İçeriğe geç

Kader Treni Kalktı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kader Treni Kalktı

Bölüm 1

Bölüm 1

Alnımda sadece o yaz tatili yazıyor olmalıydı...

Annemin artık uyanma vakti demesiyle beraber beni etkisi altına almış ve gerçekleşmesini istediğim harika rüyalarımdan birinin içindeyken artık uyanma vaktinin geldiğinin farkına varmıştım.Neyse ki bugün olabilecek hiçbir kötü ihtimali bir film şeridi gibi gözlerimin önünde bulundurmama gerek yoktu.En azından şimdilik bunu söyleyebilirim.

Kendi dünyamdan çıktıktan sonra nihayet kokusu ile evi adeta bir cennete çevirmiş enfes pizza poğaçaların kokusunun farkına varıp mutfağa avını yakalamaya çalışan bir çıtayı anımsatırcasına fırladıktan sonra annemin yanağına bir sabah öpücüğü kondurmuştum.

Annem bana bu enfes poğaçaları mideme indirmek için öncelikle babamı uyandırmam gerektiğini söyledi.İpin ucunun mideme gittiğini bildiğim için bir dakika bile vakit kaybetmeden yatak odasına doğru bir yolculuğa çıktım.

On beş saniye süren bu yolculuktan sonra mutfak masasında bir kitabın yan karakterinin oturabileceği bir yer olan sandelyeme oturup keyifle poğaçaların fırından çıkmasını beklemeye başladım.Eminim bir gün o kitabın baş karakteri olmayı başaracaktım.

Annemin "Tabağına kaç tane poğaça koyayım?"sorusu ile kendimi motive etmeyi bırakıp anneme tabağıma iki tane poğaça koymasını söyledim.

Kahvaltı bölümünden level atladıktan sonra banyoya yağlı ellerimin verdiği tarifsiz rahatsızlıktan kurtulmaya gittim.Ardından Parise anneannemlerin yanına gitmek için hazırladığım,belki de bir fil ile eşdeğer ağırlığa sahip valizimi arabanın bagajına taşımak için odama doğru adımlarımın yönünü değiştirdim.

Arkadan ise babam valizim ağırlığı hakkında beni azarlamaya başlamıştı.Kafama takmıyorum çünkü her tatil aynı şeyi yaşamak bana fazlasıyla normal geliyordu.Abartılmaya değer bir valiz olduğunu biliyorum ama Parise karşı güzel görünmeliyim.

O kadar çok elbise koymamın bir diğer nedeni ise birçok farklı fotoğraf çekme arzum hatta yanıma fotoğraf çekme makinemi bile aldım.Eyfel kulesine gidipte fotoğraf çekmeseydim her sabah uyandığımda aklımdan geçirdiğim o film şeridinin içinde sıkışmış bir dosya olarak kalıp gidecekti bu olay.

Bunları düşünmek kendi kendime kurduğum bir işkenceden başka hiçbir şey olamazdı.Kendimi daha fazla bu kötü düşünceler ile eziyet etmeden arabaya doğru ilerlemeye karar verdim.

Anlamış değildim evin önünde boş bir park yeri varken yüz bina öteye neden araba park etmişti babam.Yazın yakıcı sıcaklığından dolayı alnımdan akan terler boynuma ulaşmıştı.Aynı zamanda kolumda valiz çekmekten uyuşmuş hale gelmişti.Bu babamın elimden valizi bir hışımla alıp bana karınca gibisin demesiyle sonlanmıştı.

Arabaya binip usulca kendi kraliyet şatomu arabanın arka koltuklarında kurmaya başladım.Parise tren ile gidecektik ama trene bineceğimiz yer bize üç saat uzaklıktaydı.Her ne kadar az bir süre olarak görünsede beni kraliyet şatomu yapmaktan alıkoyamazdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.