İçeriğe geç

KALBİMDEKİ YÜK

Bölüm 7 · 3 dk okuma

KALBİMDEKİ YÜK

Bölüm 7

7.bölüm

Öykü, Baran ve Selen'ın dostlukları üzerinde geçen zamanla birlikte kayıplarına dair hissiyatları yavaş yavaş değişmeye başlamıştı. Her geçen gün, birlikte paylaştıkları anlar acılarını hafifletmiş, aynı zamanda birbirlerinin iç dünyalarını daha iyi tanımalarına vesile olmuştur. Nisan ayının ortaları gelmişti ve hava, baharın getirdiği tazelikle dolmaya başlamıştı. Bu yeni mevsim, onlara umut ışığı haline geliyordu.

Bir akşam, Öykü'nın evi, kahve ve sohbetle doluydu, Selen, Öykü'nın en sevdiği birkaç filmle ilgili önerilerde bulunmaya başladı. Baran, filmlerin içindeki dramaları tartışmaktan keyif alıyordu. Ancak Öykü, o son bahar gecesinin tadını çıkarırken, kayıplarını düşünmeden edemiyordu. İçinde uzunca süre bastırdığı duyguların kabardığını hissediyordu.

O an, Selen ansızın, "Öykü, senin kaybıyla ilgili bir şey sorabilir miyim?" dedi. "Bunu konuşmak senin için acı verici mi?"

Öykü, düşündü; kelimeleri ağzında tartı. "Hayır... Ama bunun hakkında ne düşündüğünü merak ediyorum."

Selen, gözlerini Öykü'ya dikip, "Sadece kayıplarımızla yüzleşmekle kalmamalıyız, onlarla barışmalıyız, Biliyorum, kolay değil ama senin için en iyi yolu bulmalıyız." diye yanıtladı.

Baran, bu cesur yaklaşımı destekleyerek ekledi, "Kayıplarımıza saygı göstermek önemli. Bizim içsel savaşlarımızı etkileyen bir şey bulmalıyız. Geçmişin altında kalmak yerine, onunla yüzleşmeliyiz."

Öykü, Baran'a minnettarlıkla baktı. "Doğru... Geçmişle barışmanın zamanı gelmiş olabilir. Ama bunu yapmak için neye ihtiyacımız var?"

Selen, gülümseyerek, "Hadi, içimizdeki acıyı bir anlık dolaşma haline getirelim," dedi. "Belki birlikte bir anma düzenleyebiliriz. Onları anmanın yanı sıra, kaybettiklerimizi hatırlayıp iyi anılar oluşturabiliriz."

Bu fikir, Öykü'nın içindeki hüzünle birleşti. "Bilmiyorum ama onları hatırlamak beni zorlayabilir. Ama sizinle bunu denemek istiyorum," dedi, korkak bir sesle.

Baran, "Beraber yapmaya karar verirsek, bu bizim için daha kolay olacaktır," diyerek onları cesaretlendirdi.

Kısa bir süre sonra, üçü de birlikte plan yapmaya başladılar, Kaybettikleri aile bireyleriyle ilgili güzel anıları hatırlamak ve onları onurlandırmak için bir etkinlik düzenleyebilirdiler. Selen'in evlerinin bahçesi, açık havada bir anma düzenleme konusunda ideal bir yerdi.

Etkinlik günü geldiğinde, Öykü, Baran ve Selen tüm hazırlıkları tamamlamış durumda duruyorlardı. Bahçeyi süslemek için çiçekler, aile fotoğrafları ve sevdikleriyle ilgili küçük notlar asmışlardı. Ela, annesinin en sevdiği çiçeklerin orada sergilenmesini istedi ve baharın tazeliğiyle aralarındakı acıları örtmeye çalıştılar.

Toplandıkları gün, Selenin evinin bahçesinde renkli latif bir atmosfer kurulmuştu, Hava oldukça güzel, güneş aydınlık bir gülümseme ile doğmuştu. Dostluğu duyurmak ve kaybettiği hayatları hatırlamak için bir araya gelmek, küçük bir alevin büyüyerek bir ateş haline gelmesine neden oluyordu.

Öykü, Baran ve Selen, köşede otururken başlarını radyo gibi yavaşça eğdiler, Katılan aile ve arkadaşlar, sevdiklerini anmak üzere farklı hikayeler paylaşıyordu, Bazen sahnede bir arkadaş hüzünlü bir müzikle anılarını hatırlatıyor, zaman zaman birer gülüşle gülüp eğleniyorlardı.

Makbul dolu anların içinde geriye dönük hikayeler sayfalarına dökülüyor, anlar yapılan düğünlerle bağ kuruyordu. Ela, annesinin gülümseyen yüzünü düşündüğünde gözleri dolmaya başladı. "Anne, seni bu kadar sonralarda hatırlamak... keşke yine burada olsaydın," diyerek içsel bir sesle dile getirdi.

Baran, buna tanıklık ederek Öykü'nın elini sıkıca tuttu. "Senin için her zaman burada olacağım. Taleplerimiz ve sevgimizle kayıplarımızı onurlandırmak özgürüz," dedi ve Öykü'yı cesaretlendirecek kalbini ısıttı.

Böylece etkinlik, birbirleriyle kayıpları üzerindeki yüklerini paylaşmalarını sağladı. Zamanla, Öykü'nın kalbinde acıları hafifletmeyi başardıkları ışık... aslında kaybetmiş olsalar da onların hatıraları her zaman yapılacaktı. Akşam damlarken, Öykü'yü yeniden görmenin verdiği sevinç bir anda onun yüreğine yayıldı.

Konuşmalar ilerledikçe, kayıplarının arzer paylaşırken hissedilen dostluk duyguları, yeniden saklı duruma gelmişti. Zamanla, Baran ve Selenin yatıştırıcı varlığı Öykünün içindeki çiçeğe sebep oluyorlardı.

Etkinlik sona ermişti ve herkes evlerine dönecek,Öykü, dış görünümdeki kıskandığı düşüncesinden kurtularak, beraber yaşadıkları sürecin onlara neler kattığını anlamaya çalışıyordu. "Birbirimizin kayıplarını onurlandırmak, yaşamanın ve gülümsemelerin gücünü bulmamı sağladı." dedi Baran'a.

Yavaş yavaş eve dönerken, Öykü bu kayıpların önemini anladıkça yeni bir başlangıca ve potansiyel bir aşka doğru yol almanın güvenini içten içe hissediyordu, Uğradığı tüm duygular, karşısındakileri de yükseltmeye başlıyordu. Geçmişin gölgelerinin ortasında, şimdi sevgi ve umutla ilerlemekte olan yeni bir seferin yolculuğuydu.

Böylece, inanılmaz bir dostluk ve kayıtlara sahip olan aşk hikayesi var olmuştu, Kayıpların ardından yeniden doğmanın ve güçlü bir bağ kurmanın hikayesini yazmaya hazırdılar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.