Bölüm 26: Çatıdaki Son Yıldız
Kütüphanede derin bir sessizlik vardı.
Herkes yaşlı adamın söylediği sözleri düşünüyordu.
"Koruyucunun Odası'na biri anahtar kullanmadan girdi."
"Bu nasıl mümkün olabilir?" diye sordu Elif.
Yaşlı adam yavaşça başını salladı.
"Bunu ben de bilmiyorum."
Mert bir anda elindeki eski krokiye baktı.
"Haritada 'Son Yıldız burada saklı.' yazıyordu."
"Çatıdaki oda!" dedi Zeynep.
"Hemen gitmeliyiz."
Yirmi bir arkadaş okulun en üst katına çıktı. Çatıya çıkan dar merdivenleri dikkatlice tırmandılar.
Kapının önüne geldiklerinde eski bir zincirle kilitlendiğini gördüler.
"Kapıyı nasıl açacağız?" diye sordu Duru.
Tam o anda Elif'in cebindeki gümüş yıldız kolye hafifçe parlamaya başladı.
Kolye zincire yaklaşınca...
Çıt!
Zincir kendiliğinden açıldı.
Kapı yavaşça aralandı.
İçerisi küçücük bir odaydı.
Duvarlarda eski teleskoplar, yıldız haritaları ve ahşap raflar vardı.
Odanın tam ortasında yuvarlak bir masa duruyordu.
Masanın üzerinde camdan yapılmış, yıldız şeklinde bir kutu vardı.
Kutunun içinde mavi renkte parlayan küçük bir kristal bulunuyordu.
Kutunun yanında bir not vardı.
Elif notu yüksek sesle okudu:
«"Dört yıldız birleşmeden son kapı açılmaz."»
"Dört yıldız mı?" dedi Deniz.
"Bizde sadece bir tane var."
Tam o sırada Defne raflardan birinde üç boş yıldız yuvası fark etti.
"Buraya bakın!"
Rafın üzerinde dört yıldız şekli vardı.
Bir tanesi doluydu, üçü boştu.
"Demek daha üç yıldız bulacağız." dedi Ayşe.
Elif kristali dikkatlice aldı.
Kristal eline değer değmez odadaki bütün yıldız haritaları parlamaya başladı.
Duvara ışıkla yeni bir harita yansıdı.
Bu kez harita okulun dışını gösteriyordu.
Haritanın üzerinde üç yer işaretlenmişti:
⭐ Eski Saat Kulesi
⭐ Göl Kenarı
⭐ Kayıp Bahçe
Mert heyecanla konuştu.
"Bu üç yerde diğer yıldızlar saklı olmalı."
Tam o anda odanın penceresinden içeri sert bir rüzgâr girdi.
Masanın üzerindeki sayfalar havalanıp yere saçıldı.
Sayfalardan biri Elif'in ayağının dibine düştü.
Kâğıtta tek bir cümle yazıyordu:
"Size güveniyorum... Ama içinizde bir kişi bütün gerçeği bilmiyor."
Herkes birbirine baktı.
Kimse konuşmuyordu.
Acaba bu söz, gruptan biri için mi söylenmişti...
Yoksa henüz tanımadıkları biri için mi?