-Ben çok üşüdüm artık çıkalım
Akşamüstü, sahilde romantik bir akşam yemeği hazırlamışdık.Mum ışıkları ve deniz manzarası eşliğinde yemek yedik. Melih mum ışığında bana bakarak
-Hatice, seninle bu anı paylaşmak benim için çok özel. Hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum.
Melih’in elini tutarak
-Ben de aynı şekilde hissediyorum. Seninle her anı dolu dolu yaşamak istiyorum.
Melih gülümseyerek
-Hayatımız boyunca böyle anılar biriktireceğiz. Birlikte her şeyin üstesinden geleceğiz.
Yemeklerini yerken, denizden gelen hafif bir meltem yüzümüze okşadı.Gece boyunca kahkahalar atıp, sohbet edip ve gelecekteki planlarımızdan bahsettik.
Ben hayal kurarak
-İleride bir evimiz olur, belki bir de köpeğimiz. Mutlu bir aile kurarız.
Melih gülerek
-Evet,kesinlikle!Bahçeli bir evimiz olur, sen avukatlık yaparsın, ben de doktor olarak çalışırım. Akşamları birlikte yemek yaparız, hafta sonları pikniğe gideriz.
Ben heyecanla
-Ve tabii ki kahve temalı tatlılarımız olur!
Melih kahkaha atarak
-Evet, kesinlikle kahve temalı tatlılarımız olur. Her anımızı kahve kokusuyla doldururuz.
Gece ilerlerken,Melihle sahilde el ele yürüyorduk.Yıldızlar altında dans etdik ve gelecekteki mutlu hayatımızı hayal etdik.Melih’in omzuna yaslanarak
-Bu anı asla unutmayacağım. Seninle her şey o kadar güzel ki...
Melih beni sararak
-Ben de aynı şekilde hissediyorum. Seninle birlikteyken her şey daha anlamlı ve güzel. Seni seviyorum, Hatice.
Melih’in gözlerine bakarak
-Ben de seni seviyorum, Melih. Sonsuza kadar...
Melihle yıldızların altında dans etmeye devam ettik.Geleceğimiz için umut dolu bakışlarımız ve kalbimizdeki sevgiyle, birlikte geçireceğimiz güzel günleri hayal etdik.Bali’de balayımızın son günü Melihle otelin terasında kahvaltı yapıyorduk. İkimiz de yüzünde huzurlu bir ifade vardı.Ben kahvemden bir yudum alarak
-Bali’de geçirdiğimiz her anı hatırlayacağım. Burası gerçekten cennet gibi.
Melih gülümseyerek
-Evet, burası unutulmaz. Ama şimdi eve dönüp yeni hayatımıza başlamanın zamanı geldi.
Ben heyecanla
-Evet, yeni evimize taşınacağız. Orada da harika anılar biriktireceğiz. Bali’den dönüş yolculuğu başlamıştı. Uçakta Melihle gelecek planlarımız hakkında konuştuk. Ben düşünceli bir şekilde
-Peki, evde ilk yapmamız gereken ne?
Melih gülerek
-Sanırım ilk iş, kahve makinemizi kurmak olacak!
Ben kahkaha atarak
-Evet, kesinlikle! Birlikte ilk kahvemizi hazırlayalım.
Türkiye’ye vardık.Melihle birlikte yeni evimize taşınmıştık.Evimizi düzenlerken ikimiz de çok heyecanlıydık.Şarkı açtık ve çalışmaya başaldık
Yazardan-Bundan sonrasını önceden indirmiş olduğumuz MYT Müzik uygulamasına “Ziynet Salı-Her şey güzel olacak”müziğini indirerek ve dinleyerek okuyalım.İyi okumalar >
Ben kolileri açarken
-Yeni evimiz harika olacak. Her şeyi birlikte yapıyoruz.
Melih bir koliden kahve makinesini çıkararak
-İşte, ilk önemli parça! Kahve makinemiz.
Ben gülerek
-Hadi, hemen bir kahve yapalım ve yeni evimizi kutlayalım.
Melihle birlikte kahvelerimizi yapıp yeni evimizin oturma odasında kahvelerimizi yudumladık.Evin dekorasyonunu konuştuk ve planlar yaptık.Melih kahvesini yudumlayarak
-Evin dekorasyonu konusunda ne düşünüyorsun?
Ben düşünceli bir şekilde
-Ben doğal ve sade bir tarz istiyorum. Ahşap mobilyalar, yeşil bitkiler ve sıcak renkler. Sen ne düşünüyorsun?
Melih başını sallayarak
-Evet, bence de çok güzel olur. Ayrıca, bir köşe kütüphanesi yapabiliriz. Senin kitapların ve benim tıbbi kitaplarım için.
Ben heyecanla
-Harika bir fikir! Kitaplarımız için bir köşe... Ve belki bir de çalışma odası yaparız.
Melih gülerek
-Kesinlikle. Çalışma odası çok iyi olur. Senin avukatlık çalışmaların ve benim tıbbi araştırmalarım için.
Melihle evimizin dekorasyonu üzerinde çalışırken birbirimize olan sevgimizi ve desteklerimizi sürekli ifade etdik. Günler geçtikçe evimiz yavaş-yavaş tamamlandı ve ikimiz de yeni evimizde mutlu bir hayat sürmeye başladık.Annem evimizi ziyaret ederkek
-Eviniz harika olmuş! Gerçekten çok güzel düzenlemişsiniz.
Anneme sarılarak
-Teşekkür ederiz anne. Melih ile birlikte her şeyi planladık ve yaptık.
Melih gülümseyerek
-Evet, birlikte çalışmak harikaydı. Şimdi burası bizim yuvamız.
Annem gururla
-Siz ikiniz çok güzel bir hayat kuruyorsunuz. Bu beni çok mutlu ediyor.
Akşam Melihle oturma odasında birlikte vakit geçiriyorduk.Melih dizime uzanmış bir kitap okurken, ben de bir yandan Melih’in saçlarıyla oynuyordum.Melih kitabını kapatarak
-Burası gerçekten de bizim yuvamız oldu. Seninle burada olmak, hayatımın en güzel şeyi.
Melih’in saçlarını okşayarak
-Evet, burası bizim evimiz. Seninle her anı paylaşmak, her günü birlikte geçirmek harika.
Melih gülümseyerek
-Peki, sırada ne var? Birlikte yapmayı düşündüğün başka bir şey var mı?
Ben düşünceli bir şekilde
-Belki bir seyahat daha planlarız. Ama bu sefer, doğayla iç içe bir yerde kamp yaparız. Doğa yürüyüşleri, yıldızlı geceler...
Melih heyecanla
-Harika bir fikir! Birlikte doğanın tadını çıkarırız. Ve tabii ki, kamp ateşinde kahve yaparız!
Ben gülerek
-Kesinlikle! Kahvesiz bir kamp düşünülemez bile.
Melihle,gelecek planlarımızı konuşarak ve hayal kurarak geceyi geçirdik.Yeni hayatımızdan birlikte olmanın mutluluğu ve heyecanı içinde, geleceğe dair umut dolu bakışlarımızla uykuya daldık.Sabah uyandığımda Melih bana sarılmış halde masumca uyuyordu.Kollarını kaldırarak kalkmaya çalışırken birden-bire Melih beni kenine çekerek altına aldı
-Tövbe bismillah.Melih ne yapıyorsun? Kalbim yerinden çıkacaktı
-Bence senin kalbin korkudan değil heyecandan yerinden çıkacak
-Nasıl yani?
-Yani şöyle
Dedi ve dudağımdan yapışarak öpmeye başladı.Ben de ilk önce şaşırdım sonra da karşılık verdim.Biraz sonra geri çekildim.Melih konuşmaya başladı
-Hatice
-Efendim?
-Diyorum ki,hazır başlamışken...
-Deme Melihciğim deme canım
Dedim ve Melihi iterek ayağa kalktım.Mutfağa geçip kahvaltı hazırlamaya başladım.Melih peşimi bırakır mı? Tabii ki hayır! Geldi ve arkadan sarıldı.Ben de konuyu dağıtmak için sordum
-Melih?
-Efendim?
-Öğleden sonra ne yapacağız?
-Parka gideriz
-Tamam olur
Öğleden sonra Melihle parkta yürüyüş yapıyorduk.Parkın huzurlu atmosferi,ikimize de iyi geliyordu.Ben Melih’in elini tutarak.
-Burası gerçekten çok güzel. Bu parkı daha önce keşfetmemişiz.
Melih etrafına bakarak
-Evet, burası bizim yeni favori yerimiz olabilir. Hafta sonları burada yürüyüş yaparız.
Ben gülümseyerek
-Kesinlikle. Belki burada piknik bile yaparız.
Parktan dönüşte,market alışverişi yaptık.Evimize döndük.Melih aldıkları eşyaları yerleştirdi.Ben mutfak eşyalarını yerleştirirken
-Bu tencere takımı harika! Yeni yemek tarifleri denemek için sabırsızlanıyorum.
Melih gülerek
-Ben de denemek için sabırsızlanıyorum! Ama lütfen, çok acı yapma, olur mu?
Kahkaha atarak
-Tamam, söz. Ama biraz acı fena olmaz.
Melihle mutfakta birlikte çalışarak yemek hazırladık.Ben sebzeleri doğrayarak
-Mutfakta birlikte çalışmak çok eğlenceli. İkimiz de iyi bir ekip olduk.
Melih makarna suyunu kontrol ederek
-Kesinlikle. Beraber yemek yapmak çok keyifli. Ayrıca, senin elinden çıkan her şey çok lezzetli oluyor.
Böyle bir şekilde evimizdeki ilk günümüzü geçirdik ve huzurla uyuduk.Melih, sabah erkenden uyanıp kahvaltı hazırlamaya başladı.Ben ise uykulu gözlerle mutfağa geldim.
-Melih, saat kaç? Neden bu kadar erken uyandın?
Melih gülümseyerek
-Sabah sporunu yapıp, sana güzel bir kahvaltı hazırlamak istedim.
Ben gözlerimi ovuşturarak
-Ah, spor mu? Sen mi? Sabahın bu saatinde?
Melih şaka yaparak
-Evet, tabii ki! Seninle evlenince sağlıklı yaşamaya karar verdim.Spor, sağlıklı beslenme... belki yoga bile yaparız!
Gülerek
-Yoga mı? Seni aşağıdaki markette bile zor görürüm. Şaka bir yana,ne hazırladın bakalım?
Melih büyük bir gösterişle kahvaltı tepsisini masaya koydu.Tepside, yanmış ekmekler ve hafifçe yanmış yumurtalar vardır.
Şaşkınlıkla
-Ah, Melih! Bu... bu nedir? Yumurtalar neredeyse kömür olmuş!
Melih mahçup
-Hmm, galiba biraz fazla pişirdim. Ama yine de aşkım için yaptım!
Ben kıkırdayarak
-Evet, aşkla yapılmış yanmış yumurtalar. Ama yine de teşekkür ederim. Bunu seninle birlikte yemek bile güzel.
Melihle yanmış kahvaltının tadını çıkarırken birbirimize gülümsedik.Kahvaltıdan sonra alışveriş yapmak için dışarı çıktık.Ben alışveriş sepetini doldururken Melih,benim peşimden dolaşıyordu
Melih gülerek
-Aşkım, bu kadar şey alırsak eve giremeyeceğiz
Ben gülümseyerek
-Seninle geçen hafta yaşadığımız açlık krizinden sonra, bu sefer fazla almak istedim.
Melih şaka yaparak
-Anladım, evi üç ay boyunca kıtlık zamanı için hazırlıyorsun. Ama bak, sadece bir haftalık yetecek kadar alalım.Ben sepete fazladan bir şeyler atarken, Melih’in yüz ifadesi değişti.
Melih endişeyle
-Hatice, bu ne? O çikolataları görmemezlikten mi geliyorsun?
Ben masum bir şekilde
-Ama Melih, senin diyabetin olduğunu unuttun mu? Onlar senin için değil.
Melih öz kırparak
-Haklısın, diyabetim var. Ama bir tane de olsa... sadece bir tane!
Ben gülerek
-Tamam tamam, sadece bir tane. Ama bana bir şey söz ver.
Melih merakla
-Ne sözü?
Ben ciddi bir şekilde
-Bu sefer patates cipsi almıyorsun. Geçen seferkileri bile bitirmedin hala.
Melih başını sallayarak
-Anlaşıldı, patates cipsi yok. Yeter ki seninle bu alışverişe çıkabileyim.
Melihle alışverişimizi tamamlayıp kasaya giderken birbirimize gülümseyerek baktık.
BÖLÜM 30 SONU