Herşeyi baştan anlatmaya başlasam iyi olur. Sabah 07:00'da kalktım. Bitkindim sanki dün ve diğer günleri hatırlamıyordum. Yatakdan kalktım ve sakindim hayır fazla sakindim. Sanki üzerimdeki bütün yükleri kırmış ve atmıştım. Her zaman giydiğim siyah bulüz ve eşofmanımı giydim. Sadece susadığımı his ettim ama evden çıkmam gerekiyordu.
Bölüm 1; 2040
Servis gelmedi ve evde kimse yoktu garipti. Bende yürüyerek gitmeye karar verdim. Rüzgarın esintisi soğuk tenimin rüzgara deymesi... "Ne oluyor" dedim sesli bir şekilde okulda kimseyi görmeyince "NE OLUYOR" dedim sesli bir şekilde kos koca şehirde benim dışında bir insanın bile olmadığını görünce.
Kafam karışmışdı aklımdan "bu bir rüya mı , öldüm mü , yoksa kıyamet koptu ama ruhum hâlâ dünyada mı"
"Sonra neden ben"! Dedim sinirli bir biçimde.
Dünya benim için ve bu büyük evren için küçüktü hemde çok küçüktü.
şimdi napıcağım ?
Hızlı bir şekilde koşarken bir hastanenin ışıklarının yandığını gördüm oraya girmek üzereyken bana bir şeyin çarptığını hissettim.
Birden gözlerimi açtım hastane de gibiydim ama biraz değişik di yanımdaki hemşire direk "sana bir servis çarptı yaşaman bir mucize" dedi.
Gözümden sebepsiz yere yaşlar akıyordu.
Hemişireye "kimse yok mu Ailem nerede" dedim
Ortam aniden sessizleşti
Hemşire " ben doktoru çağırayım " dedi
Yine " ne oluyor" dedim içimden. Doktor geldi ve dedi ki...."bir haftadır burdasın Ailen veya bir akrabandan haber alamadık maalesef" dedi
"Hangi yıldayız" dedim
Doktor dedi ki "2040'a iki gün önce girdik"
Gözlerim kararmış damağım kurumuştu..
Doktor " iyimisin" dedi
Ortam aniden sessizleşti..
Yazar
İlynin
Yazım yanlışı gibi şeyler için özür dilerim. ( Bölüm 2; benim gibi biri /yakında gelicek destek olursanız sevinirim) okuduğunuz icin teşekkürler.