Bir hafta boyunca,Öykü kütüphanede Baran ile her gün daha fazla fazla zaman geçirmeye başladıkça İçindeki kaygılar azalmaya başlamıştı. Baran, ona karşı uzattığı dostluk eliyle, kaybettikler acısını bir nebze olsun unutmasını sağlıyordu, Ama İçinde gizlice hissettiği yeni duygular, bu bağın ötesine geçme arzusunu da besliyordu, O gün,Öykü derslerini bitirdikten sonra bilişsel psikoloji üzerine uzunca bir araştırma yapmaya karar verdi. Arkadaşları Ada yanına alarak çalışmayı planlamıştı, ama kütüphaneye girdiğinde Baran'ın orada oturduğunu görünce kalbi hızla çarpmaya başladı, Baran'a doğru yürüdüğünde İçindeki karmaşıklık yeniden canlandı.
"Merhaba, orada bir şeyler mi okuyoruz?" dedi Öykü, gülerek,
"Evet, biraz sanatsal psikoloji hakkında notlar alıyorum, İstersen sen de katılabilirsin," diye cevapladı Baran, gözleri heyecanla dolarak,
Tam o anda, Baran ın yanındakı masada oturan bir genç kız dikkatini çekti. Sarı saçları ve canlı mavi gözleriyle oldukça dikkat çekiciydi, Tanımadığı bu kişinin Baran ile o kadar rahat sohbet edişi, Öykü'nün İçindeki kıskançlık tohumlarını yeşertti.
"Ah, bu benim kız kardeşim, Selen, Geçen hafta yeni bir kamera almak için beraber gezmeyi planlıyorduk. Selen, Öykü'yı tanıdığında Baran'a nanigmamanın getirdiği çekingeniiği görecektir." diye açıkladı Baran, hemen tanıştırmak istedi.
Öykü, "Merhaba," dedi. "Tanıştığımıza memnun oldum." Selenin gülümsemesi, durumu kurtarmak için bir şekilde tanışmalarını kolaylaştırdı.
"Ben de memnun oldum!" Selen, yüzünde büyük bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Baranla çok şey duydum, Polislik bölümü okuyorum, o yüzden bazen beraber projeler falan yapıyoruz." dedi.
Selen'in Baran ile olan dinamiği, Öykünün uğursuz hislerini tırmandırdı, İçindeki kıskançlık, Baran ile Selen'in kolayca anlaşılır olmalarını kabullenmekte zorlanıyordu.
Kütüphanede saatler geçtikçe, Selen , Baran'ın yanında daha fazla zaman geçirmeye karar verdi, Öykü , Selen'le doğru iletişim kurmak istese de, sürekli onu konuşmalarına dahil etmekte zorluk çekiyordu, Tanışınanın getirdiği gerginlik, kaybolmuş hissetmesine neden oluyordu.
O an, Ada geldi, "Ne güzel bir kalabalık olmuş! Hemen yanınıza gelmek istedin," dedi ve Öykü'nın rahatlığını artırdı, Diğerlerinin yanında güvenli hissediyordu,
Günün ilerleyen saatlerinde, Selen ile Baran ın sohbeti derinleşirken, Öykü kendini geri planda hissetti, Baran, Selen'in yetenekleri ve projeleri hakkında heyecanla konuştu, Öykü, arada sırada konuşmaya dahil olmaya çalıştı, ama onların İronik bağlarını İzlemek onu tedirgin ediyordu.
Kütüphane ruhu içinde bir müddet daha geçirdikten sonra, sonunda Selen kalktı. Baran, hemen dışarı çıkalım mı? Biraz hava almak iyi gelir. Birkaç şey göstermek İstiyorum" dedi, heyecanla,
Öykü'nün içinde kıskançlık duygusu yeniden alevlendi, Etrafındaki kararsız havayı ve Baran'ın ona olan ilgisini kaybetmek istemiyordu. Baran, "Tabii ki, biraz hava alabiliriz!" diyerek Selen ile kütüphaneden çıkarken, Öykü kendini çaresiz hissetti ve derin bir nefes aldı.
Bütün gün İçini kamiren duyguları ve belirsizliğiyle baş başa kaldı. Arkadaşlarının varlığı, bir an için kaygılarının üstesinden gelmesine yardımcı oluyordu ama aynı zamanda kendi içindeki boşluk hissi de gitgide büyüyordu.