Yorgunlukla çimenlerin üzerinde uyandım.Dün ki olanları hatırladım bu gün onlarla buluşucaktım,gece sahi neden buluşmak için geceyi seçmışti ki? Bunları boşverip kafeye doğru yol aldım. Kafeye geldikten sonra Salweir'in orada olduğunu fark ettim hemen yanında da Larkın vardı,sanki beni bekliyorlarmış gibi yaptıkları işi bırakıp bana doğru geldiler.Salweir konuştu "Hemen anlat dün neden sırıtıyordun?" Larkin sırrıtığimi gidip hemen Salweir'e anlatmış belli ki.Neden bu kadar abartmışlardı? Sırıtamaz mıydım? "Ya bir şey yok! Sadece içtiğim kahve hoşuma gitti bu kadar!" Larkin anlamsız bir bakış attı ve konuştu "İyi de sen o zaman kahve içmiyordun ki?" İşte şimdi başım beladaydı.Nedenini bilmiyorum ama onlara bir erkeğin bakışlarından etkilendiğimi söylemek istemiyordum. "Ya arkadaşlarım,canlarım,bi salın beni,belli ki birinden hoşlanmışım." Ağzımdan kaçırmıştım.Ben adamdan değil bakışlarından hoşlanmıştım.Salweir bir mutluluk çığlıği attı ve heyecanla konuştu."Nee?Nerede?Ne zaman? Kim?Adını biliyor musun? Nerede yaşıyor?Evine hiç gittin mi?" Salweir'in beklentisini hiç karşilamiyacaktim belli ki ve onlara kağıtta yazan şeyden bahsetmeyecektim."Salweir abartma sadece kafede bir müşteriydi,biraz bakıştık o kadar,bir daha karşılaşmayacağız bu kadar!Konu kapandı" dedim ve hızla yanlarından ayrıldım. Larkin neden tepki vermemişti acaba? Tekrar hepimiz işe koyulduk.Ara sıra Larkin ile Salweir'in hakkımda fısıldaştıklarını duyuyordum.Duyduğum kadarıyla Salweir Larkin'e şöyle diyordu "Bence Maldrik'in anlattığından daha çok şey var" Hızla Salweir'e baktım ve şöyle dedim "Hakkımda fısıldaşmalarınızı duyuyorum sizi küçük fareler" dedim ve kıkırdadım. "Hadi bu konuyu bir kez daha kapatıyorum."
Akşam olmuştu.Ve kafeden cıkıp siyah gözlü adam ile / Thormls ile buluşucağımız beyaz agacın altına ilerledim.Buluşucağimiz saate daha bir buçuk saat vardı fakat Thormls gelene kadar bir şeylerle oyalanabilirdim.Bir buçuk saat göz kapayıp açılana kadar geçmişti.Onu beklerken canım sıkıldı ve arkamı dönüp ağacın yaprakları ile oynamaya başladım. Bir anda arkamda bir nefes sesi duydum,hızla arkama döndüm ve adamın siyah gözlerini gördüm.Uzun bir süre boyunca birbirimizi inceledik.Bir anda konuşmaya başladı."Söyle bakalım kimsin sen?Nasıl bir savaşçısın?"dedi ve şoke oldum."S-savaşçı mı?" Anca ağzımdan bu çıkmiştı. "Evet savaşçı.Savaşçı olduğunu bilmediğini biliyorum,nasıl bir savaşçı olduğunu öğrenmek için benimle bir yere gelmen gerekiyor." Dedi ve herşey bir anda geliştiği için şoktan çıkamadım.Yeni tanıştığım biriyle nasıl bilmediğim bilmediğim bir yere giderdim? " Ben seninle daha yeni tanıştım,sana güvenebilir miyim emin değilim." Ardından konuśtu "Merak etme Maldrik ben sana zarar vermem,hatta seni korurum." Beni mi koruyacaktı? Nasıl yapacaktı? Ardından bir şey uzattı "Bu cep telefonu, birbirimiz ile iletişim kurmak için, içinde mesajlaşmak için ve birbirimizi aramak için uygulamalar var.Şimdi bir arabaya gidip eğitim alacağın bir yere gideceğiz.Ben senin eğitmeninim." ağzım açık bir şekilde kalmıştı. "Eğıtmenim mi?" Dedim kekeleyerek. "Neden sürekli dediklerimi tekrarlıyorsun? Papağan mısın yoksa sen?" Dedi alaycı bir ses tonuyla. "Ben papağan değilim!" Sesim öfkeli bir şekilde çıkmıştı. Adamın dudakları yukarı kıvrıldı.Sırıtmıştı.Nedenını bilmiyorum ama sırıtışı hoşuma gitmişti.Kendime engel olamayıp ben de sırıttım. "Ne oldu yoksa sırıtışım hoşuna mı gitti Küçük papağan?" Bana papağan demışti tekrardan.Ama papğan sözcüğünün ardından gelen "küçük" sözcüğü hoşuma hiç gitmemişti.Ben onun gözünde sadece bir velet mıydım?Bunu merak edip sordum. "Neden küçük demeyi tercih ettin?Yoksa senin gözünde sadece bir velet mıyim?"Ardından yanaklarımın kızarmasına engel olamadım. "Değilsin."Nasıl yanı değıl miydim?Kalbim küt küt atıyordu ama belli etmedim sadece başımı salladım. "Bu arada sen çalıştığın kafenin patronunu kim olduğunu biliyor musun?" "Hayır bilmiyorum,çalışanların hiçbiri Tanımıyor, sadece müdürün kim olduğunu biliyoruz bayan klarion.Neden merak ettin ki patronu şimdi" Thormls kıkırdadı ardından ardından gözlerini bana çevirdi. "Patron benim"