Elimi kapıya yaslayarak ayakta durmaya çalıştım.Melih bana bakarak
-Aşkım,bak ne güzel bir manzara değil mi
Ben gözlerim dolarak cevap verdim
-Muhteşem aşkım,muhteşem
Dedim ve Melihin yanına çömelerek elini tuttum.Muhteşem olan Masalın emeklemeye başlamasıydı.Çok güzel ve çok muhteşem bir sahneydi.Melih bana bakarak
-Benim gibi akıllı
Gülerek yanıtladım
-Evet,aynen
Melih yüzümden öptü ve Masalı kucağına alarak yanıma geldi.Masalın yüzünden öptüm ve mis kokusunu içime çektim.Melih Masalla birlikte ayağa kalktı ve birlikte kahvaltı için mutfağa geçtik.Masal'ı mama sandalyesine oturttuk.Melih, yumurta kırarken kendini şef ilan etti
-Bugün size Melih ustanın özel omletini yapıyorum!
Melih omleti yapmaya çalışırken yumurta kabukları omletin içinde yüzüyordu. Gülmemek için kendimi zor tutarak
-Aşkım, biraz daha kabuk eklesene, çıtır çıtır olur!
Dedim.Melih aldırış etmeden devam etti, ama tava birden alev aldı. Melih telaşla bir yandan tavayı sallayıp diğer yandan su dökmeye çalıştı. Ben ise gülerek
-Aman aşkım, yangın tüpünü de getir, belki biraz lezzet katar!
Diye dalga geçtim.Sonunda omleti zar zor kurtarıp masaya getirdi. Masal ise bu kaosu izlerken minik kahkahalar atıyordu. Melih omleti önüme koyarak
-Afiyet olsun aşkım, işte bu sanat!
Dedi.Omleti tattım ve yüzümü ekşittim:
-Sanat eseri gerçekten, kesinlikle... çağdaş sanat!
Masal'ın kahkahalarına biz de katıldık. Kahvaltı boyunca bu komik anıları hatırlayarak gülmeye devam ettik. Melih, kahvaltı sonrası bulaşıkları yıkamaya çalışırken su sıçratıp beni de ıslatınca
-Aşkım, belki de bulaşık sanatı yapmalısın!
Dedim.Melih gülerek
-Kesinlikle, sen de eleştirmen olmalısın!
Dedi.Sonunda, kahvaltıdan sonra mutfak savaş alanına dönmüşken, hep birlikte temizlik yapmaya başladık. Masal ise bizi izleyip kendi halince mırıldanıyordu. Gülerek, bu sabahın ne kadar eğlenceli geçtiğine sevindik.Kahvaltının ardından Melih hızla hazırlanıp işe gitmek üzere kapıya yöneldi. Kapıda durup bana ve Masal'a bakarak
-Aşkım, ben çıkıyorum. Masal'a iyi bak, tamam mı?
Dedi ve bana bir öpücük kondurdu.Gülümseyerek cevap verdim
-Merak etme aşkım, her şey kontrol altında. İşinde kolaylıklar
Dedim.Melih, Masal'ı da öperek kapıdan çıktı. Evde artık sadece ben ve Masal vardık. Masal, mama sandalyesinde keyifli bir şekilde oyuncağıyla oynuyordu. Onu kucağıma alarak oturma odasına geçtim. Masal'ın minik elleriyle yüzümü keşfetmeye çalışmasına gülerek karşılık verdim.
-Ne yapalım bakalım bugün, küçük hanım?
Dedim Masal'a.Masal'ın kıkırdamasıyla birlikte, ona yeni bir oyun alanı yapmaya karar verdim.Yastıkları ve battaniyeleri toplayarak oturma odasında küçük bir kale yaptım.Masal'ı içine yerleştirdim ve ben de yanına oturdum. Bir süre oynadıktan sonra Masal'ın uykusu geldi.Onu beşiğine yatırdım ve uyumasını izledim.Masal uyuduktan sonra, evdeki işleri halletmeye koyuldum.Bir yandan evi toplarken bir yandan da düşündüm.Melih'in yokluğunda ev sessizdi, ama Masal'ın varlığı her zaman sıcak bir huzur veriyordu.Masal uyanınca ona mamayı hazırladım ve kucağımda besledim. Yemek sırasında yüzüme biraz mama sıçrattı ve ikimiz de güldük. Sonra onu yere bırakarak biraz emeklemesini izledim. Küçük haraketlerle ilerlerken, gülerek
-Bak, kızım, yavaş ama emin adımlarla ilerliyorsun. Tıpkı baban gibi
Dedim.Böyle bir kaç ay geçti aradan.Akşamüstü yaklaşırken, Melih'in ne zaman döneceğini düşünmeye başladım. Masal ile oyun oynarken bir yandan da akşam yemeği için hazırlıklara başladım. Masal'ı bir süre oyuncaklarıyla baş başa bırakarak mutfağa geçtim ve yemeği hazırladım.Kapının zili çaldığında, Melih'in döndüğünü anladım. Kapıyı açtığımda Melih, elinde bir demet çiçekle gülümsüyordu.
-Sürpriz! Bunlar sizin için, güzel kızlarım
Dedi.Masal'ı kucağına alarak, ikimizi de öptü. Birlikte akşam yemeğine oturduk ve günümüzü birbirimize anlattık. Masal'ın yeni öğrendiği hareketleri gösterdik ve hep birlikte güldük. Akşamın huzurlu atmosferinde, bir aile olarak ne kadar mutlu olduğumuzu bir kez daha hissettim.Yemekten sonra hep birlikte oturma odasına geçtik. Melih yerde emekleyen Masal'ı izlerken gülerek bana döndü
-Aşkım, Masal senin gibi hızla ilerliyor, ama benim gibi çabuk yorulmuyor,
Dedi.Gülerek cevap verdim
-Evet, çünkü Masal'ın enerjisi senden çok fazla. Hem babasının hem de annesinin özelliklerini almış.
Melih göz kırparak
-Yani, zeki ve güzel demek istiyorsun? Diye sordu.Gülerek başımı salladım
-Evet, kesinlikle!
Masal, oyuncaklarının peşinden emeklerken Melih onun peşinden sürünerek
-Masal, küçük tavşanım, nereye kaçıyorsun?
Diye seslendi. Masal, babasının bu komik haline kahkahalarla karşılık verdi. Melih de onun kahkahalarına katılarak
-Hatice, sanırım bizim ufaklık beni oyun arkadaşı olarak görüyor
Dedi gülerek.Ben de gülerek cevap verdim
-Sanırım öyle, Melih. Seni her zaman gülerken görüyor.
Melih, Masal'ı yakalayıp havaya kaldırarak
-Bak, annene naz yapıyorsun ama ben seni yakaladım!
Dedi gülerek.Masal, kahkahalarla gülmeye başladı.Melih onu tekrar yere bıraktı ve ikimiz de Masal'la oynamaya devam ettik.Bir süre sonra Melih, Masal'ın minik elleriyle yüzünü keşfetmeye çalışırken bana döndü ve
-Hatice, sence Masal ilk kelimesini ne zaman söyleyecek?
Diye sordu.Ben gülerek
-Bilmem ki.Bence çok yakında
Dedim.Melih, bu fikirden hoşlanmış gibi görünüyordu. Masal'a dönerek
-Küçük prensesim, hadi bize ilk kelimeni söyle
Dedi.Masal sadece gülümseyip babasına doğru emeklemeye devam etti. Melih, Masal'ı kucaklayıp havaya kaldırarak
-Belki de biraz daha beklememiz gerekecek
Dedi.Biraz sonra Masal'ın dikkatini başka bir oyuncağa verdik. Melih ve ben oturup izlerken, Masal emekleyerek oyuncak ayısına doğru ilerledi. Melih, masada duran çikolatalardan birini alarak bana doğru uzattı
-Aşkım, biraz tatlı ister misin?
Diye sordu.Ben gülümseyerek
-Evet, teşekkürler
Dedim ve çikolatayı aldım. Melih ile birlikte çikolatayı yerken, Masal'ın sevimli hareketlerini izlemeye devam ettik.Masal, oyuncak ayısıyla oynarken Melih birden onu kucağına alıp yukarı kaldırdı ve
-Masal, seni yakaladım!
Diye bağırdı. Masal yine kahkahalarla gülmeye başladı.Melih, Masal'ı yere bıraktığında Masal, oyuncak ayısına sarılarak emeklemeye devam etti. Bir anda, Melih'in dikkatini çekmek için ellerini kaldırıp
-Ba...ba,
Dedi Masal.Melih ve ben bir an için donakaldık. İkimiz de birbirimize baktık, ardından gözlerimizi Masal'a çevirdik. Melih heyecanla
-Hatice, duyuyor musun? Masal 'baba' dedi!
Diye sevinçle bağırdı.Gözlerim dolarak
-Evet, aşkım, Masal 'baba' dedi
Dedim.Melih, sevinçle Masal'ı kucağına alıp havaya kaldırdı
-Küçük prensesim, ilk kelimen 'baba' oldu!
Dedi.Ben de gözlerimdeki yaşları silerek
-Bu anı asla unutmayacağız, Melih
Dedim.Melih, Masal'ı öpücüklere boğarken ben de onlara katıldım. Masal'ın ilk kelimesini söylemesi, bu anı daha da özel kılmıştı. Hep birlikte gülerek ve sevinçle birbirimize sarıldık. O akşam, Masal'ın ilk kelimesini kutlayarak ve birbirimize ne kadar değer verdiğimizi bir kez daha hatırlayarak, mutlu bir şekilde geçti. Masal'ın ilk kelimesi, ailemize unutulmaz bir anı olarak eklendi.
BÖLÜM 39 SONU