Selene Noethere 'nin ağzından
Bugün eğitim vermek üzere yine klübe gidiyordum . Dövüş dersleri veriyordum daha yeni başlamıştım ancak şimdiden bir kaç öğrencim vardı. Klübe vardığımda hızlıca diğerlerinin peşimden içeri girmesiyle derse başladık . Birisini nasıl etkisiz hale getirebilecegini neresine vurduğunda nefesinin uyuşacağını söylemiştim . Onlarda birbirleriyle dövüşerek bunu uygulamışlardı .Ardından finish ! Gerçekten çok yorgundum tanrım! Paramı almayı unutmasaydım şimdi yürümek zorunda kalmayacaktım ama beyinsiz kafam unutmuştu işte! Yürürken biraz daha yürürsem şuraya düşüp bayılacağımı anladığım için bir banka oturmuştum. Yüzümü gökyüzüne çevirdigimde gözlerimi kapatıp biraz o şekilde kaldım. Havayı içime çekerken her yerin yeni yağmış yağmurla ferah bir his verdiğini şüphesiz söyleyebilirdim.Tam o sırada yüzüme hafifçe vuran ışığı bir şeyin kestiğini hissettiğimde gözlerimi araladım .Neredeyse 1.90 boylarınd a belkide biraz daha uzun bir adamdi . Açık kahverengi saçları hafif uzamaya başlamış ,keskin çenesi ile yüzü ortaya çıkmış, yeşil gözleri ise resmen yüzünü bakılası yapan en büyük özelliğiymiş gibiydi.
"Beni izlemeyi bıraksan mı artık?" Sonunda konuştuğunda yanıma oturmuştu. "Benim gözlerim kapalıyken beni izleyen kimdi peki ? Ayrıca niye böyle pelerinimsi şeyle dolaşıyorsun, birde şapkanı takmışsın nesin sen vampir mi?"
Sırıttığında başını iki yana salladı . Güneş artık yerini ay a bırakmıştı. Hava kararmaya başlıyordu . Bir an önce şu adamdan kurtulup gitmem lazımdı. Yoksa çiçeğim yani best arkadaşım beni gebertecekti .Ev hâlâ pistide..
"Aynen vampirim birazdan da senin kanını emcem"dayanamayıp kahkaha attığımda onunda sırıtması genişledi ."Hmm demek vampirsin? Nerden geliyorsun acaba diyicem Harry Potter daki ruh emicilerdensin... " sonuna doğru kıkırdadığımda onunda sırıtışı yavaş yavaş kayboldu ve yerini tebessüme bıraktı.
(Harry Potter dizisindeki yaratıklar "ruh emiciler)
"Yanii doğru gibi tek fark görünüşüm hayalete benzemiyor insana benziyor ..." Anlıyormuş gibi başımı salladığımda yanından kalktım. "Konuşman çok sardı sağol ama artık eve gitmem lazım yoksa arkadaşim beni çiğ çiğ yiyecek ve adın neydi?"dediğimde " Kuel Vex "dedi ve devam etti "ve ben cidden vampirim"
~🌑~
Yazarın ağzından (seneler önce)
Bu krallık çok başka olacaktı. Madem herkes onu öldürmek istiyordu oda kendi ırkını kendi krallığını oluşturacaktı. O Şahmarandı . İnsanlığın bilmediği varlığına inanmadığı efsane sandığı o kişi. Mağarasında yaşıyordu. O mağarada kimse onu bulamazdı biliyordu ancak bir gün birtane adam o mağaraya düştü insanlığın kuyu dediği şahmaranın ise evim dediği yere . Şahmaran ı gördüğünde adam korkmaz aksine ona hayranlıkla bakar şahamran yarı yılandır yarı da insan . Yılanlarla da iyi anlaşır şahmaran yılanlar onun yuvasının bir konuğudur. Adam onun yanında bir süre kalır bu sürede o adamı tanır onu sever ona elinden geldiğince bilgilendirir ancak Şahmaran bir insan dışı varlıktır. Sevdiği adam ve onu seven bu adam ise bir insan.. evet Cemşab bir insandı ve bir süre o kuyuda Şahmaranla kaldı oda Şahmaranı sevdi. Şahmaran ona yapmak istediklerinden ve güçlerinden bahsetti . Cemşab Şahmaran'ı seviyordu ancak kendi ırkının da ölmesini istemiyordu .Babası zaten hastaydı ve bu yüzden bile varlığının gerçek olunup olunmadığı bile bilinmeyen bu kadını Şahmaran'ı arıyorlardı. Şimdi hem ırkını öldürmek isteyen hemde babası için iyileşme kaynağı olan bu kadına ne denirdi ki? Bir gün geldi Cemşab ailesini özledi , Şahmarana'da gitmek istedigini söyledi . Şahmaran gitmesine izin verdi ancak onun varlığını kimseye söylemeyecekti , Cemşab 'tan biftek bunu istedi. Cemşab oradan çıktı tekrar krallığına gitti. Babası ölüyordu ne yapılmalıydı? Bir tek Şahmaran'ın etini yerde iyileşebilirdi babası. Ne yapılmalıydı şimdi? Bir süre daha düşünmek istedi . Ancak babasının bir süre daha bekleyecek kadar zamanı yoktu . En sonunda Şahmaran'ın yerini söyledi ancak Şahmaran çoktan kartları bulmuştu bile. Cemşab gittiğinde sevdiği adam bile olsa kimseye güvenemeyeceğini biliyordu Şahmaran. Yeni bir kart buldu insanlık ona oyun der oynardı kimse şuphelenmezdi bu karttan her kart kimin ,hangi ırkın ne kadar güçlü olduğunu temsil edecekti . Kartlar çıktığı gün birçok birçok krallıkta seçilen kişilerin kaderi yazıldı . İskambil kağıtlarına göre yeni ırklar doğdu. Periler,Elfler,Vampirler,İblisler,ve kurtlar lanetli ırk hiçbir karta bir türlü uyamayan ama var olmayı başaran ırk . Şahmaran öldü ve Şahmaran'ın etini krala yedirdiler kral iyileşti . Şahmaran sevdiği adamı affetti onun dışında herkese lanet yaptı . Bir gün krallıkları yerlebir olcak yeni bir krallik olacaktı. Ve bu krallık oldu her şey Cemşab in gözünün önünde olup bitti . İnsanlar öldürüldü yeni ırklar efsaneler doğdu, insanlar onları reddettikçe onlar insanları öldürdü. Cemşab ise kendisini bir türlü affetmedi vicdan azabı ile yaşlanıp öldü. Şahmaran ise kendi ırkından bile ayrı bir grup oluşturdu. Ölmeden önce lanetli iki ırk oldu . Kurtlar ve Şahmaranlar...
~🌑~
Selene nin' ağzından
Ne? Bu adam cidden bir vampir miydi ? Siktir. Zaten uzun zaman önce krallığın farklı ırklar tarafından istila edildiği söylentisi aklımda dolaştı. Sanırım gerçekti. Varellia krallığında olanlar gercekti ve ben sanırım öldürülecektim ve bunu hissedecektim. Karşımdaki psikopat oturmuş bana vampir olduğunu ve kanımı emecegini söylüyordu ve başındaki pelerin onun vampir olduğunu doğrularcasına gözüme giriyordu .Bir anda koşmaya başladığım gibi önüme bir vücut geldi ve kafam göğsüne çarptı. Bugün kaç tane siktir diyicem bilmiyorum ama gerçekten Siktir çünkü bu Kuel di! Tanrım yani o piskopat! Cidden vampirdi ! Bu kadar hızlı önüme çıkmasının tek nedeni buydu beni karanlık bir sokağa çektiğinde elinden kurtulmaya çalıştım . "Ne zamandır açım bilemezsin seninle konuşurken bile ..." Dediğimde kokumdan daha çok kanımın kokusunu alıyormuş gibi tenimi kokladı gerildiğimde gözlerimi yakan yaşlarımı akıtmamak için zor durdum." O kadar zor durdum ki kanının kokusu ...çok güzel çok taze" korkuyordum koca bir siktir çekmek istesem de deli gibi korkuyordum ! Zar zor titreyen bir sesle konuştum." L-lütfen bırak beni! Lütfen!" Sırıttığında nasıl goremedigimi anlamadığım vampir dişlerini gördüm ve tam o anda o dişlerini omzuna geçirdi. Koca bir çığlık atmak istesemde tek eli dudaklarımı kapattı. O kanımı içerken ben sadece izleyebiliyordum en acı verici olanı da buydu . Beni bıraktığında vücudumda kan kalmadi sanıyordum. Hala acıyla yerde yatıyordum . Kimsey yoktu ,kimse gelmeyecekti , burda ölecektim resmen.ama tam o sırada başımda beyaz tenli kıpkırmızı gözleri olan hafif uzun siyah saçlı bir adam belirdi. Ki bu kesin bir hayaldi . Dudaklarını ısırıp kanamasını sağladı ve dudaklarını omzuma bastırdı . Dudaklari orada ne kadar kaldı bilmem ama benim bilincim kayarken onun dudakları omzumda gözleri ise bendeydi.
Eğer bu bir sanrı değilse son hatırladığım şey "Ölmeyeceksin"demesiydi.
O an buna inanmak istemiştim .
Çünkü ölmek istemiyordum .
~🌑~
Darian ın ağzından
Şerefsiz kardeşim yine bir kuralı çiğnemiş ve bir insanın kanını içmişti .Evet biz zaten vampir olarak insan kanı içiyorduk ancak elimizde kan örnekleri vardı . Hastaneden çalıyorduk ancak o piç yine bir kızın kanını emmişti. Son anda kızı bulup kurtarmayı başarmıştım ancak onuda bu dünyaya çekmek zorunda kalmıştım.
Dark hollow krallığına...
Kendi krallığımdan nefret ediyordum. Maça papazı kartının sahibiydim ancak bunu bir kişi dışında kimse bilmiyordu .Bir tek kız kardeşim biliyordu. Maça kartı vampirlerin kartıydı ve bende de maça kartı vardı hemde maça papazı . Maça papazı kartı krallığı yönetecek kadar güçlü bir karttı. Yönetme yükü maça kızı kartı ile eş değildi ancak yinede maça kızı sahibi yokken onun yerine geçebilme hakkı vardı. Ancak vampirler babamdan kaynaklı başa geçtim sanıyordu. Ama o kadını öldürecektim şuanki imparotoriçe kartının sahibi "Selen Brown "diye biriydi ancak onu öldürecektim. Her şey bugün gelişecekti ancak kardeşimin yediği boklar yüzünden işler aksamıştı. Kızı kendi şatoma getirmiştim . Kızı burda bırakıp gidemezdim eminim uyandığı gibi delirecekti . Aynı zamanda Kuel 'i bulup ondan hesapta sormalıydım . Çok iş vardı . En sonunda Adrian 'ı Kuel'i bulması için görevlendirdim öldürme işini de biraz daha erteleyecektim . Şimdilik bu kızın yanındaydım. Yattığı yerde yavaşça kıpırdandığında ona döndüm. Gözlerini açıp beni gördüğünde yattığı yerden doğruldu . Hâlâ yanındaki sandalyede oturmuş duygusuz bir şekilde onu izliyordum.
"Neredeyim ben?" Dediğinde sesinin huzur verici olması dikkatimi dağıttı.
Hayır huzur yok huzur hiçbir yerde yok o huzuru biz yıktık.
Eskiler aklıma gelen şeylerle dalgınlaştım ancak hemen kendimi toparladım.
"Benim şatomdasın merak etme ölmedin ama yaşıyorda sayılmazsın ."
"Öldüm mü yaşıyor muyum?" Dedi bir şeyi anlamak ister gibi.
"Kısmen öldün ama şuan burada olduğuna göre-"
Hızla lafımı kesti. "Yani bir vampir oldum " dediğinde bunun aksini duymak istiyordu ancak ben başımı salladım.
Gözleri dolduğunda başını yukarı kaldırdı ağlamak istemiyordu ."O adamı nerden tanıyorsun?"
"Şerefsiz kardeşim olur"
Başı bir anda bana döndüğünde bunu duymayı beklemiyor gibiydi hızlıca anlatmaya devam ettim."Şahmaran efsanesini biliyorsundur ancak sen büyük ihtimalle farklı bir efsanesini bil-" bağırarak sözümü kesti.
"Şahmaran efsanesi mi ? Bunu bilmem neyi açıklayacak ?Neymiş kuyuya bir adam düşmüş Cemşab oe oda , sonra Şahmaran'a aşık olmuş Şahmaran'da ona ailesini özlemiş evine gitmis babası için Şahmaran'ı öldürmüş falan filan bu mu ? Ne işimize yarayacak bu..."bir şey hatırlamış gibi durdu gözleri büyüdüğünde "Siktir,siktir,siktir! Şahmaran'ın yeni bir ırk oluşturmak istediği efsane mi? Tanrım olamaz! Bu cidden benim başıma mi geldi? Lanetli ırk Şahmaranlar ve kurtlar kartlarla oluşturulan Dünya? Gerçek miydi?"
Bu kız ya efsanelere inanıyordu yada Şahmaran efsanesini biraz fazla araştırmıştı. Bu bilgiler insanlardan saklanırdı ancak bu kız o gizlenen bilgilerinde bulmuştu."Nerden buldun bu bilgileri ?"
Omuz silkti"Araştırmacı biriyimdir ama böyle tepki verdiysen demekki doğru..."
"Evet burada iki tane lanetli ırk olmak üzere altı tane ırk var . Biz vampirler ,iblisler,periler ,elfler ve malum iki lanetli ırk "
Tam o esnada kapı açıldığında ikimizde oraya döndük. Evet piç kardeşim de ortama sonunda girmişti.
Devam edecek...