İçeriğe geç

Kalbimdeki Mezar

Bölüm 11 · 4 dk okuma

Kalbimdeki Mezar

Bölüm 11

Yer altı geçidi daralıyor, karanlık ağırlaşıyordu.

Tünelin ucunda titrek bir ışık, boğuk elektronik sesler yankılanıyordu. Arda silahını öne doğrulttu, eli tetikteydi.

— Tetikte ol. Buradan sonrası sistemin beyin hücresi.

Birkaç adım sonra geçidin sonunda metal bir kapı belirdi. Arda parmak izi tarayıcıya küçük bir cihaz yerleştirdi. Tıklama sesiyle kapı ağır ağır açıldı.

İçerisi... tam anlamıyla bir kontrol merkeziydi.

Duvardan duvara ekranlar, sinirsel bağlantıları gösteren grafikler, EEG akışları, veri analitiği. Ortada büyük bir cam tüp; içinde hareket etmeyen bir çocuk silueti.

Denek 04.

— Tanrım, dedi Arda. Onu canlı tutuyorlar… sistemin içinde.

Alarm bir anda çaldı.

Tuzaktaydık.

Tepeden savunma sistemleri aktifleşti. Tavandan lazerler inmeye başladı, robotik kollu makineler yerlerinden fırladı. Arda beni geriye itti.

— Geri çekil! Burası düşüyor!

Ama çok geçti. Zeminden metalik kollar çıktı, etrafımızı kapattı. Tam o anda… yukarıdaki bir platformdan adımlar yankılandı.

Biri geldi.

Gölgeden çıkan siluet tanıdıktı.

Işıklar üzerine vurunca… dizlerimin bağı çözüldü.

— Anne?..

Karşımda beyaz önlük giymiş, sert bakışlı ama soğukkanlı bir kadın duruyordu. Annemdi.

Ama o eski halinden eser yoktu. Sesi buz gibiydi.

— Esra... sonunda geri döndün. Seni bu kadar erken fark edeceklerini sanmamıştım.

— Sen... sen bu sistemin parçasıydın?

— Parçası mı? Hayır. Ben kurdum.

Kanım çekildi.

— Baban bizi yarı yolda bıraktı. Proje bitmeden çocukça duygulara kapıldı. Ama ben... seni kurtardım. Hayatta kaldın çünkü benim yöntemim işe yaradı.

Arda öne atıldı.

— Siz onu kullandınız. Onu bir denek yaptınız!

Kadın başını çevirdi.

— O bir araçtı. Hâlâ da öyle. Ve Denek 04’ü aktif hale getirmek için onun bağlantısına ihtiyacım var.

İşte o an koridorun kapakları birer birer kapandı.

Savaş başlamıştı.

Lazer atışları, mekanik kollar, elektromanyetik şoklar… Arda hızlıca savunma moduna geçti. Duvarlara zıplayarak robotların gözlerini hedef alıyordu. Ben ise bir konsola doğru sürünerek ulaştım. Denek 04’ün tutulduğu tüpü devre dışı bırakmalıydım.

— Esra, çabuk! diye bağırdı Arda.

Annem yukarıdan bağırdı:

— Eğer sistemi durdurursan... kendini de yok edersin! Zihnin artık onunla bağlı! Birlikte ölürsünüz!

Ellerim titredi. Konsolda iki seçenek belirdi:

  • “Denek 04’ü Serbest Bırak”
  • “Zihinsel Bağlantıyı Kapat”

Gözlerimi yumdum. Küçük kız benliğim, zincire vurulmuş çocuklar, babamın son sözü gözümde canlandı.

“Esra… seni kurtaracağım.”

Gözümü açtım.

“Denek 04’ü Serbest Bırak”

Tıkladım.

Tüp çatırdamaya başladı. Duvardaki sistemler bozuldu. Lazerler sapıttı, robotlar yere yığıldı.

Ve Denek 04 gözlerini açtı.

Arda bana ulaştı, beni çekip platformdan uzaklaştırdı. Annem dengesini kaybedip yere yığıldı. Ama yüzünde bir korku değil, bir… hayranlık vardı.

— Demek sonunda... kendi kararını verdin, Esra.

Zemin titredi. Tesis çökmeye başlıyordu.

Arda, ben ve yeni uyanmış Denek 04… çıkış tüneline doğru koşmaya başladık.

Bu savaş bitmedi ama artık yalnız değildim.Metal parçalar tavandan dökülüyor, ışıklar patlayarak sönüyordu. Arda önümüzü açıyor, biz ise Denek 04’ü iki yandan tutarak çıkış tüneline doğru ilerliyorduk.

04 hâlâ yarı baygındı ama gözleri açıktı. Zihni uyanmaya çalışıyor, bir şeyleri hatırlamaya çalışıyordu.

Tünelin güvenli bir kısmına ulaştığımızda durduk. Arda devrilmiş bir sunucunun arkasında etrafı kontrol ederken, ben Denek 04’ün yanına çöktüm.

— Adın ne? diye sordum.

Kısa bir sessizlik.

— Bize sadece numara verdiler, dedi kısık sesle. Ama sen bana bir şey söylemiştin… çocukken.

Durdum. Kalbim sıkıştı.

— Ne söyledim?

— “Sen ışığı hatırla, ben karanlığı unuturum,” demiştin.

Gözlerim doldu. Bu sözü rüyalarımda defalarca duymuştum ama nereden geldiğini hatırlayamamıştım.

— O zaman… sen de hatırlıyorsun beni?

Denek 04 başını eğdi.

— Sen ağlarken ben seni izlerdim. Sen direnirdin. Ben... sadece susardım.

— Artık susma, dedim.

Göz göze geldik.

— Artık birlikteyiz.

Tam o anda, tünelin derinliklerinden yankılanan bir ses duyuldu. Kadın bir ses. Elektronik ama tanıdık.

“Yedek sistem başlatılıyor. Kod adı: Matris Anne aktif.”

Arda, kulaklık cihazına sarıldı.

— Bu ses… Esra, bu annenin sesi!

Sembol'ün uzaktan bağlantı cihazı bozulmuştu, iletişim kesikti. Ses tekrar yankılandı:

“Veriler dışa sızdırılmış olsa bile, zihin sistemi koruma protokolüne geçti. Denek 09 ve Denek 04’ün nöral bağlantısı çözülmeden bu sistem durmayacak.”

Bir anda tünelin içi kırmızı ışıklarla kaplandı. Duvarlardan çıkan minyatür drone'lar harekete geçti. Her biri son derece hızlı, insan takibi yapan sinirsel radarlarla donatılmıştı.

Arda bağırdı:

— Koşmamız gerek! Burası artık sadece fiziksel değil, zihinsel bir savaş alanı!

Ama Denek 04 yerinden kalkmadı. Gözleri bir noktaya sabitlenmişti.

— O burada, dedi.

— Kim?

— O yapay sistem… annenin bilinci. Onun beynini taramışlar. O şimdi… bizim içerimizde yaşıyor.

Esra’nın içi buz kesti.

— Yani annem ölse bile sistem devam edecek?

04 başını salladı.

— Evet. Artık onun adı: Matris Anne.

Tam o anda Esra'nın alnı zonklamaya başladı. Cihazdan sonra ilk defa zihninde keskin bir ses yankılandı.

“Esra… benimle çalış. Hep birlikteydik. Seni korumak için bunu yaptım. Sadece teslim ol, her şey bitecek.”

Esra gözlerini sıktı. Sesi susturmak istiyordu ama ses… onun sesiydi.

Arda, drone’ları tek tek vurmaya başladı ama çoğalıyorlardı. Tünelin diğer ucunda yeni bir kapı açıldı. Ama oraya ulaşmak için Esra’nın tek bir şey yapması gerekiyordu.

Annesinin bilinç koduna doğrudan bağlanmak.

04, elimi tuttu.

— Eğer bağlanırsan… kontrolü ele alabilirsin. Ama aynı zamanda… onunla birleşirsin.

Esra bakışlarını yere indirdi. Yıkıntıların arasından babasının sesini hatırladı.

“Kendin ol, Esra. Onlar değil.”

Başını kaldırdı.

Gözlerinde artık korku yoktu.

Sadece karar vardı.

— Bağlanacağım. Ama onun gibi olmak için değil… onu durdurmak için.

04 başını salladı.

— O zaman yalnız gitme. Ben de seninle bağlanacağım.

Ve iki eski denek… sistemin kalbine doğru adım attı.

Bilinç ve makine arasındaki savaş artık başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.