İçeriğe geç

Kahve Kokulu Aşk

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kahve Kokulu Aşk

Bölüm 1

1. Bölüm;Umutsuz Vaka

Esen rüzgar yüzüme adete bir tokat gibi vuruyordu.Sabah saatleri olduğu için kemiklerimin soğuktan sızladığını hissediyordum.Ailem kavga ediyordu ve olayı dinlemek yada içinde bulunmak istemediğim için hazırlanıp evden çıkmıştım.Konunun ne olduğunu bile bilmiyordum fakat onlarla gerginken ne konuşmak ne de aynı binada bulunmak istemiyordum.

Hızla bulduğum ilk kafeye girdim ve rasgele bir masaya oturdum.Masaya oturduğum an ten rengi önlüğü ve uzun siyah saçları ile gözüme oldukça etkileyici gelen genç bir kadın masaya yanaştı.Hareketleri oldukça gergin bir insan olduğunu belli ediyordu.

”Sıcak bir türk kahvesi ister misiniz beyefendi?” Kadın hafifçe beni gözleri ile süzdü “bizden olsun” dedi.Sessizce yutkundum ve derin bir nefes aldım “Teşekkürler,yanımda yeterli nakit var.Sizden olmasına gerek yok.” Dedim “Orta şekerli ve köpüksüz olursa sevinirim”.Kadın kafasını olumlu anlamda salladı ve ordan ayrıldı.

kumsal’in ağzından

“Bir sıcak türk kahvesi orta şekerli ve köpüksüz,Masa 7ye” Kahve makinesinin yanında boş boş duran Almira’ya doğru konuştum.

”Emredersiniz bayan somurtkan” dedi Almira alaycı bir şekilde.O kahveyi hazırlarken Uzay bana döndü ve konuştu

”Zaten gerginim sinir etme beni,yer cücesi”

Almira,kahveyi hazırlarken gözlerim istemsizce o çocuğa gidiyordu.Bi insanın gözleri bu kada güzel olabilir miydi? Sanki kilitlenmiş gibiydim.

Yaklaşık 5-10 dakikaya kahve hazır oldu ve kahveyi ismini bilmediğim çocuğun masasına koydum.

“Eğer ayıp olmazsa isminizi öğrenebilir miyim?” Dedi güzel gözlü çocuk çekingen bir tavırla.

”Kumsal” dedim “Kumsal Şafak benim adım.Sizinki nedir acaba?”

”Deniz Yıldız”

”İsmin ve soy ismin çok uyumlu”

Deniz,gülümseyerek teşekkür ettiğini belli etti.

”Gergin görünüyorsun” dedi kahvesinden bir yudum aldıktan sonra.

Derin bir nefes aldıktan sonra konuştum.

”Çok fazla müşteri var ve bu beni geriyor”

Deniz,anlayışla kafasını salladı.

”Peki bu güzel bayan okuyor mu?”

”Kimden bahsediyorsun?”

Deniz işaret parmağımile beni gösterdi.

”Teşekkürler..ve ben okumuyorum”‘

”Niye”

“Umutsuz vakayımda ondan”

Ne yapıyordum ben,Yoldan geçen rasgele bir yabancıya hayat hikayemi anlatamazdım.

Gülümsedi ve “Pekâla…Arkadaş olmaya ne dersin? Bende bi grupta elektro gitar çalıyorum..” dedi.

”Bence siz beni biri ile karıştırdınız.”

”Anlamadım”

“Arkadaş olmaya değer birisi değilim meşgul ve stresli biriyim”

“Samimi gözüktün,Denemekten zarar gelmez”

Gergin bir şekilde kafamı salladım.Ardından Almira’nın sesi ile irkildim.

”Orda burda müşterilerle takılacağına işine bak!!”

Son kez çocuğun deniz gibi masmavi gözlerine bakıp “Gitmem gerekiyor” dedim.Kafasını salladı ve kahvesini içmeye devam etti.Getir götür işleri,kasa bakmalar ve kahve hazırlama devam ederken çocuk hâlâ oturuyordu.Evine niye gitmiyordu? Bir insan niye kafeye tek gelirdi ki? Üstelik sadece etrafı süzüyordu.

”Masa 3’e latte” Uzay ben bunları düşünürken sesi ile beni ürküttü.Sütü köpürtmek için yaklaştığımda ani bir dikkatsizlik ile kaynar sütü bileğime döktüm.İlk defa oluyordu,ilk defa odaklanamıyordum…

Almira yanıma geldi “Ben yaparım elini soğuk suya veya buza koy…” dedi.Herkes bugün çok telaşlıydı kimsenin kimseye ayıracak vakti yoktu.

Elime baktım,yanık izi şişmeye başlamıştı.Buzluktan buz çıkarttım ve bileğimde gezdirip erimesini sağladım.Derin bi nefes aldım odağımı tek bir yere işime vermeye çalıştım ama ben bunu denedikçe gözüm o çocuğa gitti.

Gün bittiğinde mutfağı ve masaları topladık.Çocuk sonunda ayağa kalktı ve bende istemsizce ona “Grubun ismi ney?” Dedim.Çocuk son kez bana döndü ve “Umutsuz Vakalar” dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.