İçeriğe geç

KADER

Bölüm 2 · 7 dk okuma

KADER

Bölüm 2

⭐️

Bugün Alin için güzel ve özel bir gündü. Çünkü Ufuk'la bugün 1. Yıl dönümleriydi içi içine sığmıyordu, ilk defa birine gönülden bağlanmıştı. Onu her gördüğünde içinde çırpınan kelebekler bir türlü durmuyordu. Ona güveniyordu, Alin öyle birine kolay kolay güvenebilecek biri değildi ama Ufuk'a öyle bir güveniyordu ki bi gün o güvenini kırabileceği ihtimalini bile vermiyordu.

Bugün Ufuk'u herkesten gizlediği, kafa dinlemek için gittiği, yıldızların en güzel gözüktüğü yere götürecekti. Normalde oraya kimseyi götürmezdi, Poyraz ve Ayaz orayı ne kadar merak etsede asla götürmemişti ama herkesten sır gibi sakladığı yeri Ufuk'a göstermek istiyordu ve gösterecekti de...

Alin Ufuk'u kaç kere aramasına rağmen açmamıştı ve bu durum Alin'i meraklandırmaya başlatmıştı, birkez daha aradığında bu sefer açmıştı..

"Sevgilim nerede kaldın seni bekliyorum kaç saattir, kaç kere aradım seni, aramama da geç cevap verdin. Önemli bir şey yok değil mi?"

"Ya sevgilim biliyorum bugün bizim için önemli bir gün ama bugün özel bir dersim var ve gelemeyecek gibiyim bu ders benim için çok önemli."

"Peki ama akşam bulu-" lafını yarıda kesen şey arkasından bir elin sarılıp havada döndürmesi ile son bulmuştu. Kelimeler yerine ağzını gülücükler doldurmuştu Alin'in.

Alin'i havada döndüren Ufuk'tu bunu Alin iyi biliyordu. Zaten başkası böyle bir harekete cüret etseydi anında tekme tokat girişmişti.

Ufuk Alin'i yere indirdiği gibi Alin konuşmaya başladı bir an gerçekten gelemeyeceğini düşünmüştü çünkü gizli yerini Ufuk'a göstermek çok istiyordu.

Ve günün sonunda da o her baktığında büyülendiği yıldızları gösterecekti. Özellikle sirius yıldızını, sirius en çok orda güzel gözüküyordu.Bu yüzden oraya bu kadar çok gidiyordu.

"Ufuuk,bir an gerçekten gelemeyeceksin sandım. Seni çok özledim." Diyip yanağına hızlı bir öpücük kondurmuştu.

Ufuk Alin'in yaptığı bu harekete bi an kalbi teklemişti. Bu kız kalbine zarardı, hemde öyle böyle değil. Alin'i her gördüğünde sıkışan kalbi de hayra alamet değildi. Hemen bu düşüncelerden sıyrılıp, Alin'in yanağına öpücük kondurdu.

"Tabiki de geleceğim sevgilim böyle bir günde seni yalnız bırakır mıyım? Ben hiç güzelimi üzer miyim, Sadece sürpriz yapmak istemiştim sana, bu arada bende seni çok özledim."

"Ee günlerdir götürmek isteyipte bugünü beklediğin yere gidiyor muyuz?"

"AA evet unuttum bi an hadi hemen gidelim sevgilim, hem daha piknikte yapacağız orda. Geç kalmayalım, sonra yıldızları rahat rahat izleyemeyeceğiz. "

"Piknikte mi yapacağız?"Ufuk şaşırmıştı böyle bi şey beklemiyordu onun için böyle bir hazırlık yapması onu mutlu etmişti.Normalde özel günlerde böyle şeyleri erkekler yapar diye düşünmüştü ama Alin bu düşüncenin saçma olduğunu, bir ilişkide bütün yükü bir kişiye yüklenilmemesi gerektiğini ilişki içinde olan iki kişinin de bir şeyler yapması gerektiğini söylemişti ve bu düşünceyi yıkmak için 1. Yıl dönümlerini o planlanmıştı.

"Evet Ufukcum noldu bir şaşırmış gibisiniz benden böyle şeyler beklemiyordunuz galiba ama ben Alin Soylu'yum benden herşeyi bekleyiniz çünkü sizi daha çoook şaşırtacağım."

"Şaşırıyorum zaten sevgilim, sana şaşırmamak mümkün mü? Ben her geçen gün seni gördüğünde hızlanan kalbime de şaşırıyorum mesela."

Alin, bu söylediğine utanmıştı ama hoşuna da gitmişti.Hızlıca eşyaları arabanın bagajına atıp yola koyuldular.

Yol boyunca gülüştüler, eğlendiler, Alin bağıra bağıra o güzel sesiyle şarkı söyleyip koparcasına dans etti geriye onu izleyip her geçen gün daha da aşık olan, kalbine söz geçiremeyen Ufuk kaldı ama halinden gayette memnundu asla şikayetçi değildi. Çünkü Alin'e aşktan başka ne hissedilir bilmiyordu ...

Sonunda Alin'in yerine varmışlardı...

Ufuk gördüğü manzara'ya hayran kalmıştı, güzel bir yer olduğunu tahmin etmişti ama bu kadar büyüleyici bir yer olduğunu düşünmemişti bile.Alin'in bu kadar güzel bir yer bulması onun hoşuna gitmişti...

"Ee Ufukcuğum benim gizli yerimi beğendini mi?"

"Bayıldım sevgilim gerçekten dediğin kadar varmış. Bu arada şuradaki ağaç ev senin mi?"

"Evet benim, ben buraya o kadar çok geliyorum ki bazen kalmak istediğim zamanlarda oluyor. Bu yüzden bende buraya ağaç ev yaptırdım. Pikniğimizi yapalım sonra içini de gösteririm olur mu?"

"Olur güzelim. "

Saat 17:00 olmuştu o yüzden hızlıca yere Alin'in getirdiği piknik malzemelerini koymuştular.

Ufuk Alin'in getirdiği şeylere baya bir şaşırmıştı çünkü piknik sepetinde yok yoktu sarma, börek,kek,elmalı kurabiye.bu şaşkınlığını gören Alin ise sırıtmıştı.

"Noldu Ufuk bey baya bir şaşırdınız. Neye şaşırdınız acaba bu kadar?"

"Bunların hepsini sen mi hazırladın gerçekten?"

"Ne sandın toprağım. Tabi ki ben hazırladım. Ne o uzaktan bakınca hamarat birine benzemiyor muyum?"

Ufuk Alin'in bu dediğine yan gözle bakmıştı.

"Tamam be bakma öyle, biraz Mümücüğümden yardım almış olabilirim ama çok azıcık."diyerek işaretle baş parmağıyla azıcık işareti yaptı.

"Ya bakma öyle gerçekten bende yaptım. Mesela sarmayı bende sardım bak nasıl incecik yapmışım, elmalı kurabiyenin iç harcını da ben yaptım mesela."

"Ya aman Allah'ım sen ne kadar şanslı bir insansın ya baksana ne kadar hamarat bir sevgilin var. Ama ben bunlara rağmen hala nankörlük görüyorum yazık." Diyip üç kere cıkladı.

Ufuk Alin'in bu hallerini çok seviyordu ona şımarmasını, sakalaşmasını, aniden değişen ruh halini hatta trip atmasını bile çok seviyordu. Çünkü eğer bir gün bunları yapmayı bırakırsa kahrolurdu.

Ufuk Alin'in tatlılığına dayanamadı hemen Alin'i kucaklayıp sarıp sarmaladı, heryerine öpücükler kondurup o güzel kokusunu içine çekti...

Alin Ufuk'un yaptığı bu harekete fazlasıyla düşmüştü ve hoşuna da gitmişti. Alin'in her zaman dediği gibi bu adam kalbine fazlasıyla zarardı...

Gökyüzünde yıldızlar belirene kadar , Alin'in hazırladığı şeyleri yediler gülüştüler eğlendiler, Alin o mistik sorularından sordu.

Ve sonunda gökyüzünde yıldızlar belirmişti, o kadar büyüleyiciydiler ki hayran kalmamak imkansızdı. Her geçen saatte Ufuk Alin'in buraya neden bu kadar bağlı olduğunu anlamıştı...

"Nasıl ama sevgilim sana dediğim kadar varmış değil mi?"

"Haklıymışsın gerçekten dediğin kadar varmış.Sabah da güzeldi burası ama gecesi ayrı bir güzel."

"O zaman gökyüzünde yıldızlar da belirdiğine göre hediyemi verebilirim."

Tam Ufuk konuşmaya başlayacakken Alin onu susturup konuşmasına devam etti.

"Bu yüzden de hediyemi ilk ben vereceğim."

Alin çantasının içinden rulo yapılmış bir kağıt çıkardı. Ufuk ne olduğunu anlayamamıştı ama merakta etmişti.

Ufuk şaşkın bir şekilde eline uzatılan kağıda bakıyordu.

"Açsana sevgilim hadi, çok merak ediyorum tepkini."

Ufuk, Alin'i daha çok bekletmemek adına hızlıca açmıştı kağıdı.

Kağıdın içinde yazan yazıları okudukça gözleri büyümüştü Ufuk'un çünkü Alin ona bir yıldız satın almıştı.

Alin'in bu yaptığı şey hoşuna gitmişti ama bir yandan da üzülmüştü, çünkü Ufuk Alin kadar varlıklı bir aileden gelmiyordu Alin'e böyle büyük hediyeler alamazdı...

Zaten Alin gibi birinin kendisine bakması bile Ufuk için büyük bir şanstı.

Ufuk hala şaşkınlığından dolayı konuşmadığı için Alin bir an üzülmüştü çünkü hediyesini beğenmediğini düşünmüştü.

"Ufuuk neden konuşmuyorsun hediyeyi beğenmedin mi yoksa?"

Ufuk şaşkınlığından kurtulup hemen cevap verdi.

"Hayır sevgilim, tabii ki de beğendim hediyeni ama-"

"Ama ne?"

"Bu çok büyük bir hediye nasıl desem ben sana asla bu kadar büyük hediyeler alamam. Biliyorum sen hep böyle hediyeler aldın ama-"

Ufuk'un lafını kesen şey Alin'in konuşması oldu.

"Sevgilim ben senden hiçbir zaman böyle büyük hediyeler istemedim ki , evet dışarıdan şımartılmış her istediği alınan bir kız gibi gözükebilirim. Hatta her istediğim alınıyor da olabilir, ama sen benim için o kadar değerlisin ki senden gelecek bir dal çiçek bile beni ne kadar mutlu eder haberin var mı senin! İşte o zaman aldığın o bir dal çiçek dünyadaki bütün hediyelere bedel olur benim için."

Ufuk karşısındaki kadına hayranlıkla bakıyordu ve her geçen gün bu hayranlığının artacağını biliyordu. Ağzı iyi laf yapıyordu sevgilisinin çünkü dediklerine karşılık Ufuk'un dili resmen lal olmuştu.

Sadece ağzından "Seni yıldızlardan daha çok seviyorum." kelimeleri çıkmıştı.

Alin Ufuk'un söylediği bu söze çok şaşırmıştı çünkü Alin'in bu dünyada ki en sevdiği şey yıldızlardı bunu Ufuk'ta çok iyi biliyordu...

"Şimdi sıra benim hediyem de o zaman."

Alin sevinçle ellerini çarpmıştı birbirine onun için ne aldığı çokta önemli değildi Alin için, düşünmesi bile yeterdi, zaten dediği gibi bir dal çiçekte olsa onun için dünyalara bedeldi...

Ufuk hızlıca hediye poşetinin içinden bir kutu çıkarıp Alin'e uzattı.

Alin eline uzatılan kutuyu kabul etmişti. Eline uzatılan kutu öyle sıradan bir kutu değildi el yapımı yıldız işlemeli bir takı kutusuydu...

"Ufuuk bana kendi ellerinle kutu mu yaptın hemde yıldız işlemeli. Bayıldım o kadar güzel ki insan kullanmaya kıyamaz. "

"Beğenmene sevindim sevgilim ve evet sana kendi ellerimle takı kutusu yaptım."

Alin hızlıca dudağına minik bir buse kondurmuştu teşekkür amaçlı.

"İçini de açsana, içinde de bir sürpriz bekliyor seni."

Alin duyduğu bu sözle gözleri büyümüştü, bir hediye daha beklememişti zaten kendi elleriyle yaptığı takı kutusu baya değerliydi onun için.

Ama yinede kutunun içini açmıştı.

Alin gördüğü şeyle büyüyen gözleri daha da büyümüştü çünkü kutunun içinde sirius yıldızlı bir kolye vardı içinde de bir not.

Alin ilk önce notu çıkarıp okumuştu.

"Sirius yıldızı gökyüzünün en parlak yıldızıymış sevgilim ama gökyüzünün senden haberi yok galiba.Benim dünyamın en parlak yıldızı.

(Seni yıldızlardan daha çok seven Ufuk, Ufuk Korkmaz.)"

Alin yazılan nottan çok etkilenmişti. Hızlıca teşekkür edip Ufuk'tan kolyeyi takması için yardım istemişti Ufuk'da seve seve kabul etmişti

"Çok yakıştı sevgilim."

Alin söylediği söze gülümseyerek karşılık vermişti.

Günün sonuna doğru Alin Ufuk için satın aldığı yıldızı göstermişti, yeri geldi sohbet ettiler, yeri geldi Alin Ufuk için şarkı söyledi.

Günün sonunda ise Alin başını Ufuk'un göğsüne koymuş, ikisi de yıldızları izlerken uykunun tatlı kollarına kendilerini bırakmışlardı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.