TÜNEL İÇİ – GERİLİMİN ARTIŞI
Ekip, dar tünellerin içinde sessiz adımlarla ilerlerken, Esra elindeki tabletle eski veri terminallerini tarıyordu. Sembol, öndeki yolun güvenli olup olmadığını kontrol ediyordu; 04 ise sinyal tarayıcıyla olası tuzakları avlıyordu.
Bir anda, tünelin duvarlarından hafif bir titreme hissettiler.
04 (fısıldayarak):
— Hareket sensörleri aktif… Dikkat!
Sembol bir işaret verdi, herkes anında durdu. Duvarlardaki eski kablolar hafifçe parladı, kırmızı ışıklar yanıp sönmeye başladı. Tünelin ilerleyen kısmından metalik bir ses yankılandı; sensörler alarmı tetiklemişti.
Arda:
— Çabuk olmalıyız, aksi takdirde tüm sistem bizi fark eder.
Esra, derin nefes alıp tabletin ekranında ilerlemeleri gereken noktayı işaretledi.
Esra:
— Bu köşeyi sessizce geçeceğiz… Hazır olun!
Sembol öne atıldı, dar geçitlerden sessizce ilerlerken duvarlardaki ışıklar kırmızıdan yeşile döndü; sensörler yanılgıya düşmüştü. 04, sinyal tarayıcıyla yolu güvence altına aldı.
Tam o sırada, tünelin uzak ucundan mekanik bir ses geldi. Bir kapak hafifçe açıldı, içeriden soğuk hava ve elektronik bir uğultu yayılıyordu.
Esra (fısıldayarak):
— Orası… sunucunun bulunduğu odanın giriş kapısı. Hazır mıyız?
Kalpleri çarpıyor, nefesleri birbirine karışıyordu. Bu ilk hamle, sistemin kalbine giden yolun yalnızca başlangıcıydı.