Gözlerimi araladığımda odama dolan soluk sabah ışığıyla yüz yüze geldim.Perdenin arasından süzülen güneş çizgisi direkt gözüme vuruyordu.Ne ara sabah oldu ya…Alarmı kapatmayı hatırlamıyorum bile.Yastığı başıma bastırıp iki dakika daha uyumayı denedim ama mutfaktan gelen tabak sesleriyle bunun imkânsız olduğunu anladım.Annem yine erkenden kalkmış.Burnuma gelen kızarmış ekmek kokusuyla istemeden gülümsedim.Ne kadar büyürsem büyüyeyim, o koku bana hep çocukluğumu hatırlatıyor.Yataktan kalktım.Terliklerimi ayağıma geçirirken aynaya baktım.Saçlarım… tam bir felaket.Elimle hızlıca topladım.“Bugün makyaj yapmayayım ya…” diye mırıldandım.Zaten hastanede maske takıyorum, kim görecek?Ama sonra kaşlarımı düzelttim, hafif kapatıcı sürdüm.Alışkanlık işte.Feride, sen cidden normal bir insan olamıyorsun.Kapıyı açıp mutfağa girdim.Babam her zamanki gibi masada gazete okuyordu.Annem ocağın başında, ablam telefona bakıyor, kardeşim ekmeğe Nutella sürüyordu.“Günaydın.” dedim.Babam gazeteden gözünü kaldırmadan,“Günaydın kızım.” dedi.Annem hemen döndü.“Feride kahvaltı hazır, gel otur.”Sandalyeye oturdum.Çayımı önüme aldım.Ablam bana bakıp sırıttı.“Yine geç kalktın.”“Geç değil, normal saat.” dedim.Kardeşim araya girdi.“Anne Feride yine gece dizi izlemiştir kesin.”“Kesin sensin.” dedim kaşığımı ona sallayarak.Babam gazeteyi kapattı.“Bugün hastane yoğun mu?”“Her gün yoğun baba.” dedim.Ama içimden geçen başkaydı.Keşke bazen durabilsem.Keşke bazen hiçbir şey düşünmesem.Ama ben Feride’yim… durmak bana göre değil.Annem tabağıma peynir koydu.“Azıcık daha ye, zaten zayıfsın.”“Anne…” dedim gülerek.Bu ev…Bazen gürültülü, bazen yorucu ama hep güvenli.Ve ben…Ne olursa olsun, bu masaya geri dönebileceğimi biliyorum.Çaydan bir yudum aldım.Pencereden dışarı baktım.Karadeniz sabahı…Hava gri, deniz dalgalı.Bugün de uzun bir gün olacak Feride.Hazır ol.Feride çayını bitirip sandalyeden kalktı.Annem hemen arkasından seslendi.“Çantanı aldın mı?”“Aldım anne.” dedim ama sonra durdum.Masaya baktım.Telefon.“Tamam almadım.” dedim uzanıp alırken.Ablam güldü.“Sen doktor olacaksın ama kafan hâlâ yok.”“Çok konuşma ya.” dedim ama gülüyordum.Montumu giydim.Ayakkabımı bağlarken babam seslendi.“Akşam geç kalma Feride.”“Tamam baba.”Kapıyı açtım.Soğuk hava direkt yüzüme vurdu.Derin nefes aldım.Tamam… yeni gün…Sokağa adım attım.Karadeniz sabahı yine griydi.Yollar ıslaktı.Gece yağmur yağmış belli.Otobüs durağına yürürken kulaklığımı taktım.Ama müzik açmadım.Sadece dış sesleri dinledim.Bazen sessizlik daha iyi geliyor.Durağa vardığımda birkaç kişi vardı.Bir teyze, iki öğrenci, bir adam telefonla konuşuyordu.Otobüs geldi.Bindim.Cam kenarına oturdum.Başımı cama yasladım.Hayat… çok garip.Bazen çok hızlı…Bazen sanki hiç ilerlemiyor.Otobüs hareket etti.Şehre doğru inerken denizi gördüm.Dalgalıydı.Sertti.Bazen ben de böyleyim galiba.Telefonum titreşti.Ablam mesaj atmış:“Akşam gelirken ekmek al.”Gülümsedim.“Tamam.” yazdım.Otobüs hastane durağına yaklaştı.Derin nefes aldım.Tamam Feride.Mod değiştiriyoruz.Otobüsten indim.Hastanenin önünde durdum.Büyük kapıya baktım.Ve içeri girdim.. .
(Selam ilk bölümü nasıl buldunuz??)