İçeriğe geç

KALBİMDEKİ ÇIĞLIK

Bölüm 27 · 10 dk okuma

KALBİMDEKİ ÇIĞLIK

Bölüm 27

27.bölüm-EVLENEMEZSİNİZ!

“SINAV SONUÇLARI AÇIKLANMIŞ”

Şimdi size üniversite sınavlarının açıklandığı güne ışınlayacağım.Melih ve ben bilgisayarın karşısında merakla ama bir o kadar da korkuyla oturup linkin açılmasını bekliyorduk.Annem de yanımızdaydı.Link açılır-açılmaz ben ekranın karşısından çekildim

-Ben bakamayacağım.Sen bak ve bana söyle

Dedim Melihe ve kenara geçip oturdum

-Olamaz ya galiba geçememişiz!

Dedi Melih hüzünle

-Ne? Nasıl?

Dedim şaşkınlıkla

-Sınavı geçememişseniz evlenemezsiniz

Dedi annem.Gözlerim dolmaya başladı.Çok üzülmüştüm 12 yıllık emeğim boşa gitmişti.Resmen ağlamaya başladım.Melih gözyaşlarımı silerek

-Gözyaşlarını mezuniyyet günümüze sakla sevgilim

Dedi gülümseyerek

-Nasıl?

-Sen beni hiç mi bilmiyorsun? Şaka yapmadan duramam

Dedi gülerek

-Yani geçtik mi sınavdan?

-Evet,geçtik birtanem

Senincimden neredeyse havalara uçacaktım.Hemen Melihin oynuna atladım ve sıkıca sarıldım.

-Şu an çok mutluyum.Hatta şu an istersen seni öperim

-Beni mi öpersin?

-Evet,öperim

-Hadi öp

Melihin yanağından öptüm ve geri çekildim.Melih tabii ki,herzaman olduğu gibi memnun kalmadı.Bu arada annem yanımızda değildi.Yukarı çıkmıştı.Annemin yanında asla böyle sohbetler etmeyiz.Neyse çok uzatmayacağım

Üniversitede ilk gün

Sabah erken saatlerde kampüse vardık. Gözlerimizde hem heyecan hem de biraz endişe vardı.

-İşte buradayız, Melih. Üniversite hayatımızın ilk günü.

-Evet, Hatice. Burada birlikte çok şey öğreneceğiz ve yaşayacağız.İlk derslerimize geç kalmayalım.

-Evet, Hukuk Fakültesi’ne doğru yola çıkayım. Sen de Tıp fakültesi’ne gidiyorsun, değil mi?

-Evet, ilk dersim Anatomi. İlk dersin bitince buluşalım mı?

-Tabii ki, kantinde buluşuruz. İyi dersler!

Hukuk Fakültesi binasına doğru yürüdüm.İlk dersim Hukuk 101’di.Sınıfa girdiğimde birçok öğrencinin yerlerini aldığını ve herkesin merakla etrafa baktığını gördüm.Propesör içeri girdi

-Günaydın, arkadaşlar. Ben Profesör Demir. Hukuk 101 dersine hoş geldiniz. Hepinizin burada olması, hukuk alanına olan ilginizin bir göstergesi. Umarım bu ders boyunca hem eğlenir hem de çok şey öğrenirsiniz.

Dersi ders boyunca notlar alarak ve profesörün anlattıklarını dikkatle dinleyerek geçirdim. Ders bitiminde yeni arkadaşlar edinmek için diğer öğrencilerle sohbet ettim. Öğle arasında Melih ile buluşmak üzere kantine gittim.Kantinde buluştuk ve birbirimize sabahki deneyimlerimizi anlattık.

-İlk dersim çok ilginçti, Melih. Hukukun temellerini öğrenmek gerçekten heyecan verici.

-Benim de ilk dersim harikaydı. Anatomi çok karmaşık ama bir o kadar da ilginç. Birlikte daha çok şey öğreneceğiz.

-Öğle yemeğinden sonra derslerimiz devam edecek. Akşam olduğunda birbirimize daha çok şey anlatırız.

-Kesinlikle. Bugün çok şey öğrendik ve daha öğreneceğimiz çok şey var.

Öğle yemeğinden sonra, kalan derslerimize katıldık ve günü tamamladık. Akşam kampüsten ayrılırken, birbirimize destek olarak bu yeni macerada birlikte ilerleyeceğimize emin olduk.Günün sonunda, kampüsten birlikte ayrıldık. Yorgun ama mutluyduk. Eve döndüğümüzde annem bizi karşıladı.

-Hoş geldiniz çocuklar! Nasıl geçti ilk gününüz?

-Harikaydı anne! Hukuk derslerim çok ilginçti. Profesör Demir gerçekten bilgili biri.

-Benim de ilk günüm çok iyi geçti. Anatomi dersi zorlu ama çok öğretici. Dr. Yılmaz harika bir öğretmen.

-Sizleri böyle mutlu görmek beni sevindiriyor. Zorluklarla zarşılaşsanız da pes etmeyin, tamam mı?

Dedi annem gülümseyerek

-Tamam

Dedik bir ağızdan.Her gün derslerimize düzenli olarak katıldık ve boş zamanlarımızda birlikte çalışarak birbirimize destek olduk.Bir akşam,benim hukuk dersimden bir ödevim vardı ve Melih de anatomi çalışıyordu.

-Melih, bu dava analizi gerçekten zor. Yardımcı olabilecek bir fikrin var mı?

-Tabii, birlikte tartışabiliriz. Belki farklı bir bakış açısı işe yarar.Birlikte çalışarak benim ödevimi tamamladık ve ardından Melih’in anatomi kitabına geçtik.

-Bu insan vücudu yapıları çok karmaşık görünüyor. Bu konuda sana yardımcı olamam belki ama birlikte çalışabiliriz.

-Birlikte çalışmak her zaman daha iyi. Teşekkürler, Hatice.

-Rica ederim

Hafta sonu, derslerin yoğunluğundan biraz olsun uzaklaşmak için birlikte vakit geçirdik. Bir cumartesi günü, doğa yürüyüşüne çıkmaya karar verdik.

-Hatice, bugün doğa yürüyüşü yapalım mı? Biraz temiz hava almak iyi gelir.

-Harika fikir! Hem dinleniriz hem de doğanın tadını çıkarırız.

Doğa yürüyüşünde, kampüsün yakınlarındaki ormanda güzel vakit geçirdik, doğayla iç içe olduk ve yeni enerji topladık.

-Bu yürüyüş gerçekten harika geldi Melih. Hem zihnimizi boşalttık hem de güzel vakit geçirdik.

-Kesinlikle. Böyle aktivitelerle stresimizi atabiliriz.

Sınav haftası geldiğinde, yoğun bir çalışma temposuna girdik.Sınavlar yaklaştıkça, birbirimize destek olmayı ihmal etmedik.

-Sınavlar yaklaşıyor, biraz gerginim Melih.

-Ben de öyleyim Hatice ama birlikte çalışarak üstesinden gelebiliriz. Birlikte çalıştığımızda daha verimli oluyoruz.

Her akşam birlikte çalıştık, notları gözden geçirdik ve birbirimize moral verdik.Sınavlar bittiğinde, ikimiz de derin bir nefes aldık.

-Başardık, Melih! Sınavlar bitti.

-Evet, şimdi biraz dinlenme zamanı. Bu akşamı kutlayalım mı

-Kesinlikle. Birlikte güzel bir yemek yapalım ve filmi izleyelim.

Akşam yemeğini birlikte hazırladık, güzel bir sofra kurduk ve ardından birlikte bir film izleyerek stres attık.Yeni bir dönem başlarken, yaz tatilinden dönmüş ve yeni derslerimize başlamaya hazır hale gelmiştik. Yaz boyunca birbirimizle vakit geçirmiş,dinlenmiş ve yeni döneme enerjik bir şekilde başlamışdık.

-Melih, bu dönem çok önemli derslerimiz var. Hukuk felsefesi ve ceza hukuku benim için zorlayıcı olacak.

-Evet, benim de patoloji ve farmakoloji derslerim var. Ama yine birlikte çalışarak üstesinden gelebiliriz.Bu dönem,yeni arkadaşlar edindik ve üniversitenin sosyal etkinliklerine katılmaya başladık.Bir öğrenci kulüb toplantısında yeni arkadaşlarımızla tanıştık.

-Bu kulüp toplantıları gerçekten faydalı oluyor. Hem sosyal açıdan hem de akademik olarak çok şey öğreniyoruz.

-Kesinlikle Hatice. Ayrıca yeni insanlarla tanışmak da çok keyifli.

Kulüpler aracılığıyla düzenlenen etkinliklere katıldık, seminerlere gittik.Artık baya uzun bir zaman geçmişti.Şimdi sizinle birlikte üniversite mezuniyyet balosuna ışınlanalım o zaman. Aynanın karşısında mezuniyet cübbemi düzeltirken içimdeki karışık duyguları yatıştırmaya çalışıyordum. Bir yandan heyecan, diğer yandan biraz hüzün... Üniversite hayatı boyunca öğrendiklerimi,arkadaşlıklarımı ve unutulmaz anılarımı düşündükçe gözlerim doluyordu.Cübbeni çıkardım ve abiyemin içinde aynada kendime bakarak derin bir nefes aldım. O sırada Melih, sessizce odaya girdi ve arkadan bana sarılarak boynuma doğru eyildi ve kokumu içine çekti.

-Bugün senin günün,birtanem. Her şey çok güzel olacak.

Melih’in sıcaklığını hissederek gözlerimi kapattım ve gülümsedim.

-Seninle bu anı paylaşmak benim için çok değerli, Melih.Teşekkür ederim.

-Ben de seninle gurur duyuyorum. Her zaman yanında olacağım.

Arkamı döndüm ve Melihe baktım

-Sen neden bu kadar yakışıklısın?

-Bilim henüz açıklamadı ama bence gizli bir neslimizin ürünüyüm, “Yakışıklılar Soyundan Gelenler” diyebiliriz.

-Yani gizli bir aile sırrı mı var senin arkanda?

-Aslında evet. Dedem, tam bir kabadayıymış, ondan miras kalan yakışıklılığı taşıyorum.

-Kabadayı dedenin etkisi mi bu yani?

-Kesinlikle! Ailede yakışıklılık geni güçlüymüş, ben de tesadüfen onu almış olabilirim.

-Vay be, demek kabadayı deden sayesinde bu hale geldin sen!

-Evet

Kampüse geldiğimizde her yer rengarenk süslenmişti. Tüm öğrenciler mezuniyet cübbelerini giymiş, aileleri ve arkadaşlarıyla bu özel günü kutlamak için toplanmıştı.Arkadaşlarımızla buluşup sarıldık, birlikte fotoğraflar çekildik.Annem yanımıza geldiğinde gözlerinde gurur dolu bir parıltı vardı.

-Sizlerle gurur duyuyorum. Bu anı birlikte yaşamak benim için büyük bir mutluluk.

-Senin desteğin olmasaydı, bu kadar güçlü olamazdık,anne. Her şey için teşekkürler.

-Evet,Ayten teyze senin desteğiniz bizim için çok değerliydi.

Tören alanında, mezuniyet müziği çalmaya başladığında herkes yerini aldı. Rektör ve profesörler sahneye çıkıp konuşmalarını yaptı.Nihayet o beklenen an geldi ve 16 yıllık emeklerimizin karşılığını aldık ve mezun olduk.Bu arada Melih yılın en başarılı öğrencisi seçildi.Mezuniyetin ardından,birbirimizle birkaç gün geçirip dinlendikten sonra yeni yaşamımıza hazırlanmaya başladık. Ben bir hukuk firmasında stajyer avukat olarak işe başlamıştım. Melih ise, bir devlet hastanesinde stajyer doktor olarak göreve başladı.İlk iş günü,Heyecanla hukuk firmasının kapısından içeri girdim. Büyük bir ofis, yoğun bir atmosfer ve karşımda beni karşılayan güler yüzlü bir ekip vardı. Müdürüm beni ofis turuna çıkardı ve benimle görevlerimi konuştu.

-Hatice, burası senin çalışma alanın. Sana güveniyoruz, başarılı olacağına eminiz.

-Teşekkür ederim, efendim. Elimden gelenin en iyisini yapacağım

İlk birkaç hafta boyunca, işlerimize alışmaya çalıştık.Ben hukuk firmasında ilk dava dosyasını aldım ve gece gündüz çalışarak müvekkilinin haklarını savundum. İlk duruşmama çıktığımda, biraz gergindim ama dava boyunca gösterdiğim performansla herkesin takdirini kazandım.Müdürüm gururla

-Harika bir iş çıkardın, Hatice. Geleceğin çok parlak.

-Çok teşekkürler

Melih ise, acil serviste ilk ciddi vakasını aldı. Ağır bir trafik kazası geçirmiş bir hastayı hayata döndürmek için ekibiyle birlikte çabaladı. Yoğun bir geceydi, ama sonunda hastanın hayata dönmesiyle Melih’in yüzünde bir gülümseme belirdi.O da işinde çok yoğun iş temposuna rağmen,birbirimizle zaman geçirmeyi ihmal etmiyorduk. Hafta sonları, birlikte doğa yürüyüşlerine çıkıyor, sinemaya gidiyor ya da evde film izleyerek rahatlıyorduk.Bir akşam, birlikte yemek yaparken konuşuyorduk.

-İşler çok yoğun ama seninle birlikte olduğumda tüm yorgunluğumu unutuyorum.

-Ben de öyle, Hatice. Seninle her şey daha güzel.Geleceğe dair planlarımızı konuşmaya başladık.Ben bir gün kendi hukuk büromu açmayı hayal ediyordum. Melih ise, uzman doktor olmak ve bir gün kendi kliniğini açmak istiyordu.

-Bir gün kendi hukuk büromu açmak istiyorum. İnsanlara daha çok yardımcı olabilmek için.

-Ben de bir gün kendi kliniğimi açmak istiyorum. Birlikte birçok insana dokunabiliriz.

1 ay sonra...

Bir parkta, güneşli bir öğleden sonra.Melihle bankta oturuyorduk.Melih elinde bir kitap tutuyor,ben ise telefonuna bakıyor.Gözlerimi telefonumdan kaldırmadan

-Melih, sence bu fotoğrafta hangi filtreyi kullanmalıyım? Valencia mı yoksa X-Pro II mi?.

-Ben her zaman doğal haliyle daha güzel olduğunu düşünüyorum ama bu iki filtre de güzelmiş. Ama kitap okumak daha da güzel tabii.

-Kitap okurken fotoğraf mı çekeyim yani? Çok mantıklı, teşekkür ederim.

-Evet, fotoğrafın arka planında bir kitap olsun. Belki okumanın ne kadar havalı olduğunu gösterirsin.

-Çok zekisin gerçekten. Bir de “kitap kurtu” yazarsam belki daha da havalı olur.

-İşte benim kız arkadaşım, her zaman bir adım önde!

-Peki sen, Dr. Melih, ne yapıyorsun? İleride doktor olacaksın ama bu kitap senin hastalarını iyileştirecek mi?

-Kesinlikle! Bu kitapla insanlara nasıl daha iyi kahve yapabileceklerini öğretiyorum.

-Harika! Kahve yapmayı öğrenip sonra da kalp ameliyatı yapmaya mı geçeceksin?

-Tabii ki! İlk önce onları kahveyle mutlu ederim, sonra da kalplerini tamir ederim. Çift yönlü doktor!

-Umarım bana da kahve yapmayı öğretirsin. Kim bilir, belki ben de avukatlık yaparken kahve yapmayı öğrenirim.

-Senin kahveni her zaman ben yaparım, merak etme. Ama avukat olarak karşıma geçersen, işte o zaman zorlanırım.

Melihin elini tuttum

-Birlikte her şeyi başarırız, biliyorsun. Kahve yapmayı da, insanları iyileştirmeyi de, adaleti sağlamayı da.

-Kesinlikle! Seninle her şey daha güzel olacak, Hatice.

-Tabii ki olacak. Şimdi hadi, bana şu filtre konusunda yardım et!Peki, peki! Valencia olsun, sen de Valencia’nın ışığında parlayan yıldızım ol!

Melih benim filtreyi seçmeme yardım etti

-Valencia mı? Tamam, Valencia olsun. Bakalım nasıl çıkmış...

-Göster bakalım, bu fotoğrafla sosyal medyayı sallayacak mısın?

-Eğer kahve yapma konusunda bu kadar iddialıysan, ben de sosyal medyada aynı iddiadayım!

-Sosyal medya kraliçesi ve kahve doktoru. Ne mükemmel bir çiftiz biz!

-Evet, insanlar bizi çok kıskanacak. Kahve yapmayı bile başaran bir doktor ve adalet savunucusu bir avukat!

-Hatice, sen gerçekten harikasın. İleride hem iyi bir avukat hem de harika bir eş olacaksın, biliyorum.

-Seninle her şey mümkün, Melih. Sen de en iyi doktor olacaksın ve birlikte insanların hayatını değiştireceğiz.

-Birlikte çok güçlü olacağız. Hem mesleğimizde hem de hayatımızda.

-Seninle her şey daha güzel, Melih. Bunu sakın unutma.

-Seninle her şey mümkün, Hatice. Hadi, şimdi biraz yürüyüş yapalım mı? Belki birkaç güzel fotoğraf daha çekeriz.

-Harika fikir! Belki yürüyüş sırasında bana kahve yapma sırlarını anlatırsın.

-Tamam, ama karşılığında sen de bana adaletin nasıl sağlandığını anlatacaksın.

-Anlaştık, kahve doktorum!

-Adalet savunucum!

El-ele tutuşarak parkta yürümeye başladık. Güneş ışıkları üzerimize düşerken,yüzümüzde mutlu bir gülümseme vardır.Kuşlar cıvıldıyor, etrafta çocuklar oyun oynuyorlardır

-Ne kadar güzel bir gün, değil mi Melih ? Her şey o kadar huzurlu ki...

-Evet, bu anı seninle paylaştığım için daha da güzel. Hadi şuradaki çiçeklerin yanına gidelim, fotoğraf için harika bir yer.

-Tamam, hadi gidelim!

Çiçeklerin yanına geldiğimizde, birkaç poz verdim. Melih,fotoğrafları çekerken bir yandan da bana komik direktifler verir.

-Tamam, şimdi biraz daha sağa... Yok yok, sola... Tam ortada dur, işte böyle!

-Melih, sen fotoğrafçılıkta da mı bu kadar iyisin? Yoksa sadece beni güldürmek mi istiyorsun?

-Her ikisi de! Ama asıl amacım, seni güldürmek tabii ki.

Melihin yanına geldim

-Başarılı oldun, teşekkür ederim. Bu fotoğraflar harika çıkmış!

Melih fotoğraflara bakarak

-Gerçekten de öyle. Senin gibi güzel bir modeli çekmek zaten kolay iş.

Melihin yanağına hafifçe öperek

-Sen de her zaman iltifat ediyorsun. Bu da benim günümü güzelleştiriyor.

-Hatice, bir şey söylemek istiyorum. Seninle geleceği düşündüğümde, her şey çok daha anlamlı ve güzel geliyor. Seninle bir ömür boyu birlikte olmak istiyorum.

-Ben de aynı şekilde hissediyorum, Melih. Seninle her anı paylaşmak istiyorum.

Melih cebinden küçük bir kutu çıkardı ve kutuyu açarak

-O zaman, bu anı ölümsüzleştirelim. Hatice, benimle evlenir misin?

BÖLÜM 27 SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.