ın Selen ile geçirdiği zamanlar onu etkiliyordu, Yavaşça adım atarak yanlarına yaklaştı, "Ne yapıyorsunuz?" diye sondu, sesi hafif titrek çıkmıştı.

"Merhaba Öykü Baran, sizinle çalışmayı çok seviyor." dedi Selen, bir gülümseme ile, ama Öykü, Selen'in gözlerindeki sinsi parıltıyı fark etti. İçindeki öfke, olağanüstü bir hızla derinleşiyordu.

"Baran, benimle birlikte buraya gelir misin?" diye Öykü yüzünü ona döndürerek sordu. "Bir şey konuşmamız gerek."

Baran, ona bakarken gözlerinde kararsızlık belirdi. "Tabii ki, Öykü. Sonra görüşürüz Selen," dedi ve Selen'e bakarak yürüdü,

Öykü, kütüphanenin darin bir köşesine geçti. İçinde taşıdığı tüm hislerle yere oturdu, Baran onun arkasında, "Neden bu kadar sertsin?" dedi, Öykü'nÜn gözlerine derinlemesine bakarak,

Öykü, "Bilmiyorum. Ama Selen ile olan ilişkiniz beni hissettiğim gibi rahatsız ediyor, Ben de sevilmek istiyorum ve benim yokluğumda bu İlişki bir yüzleşme haline geldi," diye yanıtladı, İçindeki kaygı ve kıskançlıkla, yüzünden belli oluyordu.

Baran, gözlerini Öykü'yü dalarken, "Korkma, aramızdaki samimiyeti kaybetmeyeceğiz. Ama Selen ile olan dostluğumuz da önemli, Onunla birlikte bu ağır duygularla yüzleşmek zorundayız, dedi.

Öykü, içinde kaybolmuş hissetti, "Ama bu yük arttıkça, benim hislerim de içinde bir sır gibi kalmaya başladı, Bu ne kadar adll? Hangi dostluk, acı hissetme ile dolup taşarken bunu kabul edebilir?" dedi.

"Öykü, seni önemsiyorum, Ama Selen ile olan dostluğumuz da önemli, Zaman zaman bu tür kıskançlıklar doğallaşır," dedi Aydın, kararlı bir şekilde, "Kendi duygularımızla yüzleşmek zorundayız. Bu durumu açmadığımız sürece çıkış yok."

O anda Öykü , Baran'ın acımasızca bakışlarından, kalbinin içinde duygusal bir çatışına yaşıyordu, Alışık olduğu bu köşedeki yalnızlık, dostluklarının üzerine yerleştirilmiş bir yük haline gelmişti, kafasını iki elinin arasına alarak, "Belki de Selan ile olan İlişkiniz, benim İçin bir dışlayıcılık haline geliyor.

Kayıplarım bent zayıf hissettirirken, İkinsi birbirine daha yakın görmenin nasıl hissettirdiğini bilmek İstemiyorum. Benim için geçiş süresi belirsiz." diyerek düşüncelerini dile getirdi.

Baran, onunla karşıt bir bakış açısında olduğu İçin acı bir gülümseme oluşturdu. "Öykü, buna neden kayıtsız kalıyorsun? Aramızdaki bağ kısmen sırtımızdaki tabu, Birbirimizi reddetmemesiyle." dile getirdi. Ama Öykü'nün içinde bir aralık açılmıştı

Öykü, Baranın gözlerinde anlayışın yerini devraldığı bir boşluk gördü, Ama bu anlayış, ona yardım etmiyordu, "Kayıplarımın üstüne yeni bir bajaj kurmaya dalı hiçbir niyetim yok. Beni dışlaman, bunun açık bir ifadesi gibi görünüyor, dedi hüzünle.

Baran, duraksayarak bakış onun hüzün dolu gözleri içindeki boşluğu açığa çıkarmıştı. İçindeki korku, Öykü'yü bir kapana kıstırmış gibi hissettiriyordu, "Bunu istemedim, gerçekten İstemedim," diyerek biraz daha yaklaştı ve Öykü kendisini geri çekti.

O an, dostluğun korunması adına hiçbir şeyin kalmadığı gerçeğiyle baş başa kalmışlardı. "Bilmiyorum, belki de depresif bir döngü oluşturmakla çok yükümlüyüm, Duygularının hapsolmuş olduğunu hissediyorum," dedi Öykü, gözyaşları yanaklarından süzülürken.

Baran, aralarındaki İlişkiyi kaybetmek İstemiyordu ama Selen ile olan dostluğu onu zayıflatıyordu, Her iki taraf da geçmişin ağırlığı altındayken, birbirlerine bağlanamıyorlardı Aralarındaki bir çatiak açılmıştı ve artık kapatmanın nasıl mümkün olacağını düşünmekten başka çaresi yoktu.

Öykü, daha fazla başka biriyle bu şekilde olmak İstemekle dolup taşmıştı, "Belki de bu İlişkilerimiz sona eriyor," diyerek derin bir iç çekti, "Duygularımızı yanlış anlamamız; belki de İkimizin ayrı ayrı duygusal yükleri taşımayı silmemiz gerekiyordu."

Baran'ın yüzündeki ifade, karamsarlığın büyüdüğünü gösterdi, "Hayır, Öykü birbirimize Inancımızı kaybetmemeliyiz. Bu dostluğu sündürmek ve kayıplarımızla yüzleşmek için her şeyi yapmayı başarılıyız." dedi, Ama Öykü, duyduğu çaresizlik karşısında Aydınla sırtını dönerek, "Bunu yapamayacağım, Selen Tle olan İlişkiniz her zaman ön planda kalacak ve ben asla kaybetmek istemiyorum" dedi.

Baran konudan kaçtıkça kalbinin boşluğu ve içindeki hislerinin etkisi altında kalmıştı. Ona olan bağlılığına karşı kendini ifade edemeyecek kadar kaybolmuş hissediyordu. "Kayıplarımı kucaklarken yeni bir bağ kurmaya çalışmak çok derin bir korkuya neden oluyor," dedi ve Baran'dan uzaklaştı.

Baran, ondan uzaklaşırken, yüzündeki hüzün ve kaygı belirmişti. Duygularının itici gücüne dayanış dostluklarımın astağına doğru mu ilerlemeleri gerektiğini merakla sorgulamak zorundayız. Sevgilerinin ve korkularının oluşturduğu bir karmaşada çatışma yaşanıyordu.

Öykü, Baran'a karşı hissettiği kararsızlıktan yola çıkarak, gözyaşları İçinde kayıplarıma dair bir barış arayışından vazgeçmişti, Her gayin kaybolmuş gibi göründüğü bir zaman diliminde, bu ilişkiyi koruma uğraşı, kendisine ağır geliyordu. O an, sadece içsel kıyısında kaybolmuş bir akıntıda yüzen biri olduğunu hissetti.

İkisi de birbirlerinden uzaklaştılar, ama kaybetti bir şeyi yeniden bulmak İçin çabalarının sonucunda kimse bir şey elde edemeyecek. Duygularının karmaşınca haline geçmeden, birbirlerine açılmanın yolunu bulayacaklardı. Zaman geçtikçe, onlara düşmanca bir uzaklık sokulmuştu .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.